Orators türkçesi Orators nedir
- Dilekçe sahibi.
- Dilekçi.
- Konuşmacı.
- Davacı.
- Güzel konuşan kimse.
- Başvuru sahibi.
- Hatip.
- Şikayetçi.
- Nutuk çeken kimse.
Orators ile ilgili cümleler
English: Are they collaborators?
Turkish: Onlar birlikte çalışan mı?
English: They are collaborators.
Turkish: Onlar iş arkadaşıdırlar.
Orators ingilizcede ne demek, Orators nerede nasıl kullanılır?
Collaborators : Ortak çalışanlar. Ortak. İş arkadaşı. İşbirlikçi.
Commemorators : Kutlayan kimse. Anan kimse. -nin anısına saygı duyan kimse. Anma töreni yapan kimse.
Corroborators : Kanıtlayan kimse. Onaylayan kimse. Yasallaştırsan kimse. Doğrulayan kimse.
Decorators : Dekorcu. Dekoratör. Süsleyici. Bezeyici. Badanacı.
Elaborators : Dikkatle işleyen. Dikkatlice planlayan. Bütün ayrıntılarıyla geliştiren. Ayrıntıcı. Ayrıntılı bir şekilde hazırlayan. Özenen. Karmaşıklaştıran. İnce işle ve emekle meydana getiren. Üzerinde en ince ayrıntısına kadar çalışan. İnceden inceye işleyen.
Incorporators : Müessis. Toprak katkı maddeleri karıştırıcısı. Kurucu.
Evaporators : Evaporatörler. Buharlaştırma kazanları. Buharlaştırıcı aygıt. Siyah likör buharlaştırıcıları.
Oratorically : Hatipliğe özgü bir şekilde. Söz bilime ait olarak. İnandırıcı ve etkili bir şekilde. Hatipliğe ait olarak.
Oratorical : Hatipliğe ait. İnandırıcı ve etkileyici konuşan. Hatiplere özgü. Nutuksal. Hatiplik.
Orator : Konuşmacı. Davacı. Şikayetçi. Dilekçi. Dilekçe sahibi. Hatip. Güzel konuşan kimse. Başvuru sahibi. Nutuk çeken kimse.
İngilizce Orators Türkçe anlamı, Orators eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Orators ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Conversationalists : Hoşsohbet biri. Hoşsohbet kimse.
Malcontent : Tatminsiz. Tatmin olmayan. Memnun olmayan. Hoşnutsuz kimse. Hoşnutsuz.
Petitioners : İstida veren. Talep eden kimse. Ricada bulunan kimse. Talip. Dilekçe veren. Ricada bulunan. Müstedi. Müracaatçı.
Claimant : Talep sahibi. İddia sahibi. Alacaklı. Talip. İddiada bulunan kimse. Müddei. Hak iddia eden kimse. Hak sahibi. Hak talep eden kimse.
Kicker : Tartışmayı etkileyecek gizli nokta. Vuran şey veya kimse. Mızmız. Şut atan. Golcü. Topa iyi ve güçlü vurma özelliğine sahip oyuncu. Çifte atma huyu olan at. Beklenmedik durum. Vuran şey ve kimse.
Applier : Başvuran kimse. Başvuran. Namzet. Aday.
Complainant : İtiraz eden kimse. Yakınan. Şikayet sahibi. Müşteki.
Classical music : Klasik müzik. Klasik müziği.
Conversationalist : Hoşsohbet kimse. Hoşsohbet biri. İyi konuşan kimse.
Orators synonyms : verbalizer, public speaker, verbaliser, orator, applicant, supplicant, speechifier, libellers, preacher, complainer, carping, tub thumper, grumbling, libeller, talker, claimants, demandant, rhetorician, elocutionists, proponent, rhetoricians, appliers, debater, predicator, libellant, kickers, eulogist, elocution, complainers, impleader, dialogist, suppliant, disgruntled.

Bu kısımda Orators kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Orators ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Orators anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Orators ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.