Muzzles türkçesi Muzzles nedir

  • Ağzını bağlamak.
  • Top veya tüfek ağzı.
  • Ağızlık (köpek).
  • Ağızlık.
  • Ağızlık (köpek vb).
  • Çanına ot tıkamak.
  • Ağızlık takmak.
  • Susturmak.
  • Burunluk (hayvan).
  • Top ağzı.
  • Hayvan burnu.
  • Burunsalık takmak.

Muzzles ingilizcede ne demek, Muzzles nerede nasıl kullanılır?

Unmuzzles : Burunsalığını çıkarmak. Konuşma özgürlüğü vermek.

Muzzle loader : Ağızdan doldurmalı silah.

Muzzle velocity : Namlu ilk hızı. Namlu çıkış hızı. İlk hız (silahta). Bir merminin ateşli silah namlusu içinden ateşlendiği hız. İlk hızı. İlk hız. Mermi veya saçmanın namludan çıkış hızı.

Muzzle : Top ağzı. Burunluk (hayvan). Top veya tüfek ağzı. Ağzını bağlamak. Burunsalık takmak. Ağızlık (köpek vb). Çanına ot tıkamak. Ağızlık takmak. Ağızlık. Ağızlık (köpek).

Muzzled : Susturulmuş. Ağızlıklı.

Muzziness : Belirsizlik. Sarhoşluk. Çapraşıklık. Sersemlik.

Unmuzzle : Konuşma özgürlüğü vermek. Burunsalığını çıkarmak.

Muzzy : Kasvetli. Sersem. Ağır. Sarhoş. Kafası karışık. Sıkıntılı. Kafası karışmış.

Muzzling : Ağızlık (köpek vb). Çanına ot tıkamak. Top veya tüfek ağzı. Burunsalık takmak. Burunluk (hayvan). Hayvan burnu. Ağızlık takmak. Susturmak. Ağzını bağlamak. Ağızlık.

Unmuzzled : Burunsalığını çıkarmak. Konuşma özgürlüğü vermek.

 

İngilizce Muzzles Türkçe anlamı, Muzzles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Muzzles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Confute : Aksini ispatlamak. Aksini kanıtlamak. Çürütmek. Tersini kanıtlamak. Çürütmek (bir görüşü vb). Doğru olmadığını ispat etmek. Aksini ispat etmek. Tersini ispat etmek. Yalanlamak.

Mouthpieces : Avukat. Sigara ağızlığı. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Sözcü. Deri gibi kaf. Hayvanın ısırmasına veya zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel. Zıvana. Film kesme ünitesi ağızlığı.

Gag : Konuşmasını önlemek. Komiklik yapmak. Kusturmak. Haberin yayılmasına engel olmak. Şaka. Espri yapmak. Gag yaratmak. Espri.

Beat : Alt etmek (argo terim). Atmak (kalp). Dayak atmak. Vurmak. Yuvasından çıkarmak (av). Pataklamak. Geçmek. Çarpma. Çalmak (davul). Yenmek.

Bedevil : Kafasını karıştırmak. Delirtmek. Altüst etmek. Çileden çıkartmak. Bozmak. Şaşırtmak.

Fox : Kurnaz adam. Kandırmak. Kurnazlık etmek. Ayağına yatmak. Sararmak (kitap). Kazıklamak. Anlaşılması çok güç olmak. Kurnaz kimse. ...numarası yapmak. Aldatmak.

Mouthpiece : Hayvanın ısırmasına veya zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Film kesme ünitesi ağızlığı. Sigara ağızlığı. Sözcü. Avukat. Zıvana. Deri gibi kaf.

At a loss : Şaşkın. Şaşırmış bir durumda. Ne yapacağını bilmez halde. Şaşırmış. Zararına. Ne yapacağını bilemez halde. Afallamış. Zararına (satış). Ne yapacağını bilmez halde zararla. Zararla.

 

Nonplused : Şaşırmış. Eli ayağına dolaşmış. Ne yapacağını şaşırmış. Ne yapacağını bilemez halde. Hayrete düşürmek. Şaşırtmak. Şaşkın. Apışıp kalmış. Ne yapacağını bilemeyen. Hayretler içinde.

Muzzles synonyms : muzzle, perplex, gagging, chibouque, throw, burked, bottle, baffle, nonplus, funnels, pose, confuted, vex, discombobulate, confuse, confuting, blanketed, cigarette holder, cutting short, blankets, burke, shedding, muzzling, stupefy, nozzle, riddle, fuddle, hush, elude, get, flummox, blanket, confutes.

Muzzles zıt anlamlı kelimeler, Muzzles kelime anlamı

Nonworker : İşsiz güçsüz. İşsiz olan kimse. Çalışmayan kimse. Çalışmayan.

Muzzles antonyms : unperplexed.