Kicker türkçesi Kicker nedir
- Beklenmedik durum.
- Topa iyi ve güçlü vurma özelliğine sahip oyuncu.
- Şikayetçi.
- Vuran şey ve kimse.
- Golcü.
- Mızmız.
- Futbol alanında kullanılır.
- Çifte atma huyu olan at.
- Şut atan.
- Çifte atan at.
- Vuran şey veya kimse.
- Tartışmayı etkileyecek gizli nokta.
- Vurucu.
- Sözleşmeyi daha cazip hale getirmek için eklenen herhangi bir madde.
Kicker ingilizcede ne demek, Kicker nerede nasıl kullanılır?
Kickers : Şut atan. Golcü. Vuran şey ve kimse. Beklenmedik durum. Çifte atma huyu olan at. Tartışmayı etkileyecek gizli nokta. Şikayetçi. Mızmız. Sözleşmeyi daha cazip hale getirmek için eklenen herhangi bir madde. Çifte atan at.
Kicked : Çifte atılmış. Tekmelenmiş.
Kicked him in the groin : Erkek cinsel organına vurdu. Onu en çok acıdığı yerinden vurdu. Kasıklarından vurdu. Taşaklarına vurdu. Belden aşağısını vurdu.
Kicked upstairs : (argo) terfi ettirmek. - e terfi vermek. Daha yüksek fakat daha az istenen konuma yükseltmek.
Kick a goal : Gol atmak. Topa vurup gol atmak.
Kick boxing : Boksörlerin çıplak ayakla vurmalarına izin verilen dövüş sporu türü. Yarışmacının rakibini yumruklayarak ve tekmeleyerek yenmeye çalıştığı spor. Kik boks.
Kick about : Dövmek. Sağa sola atmak (top).
Kick ass : Dersini vermek (kavga ile). Dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek. Birini tekme tokat dövmek. Mükemmel olmak. Kıçını tekmelemek. Birine fiziksel olarak zarar vermek. Gaz vermek. Fena benzetmek. (argo) harika olmak. (birilerini bir iş yapmaları için) dürtmek.
Kick against : Başkaldırmak. Karşı çıkmak.
Kick and stamp : Tepinmek.
İngilizce Kicker Türkçe anlamı, Kicker eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Kicker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hesitant : Kararsız. Duraksayan. İkircikli. Kuşkulu. Mütereddit. İkircimli. Tereddütlü. Tutuk. Tereddüdlü.
Fucker : Pompacı. Beceren kimse. Adam. Adi. Aptal. Kafasız. Salak. Tokmakçı. Siken kimse.
Growly : Alıngan. Homurdanan. Hırçın. Çabuk öfkelenen. Durmadan sızlanan. Kükreyen. Dırdırcı. Şikayet eden. Hırıltılı.
Footballer : Futbolcu. Topçu.
Central disciplinary committee : Ayaktopu birliğine bağlı olan ve takım ya da oyuncuların oyun içindeki türlü davranışlarıyla ilgili olumsuz durumları bir karara bağlamakla görevli kurul. Merkez ceza kurulu.
Grouchy : Huysuz. Hiç memnun olmayan. Suratsız.
Thumper : Çarpıcı şey. Tek silindirli motosiklet. Çarpıcı kimse. Katil.
Bali : Top. Ayaktopu oyununda kullanılan, dışı deri ya da plastikten, içi hava ile şişirilmiş, lastikten yapılma, yuvarlak biçimde ve çevresi 68-71 cm. olan, en çok 396-453 gr. ağırlığındaki top. Endonezya'da bir ada.
Disgruntled : Hoşnutsuz. Canı sıkılmış. Huysuz. Ters huylu. Canı sıkkın. Kırgın. Düş kırıklığına uğramış. Üzgün.
Kicker synonyms : dropkicker, place kicker, placekicker, complaintive, grumblings, complainer, wapper, back scissors kick, complainers, malcontent, complainants, committee of organisation, carpings, orators, hitting, finicky, complainant, hitter, malcontents, crybabies, grouchier, scorers, punter, goalscorer, fussier, football player, centre spot, bounce up, candidate, batsmen, beaters, goalscorers, grumbling.
Kicker ingilizce tanımı, definition of Kicker
Kicker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, kicks.

Bu kısımda Kicker kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Kicker ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Kicker anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Kicker ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.