Sounding türkçesi Sounding nedir

Sounding ile ilgili cümleler

English: Under the Tatoeba guidelines, it is recommended that members only add sentences in their native language and/or translate from a language they can understand into their native language. The reason for this is that it is much easier to form natural-sounding sentences in one's native language. When we write in a language other than our native language, it is very easy to produce sentences that sound strange. Please make sure you only translate the sentence if you are sure you know what it means.
Turkish: Tatoeba ilkeleri altında, üyelerin sadece kendi anadillerinde cümleler eklemeleri ve/veya anlayabilecekleri bir dilden anadillerine tercüme yapmaları önerilir. Bunun sebebi de kişinin, anadilinde doğal olan cümle kurmasının çok daha kolay olmasıdır. Anadilimiz dışında bir dilde yazdığımızda ise kulağa tuhaf gelen cümleler oluşturmamız çok kolaydır. Lütfen cümleyi sadece ne anlama geldiğini bildiğinizden eminken tercüme ettiğinizden emin olunuz.

English: If native speakers of Turkish contribute new, natural-sounding sentences in their own language or translate into Turkish the non-Turkish sentences which they can fully understand, then Tatoeba will become an even better resource for everyone, for example, who is learning English via Turkish or learning Turkish via English.
Turkish: Eğer Türkçeyi anadili olarak konuşanlar kendi dillerinde yeni, doğal cümleler ekleseler ya da Türkçe olmayan, kendilerinin tamamen anladıkları cümleleri Türkçeye çevirseler, Tatoeba herkes için daha iyi bile bir kaynak olur, mesela İngilizceyi Türkçeyle öğrenenler ya da Türkçeyi İngilizceyle öğrenenler için.

 

English: It is because light travels faster than sound that some people look brilliant before sounding stupid.
Turkish: Işık sesten daha hızlı ilerler bu sebeple bazı insanlar aptalca ses çıkarmadan önce keskin zekalı görünürler.

English: Don't change sentences that are correct. You can, instead, submit natural-sounding alternative translations.
Turkish: Doğru olan cümleleri değiştirmeyiniz. Bunun yerine, doğal-görünen alternatif çeviriler önerebilirsiniz.

English: What a nice sounding word!
Turkish: Ne kulağa hoş gelen bir kelime!

Sounding ingilizcede ne demek, Sounding nerede nasıl kullanılır?

Sounding balloon : Sondaj balonu.

Sounding board : Ses tahtası. Ses platformu. Ses dağıtma tahtası. Yeni bir fikri veya politikayı denemekte kullanılan kişi ya da grup. Yankı tahtası. Sesi dağıtan platform. Ses yansıtıcısı. Görüşün yayılmasını sağlayan araç.

Sounding lead : Sondaj ucu. İskandil. İskandil kurşunu. Derinlik ölçümü.

Sounding line : Ölçüm mezurası. Ölçme kurdelesi. Ölçüm kordonu. İskandil savlosu.

Sounding pipe : İskandil borusu.

Resoundingly : Çınlayarak.

 

Ionospheric sounding : İyonyuvar sondası.

High sounding : Gösterişli. Azametli. Görkemli. Tantanalı. Şatafatlı. Cafcaflı.

Echo sounding : Yankı sondajı. Derinliğin ölçülmesi. Yankı ile derinliği saptamak.

Acoustic sounding : Akustik sondaj.

İngilizce Sounding Türkçe anlamı, Sounding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sounding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Echoing : Yansıma. Tekrarlayan. Eko yapan. Tekrar ses çıkaran.

Resonances : Seselim. Çınlama. Sesi şiddetlendirme özelliği. Yankılama. Rezonans. Yankılaşım. Çınlanım. Sesi yansıtma. Salınım.

Acoustic : Seslik. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Sesle ilgili. Öz yankı. Öz yankımak işi veya durumu. Yankılanımlı. Elektrikten faydalanmaksızın yankılandırılarak şiddetlendirilen ses. Sese ilişkin. Öz yankı ile ilgili olan. Yankı bilimi.

Clangoured : Şıkırdamak. Şıkırdatmak. Çınlama. Gürültü. Madeni ses çıkarmak. Madeni ses. Şakırtı.

Clangored : Gürültü. Şakırtı. Madeni ses çıkarmak. Şıkırdamak. Çınlama. Şıkırdatmak. Madeni ses.

Testings : Deneyden geçirme. Sınav. Deney. Test. Test yapma. Sınama. Deneme. Deneme yapma. Test etme.

Flossy : İpekli. İnce tüylü. Gösterişli. Şık. İpeksi. Cafcaflı. İpek gibi.

Bathometer : Batometre. İskandil aleti. Su derinliği ölçüm cihazı. Derinlikölçer.

Boring tool : Delgi. Delme aygıtı. Delik açma aygıtı. Delme aleti.

Sounding synonyms : resonation, puffier, gaudiest, flossier, showier, clangoring, inquiry, clangorous, superficial, repercussive, sounding lead, exploration, clang, high sounding, drilling, pompous, puffiest, boring, stilted, puffy, roisterous, clink, looking, drillings, depth finder, clangors, sonant, sonorous, fruity, sounder, noisy, sonants, out loud.

Sounding zıt anlamlı kelimeler, Sounding kelime anlamı

Profound : Çok derin. Bilgili. Derya. Şiddetli. İçe işleyen. Etkili. İçten. Derin. Adamakıllı. İçine işleyen.

Inaudible : Duyulamaz. Duyulmamış. İşitilemez. İnodibl. Duyulmaz.

Sounding ingilizce tanımı, definition of Sounding

Sounding kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, sounding words. Making or emitting sound. The act of one who, or that which, sounds (in any of the senses of the several verbs). Hence, sonorous.