Spokesperson türkçesi Spokesperson nedir

  • Sözcü olmak.
  • Marka yüzü.
  • Konuşmacı.
  • Sözcü.
  • Başka bir kimse veya grup adına konuşma yapan kimse.

Spokesperson ingilizcede ne demek, Spokesperson nerede nasıl kullanılır?

Spokespersons : Başka bir kimse veya grup adına konuşma yapan kimse. Sözcü. Sözcü olmak. Marka yüzü. Konuşmacı.

Spokespeople : Sözcüler. Sözcü olarak görev yapan kadın veya erkekler. Konuşmacılar.

İngilizce Spokesperson Türkçe anlamı, Spokesperson eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spokesperson ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Voice : Dile getirmek. Konuşma yetkisi. Fikir. Soluk alıp vererek ses tellerinin titreşimi ile çıkarılan tonların tümü. Söylemek. Akort etmek. Ses çıkarmak. Düşünce. Soluk alıp vererek ses tellerinin kımıldamasıyla çıkarılan tonlar.

Exponent : Kuvvet. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. Taraftar. Üs. Bir kayan ayrımlı gösterimde, gerçek sayı elde edilmek üzere, değişmez ayrımlı parça ile çarpılmadan önce, belirtilmemiş kayan ayrım tabanının yükseltileceği gücü gösteren sayıt. örn. 0,0001234 sayısının kayan ayrımlı gösterimi şudur: 0,1234 -3. burada -3. üst'tür. Yorumcu. Beyan eden kimse. Sembol. Yandaş. Üst.

Proponent : Teklif eden kimse. Dilekçe sahibi. Taraftar olan kimse. Yandaş. Taraftar. Yanlısı. Öneren kişi. Öneren kimse. Öneren. Savunucu.

 

Spokeswoman : Konuşmacı kadın. Başka bir kimse veya grup adına konuşma yapan kadın. Sözcü kadın. Konuşmacı bayan.

Rapporteur : Raportör.

Discussant : Bir tartışmaya katılan kimse. Katılımcı.

Orators : Dilekçi. Güzel konuşan kimse. Şikayetçi. Davacı. Başvuru sahibi. Nutuk çeken kimse. Dilekçe sahibi. Hatip.

Deipnosophist : Yemek sanatında ve sofra sohbetinde usta olan kimse. Yemek sanatında ve sofra sohbetinde becerikli kişi.

Rapporteurs : Raportör.

Spokesmen : Temsilci. Baş sözcü.

Spokesperson synonyms : flak catcher, roadman, flack catcher, orator, debaters, discoursers, mouthpieces, mouth, ambassador, spokespersons, travelling salesman, bagman, mouthpiece, lecturers, spokeswomen, representative, commercial traveler, dialogist, discussants, spokesman, advocate, flak, speakers, advocator, conversationalists, announcer, commercial traveller, announcers, collocutor, lecturer, flack, debater, interpreter.