Sounding lead türkçesi Sounding lead nedir

Sounding lead ingilizcede ne demek, Sounding lead nerede nasıl kullanılır?

Sounding : Öten. Çınlayan. Şatafatlı. Sondaj. Tınlayan. Derinlik yoklama. Ses getirici. Derinlik ölçümü. Yankılanan. Tınlama.

Lead : Yıldız oyuncu. Öncülüğünü yapmak. Öncülük etmek. Baş rol. Yol göstermek. Balık vücudu ve torpil benzeri biçimlendirilebilen kurşun, çinko, demir malzemeden yapılmış delikli batırıcı. oltanın ucuna bağlanan, olta ipinin gergin durmasına ve gerektiğinde derinliğin ölçülmesine de yarayan ağırlık. Elektrik akımını, dipten ışıklı aygıta ya da elektriksel uçlara ileten tel. Madencilik, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kurşundan yapılmış. Bir oyunda birinci derecedeki rol.

Sounding balloon : Sondaj balonu.

Sounding board : Ses platformu. Ses yansıtıcısı. Yeni bir fikri veya politikayı denemekte kullanılan kişi ya da grup. Sesi dağıtan platform. Yankı tahtası. Ses dağıtma tahtası. Görüşün yayılmasını sağlayan araç. Ses tahtası.

Sounding line : Ölçüm mezurası. Ölçme kurdelesi. İskandil savlosu. Ölçüm kordonu.

Sounding pipe : İskandil borusu.

İngilizce Sounding lead Türkçe anlamı, Sounding lead eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sounding lead ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Sounding : Tınlama. Sondaj. Öten. Çınlayan. Sesli. Yankılanan. Derinlik yoklama. Ses getirici. Tantanalı.

Sinker : Havşa. Tatlı çörek. Kurşun (olta için). Kurşun (olta). Ağ kurşunu. Kurşun (balık). Mühürcü. Maden işçisi. Kuyu işçisi. Batırıcı.

Depth finder : Derinlik ölçer.

Lead : Bir oyundaki en önemli ve en ön plandaki oyun kişisi. Öncülüğünü yapmak. Başı çekmek. İletme teli. Yıldız oyuncu. Baş rol. Rehberlik etmek. Madencilik, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir oyunda birinci derecedeki rol.

Sounders : Ses yapıcı. Alıcı. Sonda. Mil. Ses iskandili.

Sinkers : Tatlı çörek. Kurşun (olta). Kurşun (olta için). Kuyu işçisi. Kurşun (balık). Maden işçisi. Mühürcü. Olta kurşunu. Ağ kurşunu.

Leads : İlk oynama hakkı (iskambil). Rehberlik. Kablo. Kurşun levha. Önde olma. Örnek. Öncülük. Önderlik. Kurşun. Kılavuz.

Bathometer : İskandil aleti. Derinlikölçer. Su derinliği ölçüm cihazı. Batometre.

Sink shaft : Havşa. Keson kuyu. Batırma kuyu.

Fathometer : Derinlik ölçücü. Sondör. Kulaçölçer. Derinlikölçer. Akis sondası. Eko iskandili. Dokunuş. Sandör.

Sounding lead synonyms : sounder.