Rapporteur türkçesi Rapporteur nedir

Rapporteur ingilizcede ne demek, Rapporteur nerede nasıl kullanılır?

Rapporteurs : Sözcü. Raportör.

Be in rapport with : Anlaşmak. Uyumlu olmak.

Rapport : Dostça ilişki. İlgi. Uylaşım. Dostane ilişki. Karşılıklı anlayış. İlişki. Ahenk. Bir gözlemde, gözlenen kişi ya da yanıtlayıcının araştırmanın amaçlarını benimsemesiyle doğan katılımlı işbirliği ve uyum ilişkisi. Uyum. Medyum vasıtasıyla bağlantı.

Rapports : Medyum vasıtasıyla bağlantı. Anlaşma. Yakınlık. Ahenk. İlgi. Dostça ilişki. Uyum. İlişki. Dostane ilişki. Uygunluk.

İngilizce Rapporteur Türkçe anlamı, Rapporteur eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rapporteur ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reporter : Mazbata muharriri. Televizyon bildirmeni. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Röportajcı. Muhbir. Haberci. Muhabir (gazete veya radyo veya tv veya ). Gazete muhabiri. Televizyon için haber derleyen gazeteci. derlediği haberleri televizyonda kendi sunan gazeteci.

Reporters : Bilgi veren kimse. Muhabir. Haberci. Muhbir.

Spokespersons : Başka bir kimse veya grup adına konuşma yapan kimse. Marka yüzü. Konuşmacı. Sözcü olmak.

Registrar : Evlendirme memuru. Nikah memuru. Arşiv memuru. Hisse senedi ve tahvil alım satımı ile ilgili yetkili kılınan banka. Nüfus memuru. Kayıt memuru. Sicil memuru.

 

Mouthpiece : Deri gibi kaf. Zıvana. Ağızlık. Film kesme ünitesi ağızlığı. Avukat. Sigara ağızlığı. Hayvanın ısırmasına veya zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer.

Referee : Bir ayaktopu oyununu, alan içinden, oyun kurallarına uygun yönetmekle görevli, özel giysisi olan kişi. (kural dışı davranışlara ödek vermek, oyunun başlangıç ve bitimini bildirmekle görevlidir.). Oyunu yöneten iki hakemden anlaşmazlık halinde kararda yetki üstünlüğü olanı. Oyunu yöneten birinci hakem. Oyunu yöneten kişi. Orta hakemi. Oyunun kurallara uygun olarak yönetilmesinden sorumlu olan ve kararlarına uyulması gereken görevli. İki yandan gelen istekle bir sorunu çözümlemek üzere seçilen kişi. Tenis, atletizm, futbol, masa tenisi, basketbol, ekonomi, voleybol alanlarında kullanılır. Yarışlarda, ölçmelerin denetimini yapmakla görevli, uygulama anlaşmazlıklarını çözümlemekle yükümlü bulunan, l.a.a.f. yönetmeliğinin uygulanmasından sorumlu yargıcı. Eksper.

Referees : Hakem. Eksper. Bilirkişi.

Announcers : Mübelliğ. Sunucu. Spiker. İlan eden. İlan eden kimse. Cazgır.

Spokeswoman : Başka bir kimse veya grup adına konuşma yapan kadın. Konuşmacı kadın. Konuşmacı bayan. Sözcü kadın.

Spokesman : Temsilci. Baş sözcü. Konuşmacı.

Rapporteur synonyms : record keeper, announcer, spokesperson, coryphaeus, rapporteurs, speaker, speakers, coryphaei, mouthpieces, spokesmen, spokeswomen, recorder.