Mouthpiece türkçesi Mouthpiece nedir

  • Hayvanın ısırmasına veya zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel.
  • Deri gibi kaf.
  • Sigara ağızlığı.
  • Film kesme ünitesi ağızlığı.
  • Sözcü.
  • Zıvana.
  • Ağızlık.
  • Nefesli çalgılarda ağza gelen yer.
  • Avukat.

Mouthpiece ingilizcede ne demek, Mouthpiece nerede nasıl kullanılır?

Mouthpieces : Film kesme ünitesi ağızlığı. Sözcü. Sigara ağızlığı. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Zıvana. Deri gibi kaf. Avukat. Ağızlık. Hayvanın ısırmasına veya zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel.

Mouthparts : (böceğin) ağız kısmındaki yapılar.

İngilizce Mouthpiece Türkçe anlamı, Mouthpiece eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mouthpiece ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spokesperson : Konuşmacı. Marka yüzü. Başka bir kimse veya grup adına konuşma yapan kimse. Sözcü olmak.

Phone : Sesbirimcik. Alısünlemek. Hoparlör. Telefon etmek. Telefon açmak. Telefon. Telefonla aramak. Telefon gündüz. Çınka. Çınka etmek.

Muzzles : Hayvan burnu. Top veya tüfek ağzı. Çanına ot tıkamak. Susturmak. Ağızlık (köpek vb). Burunluk (hayvan). Ağzını bağlamak. Burunsalık takmak. Ağızlık takmak.

Muzzling : Burunluk (hayvan). Top veya tüfek ağzı. Ağızlık takmak. Çanına ot tıkamak. Hayvan burnu. Ağzını bağlamak. Ağızlık (köpek vb). Susturmak. Burunsalık takmak.

 

Sleeves : Kol düzeni. Yen. Ek bileziği. Kol (giysi). Kol.

Chibouque : Çubuk. Uzun saplı türk sigara içme piposu (ayrıca chibouk).

Aperture : Pervane yuvası. Bir ışık düzengecinin açılma derecesi, ayarlandığı açıklık. Aralık. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik. Irakgörür fotoğraf makinesi gibi optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği deliğin çapı. Açıt. Delik. Menfez. Açıklık. Boşluk.

Mortice : Dişi. Yuva. Lamba. Delik. Zıvana açmak.

Announcer : Spiker. İlan eden. Mübelliğ. Sanatçıları ve gösterileri seyirciye tanıtan görevli.. Cazgır. İlan eden kimse. Sunucu.

Attorneys : Vekil. Avukatlar. Dava vekili.

Mouthpiece synonyms : spokesmen, attorney at low, inhalator, mortices, tenoned, spokespersons, mortised, atty, respirator, brief, mouthpieces, barristers, chibouk, spokesman, mortises, barrister, mortise, attorney, acoustic device, speakers, barr, spokeswomen, liners, advocated, announcers, rapporteurs, muzzle, rapporteur, liner, speaker, ajutage, funnels, advocator.

Mouthpiece ingilizce tanımı, definition of Mouthpiece

Mouthpiece kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The part of a musical or other instrument to which the mouth is applied in using it. As, the mouthpiece of a bugle, or of a tobacco pipe.