Sleeves türkçesi Sleeves nedir

Sleeves ile ilgili cümleler

English: One of the coat's sleeves is shorter than the other.
Turkish: Kabanın kollarından biri diğerinden daha kısa.

English: The sleeves of this coat have to be lengthened.
Turkish: Bu paltonun kollarının uzatılması gerek.

English: The sleeves of the sweater began to unravel.
Turkish: Kazağın kolları sökülmeye başladı.

English: Roll up your sleeves and get busy.
Turkish: Kollarını sıva ve işe giriş.

English: Ali wears long sleeves when working in the garden.
Turkish: Ali bahçede çalışırken uzun kollu giyer.

Sleeves ingilizcede ne demek, Sleeves nerede nasıl kullanılır?

Balloon sleeves : Karpuz kol.

Shirt sleeves : Giysi kolları. Fanila üzerine bir ceket veya palto giymeme durumu.

Shirtsleeves : Fanilanın kolları. Fanila üzerine bir ceket veya palto giymeme durumu.

Sleeve coupling : Boru için manşon. Kovanlı kavrama. Ek bileziği. Rakor.

Sleeve link : Kol düğmesi.

Can you measure my sleeve length : Kol boyumu ölçer misiniz.

Balloon sleeve : Karpuz kol.

Sleeve nut : Manşon somunu. Zıvanalı somun. Rakor somunu.

Axle sleeve : Aks kovanı.

Cam sleeve : Eksantrik kovanı. Eksantrik gömleği.

İngilizce Sleeves Türkçe anlamı, Sleeves eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Sleeves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inner tube : İç lastik. Motorlu taşıtlarda dıştaki koruyucu lastiğin içinde yeralan ve içine hava doldurulan lastik. Şambrel. İçlastik. Şambriyel. İç boru.

Wristband : Sporcuların taktığı havlu bileklik. Saat kordonu. Kolbak. Bileklik. İçkili veya biletli mekanlara girdiğinizde bileğinize takılan bileklik. Kol ağzı. Manşet.

Mortices : Yuva. Delik. Lamba.

Cuffing : Tokatlamak. Kolluk. Kafing. Paça. Tokat. Sille. Manşet. Tokat atmak. Yumruk.

Sleepwalker : Uyurgezer. Uyur gezer.

Dolman sleeve : Pelerin kol. Dikişsiz kol.

Liner : Kaplamacı. Yolcu gemisi. Astar. Yolcu uçağı. Layner. Yüz boyamada gölge ve çizgilerin yapılmasına yarayan özel uçlu kalem. Büyük uçak. Astarcı. Gömlek. Ayar levhası.

Department : Seksiyon. Reyon. Kısım. Servis. Kürsü. Vekalet. Bölüm. Departman. Bir okul ya da üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan alt-birimlerinden her biri. bir üniversite ya da yüksek okulu oluşturan başlıca yönetim birimlerinden her birine verilen ad.

Slumberer : Uykucu. Uyuyan kimse. Tembel ve uyuşuk kimse.

Sleeves synonyms : rester, long sleeve, rip van winkle, cloth covering, brachion, flight formation, co, snorer, sleeve coupling, mortise, rabbet, yens, raglan sleeve, socket, branch, tenon, crankshaft, liners, col, mouthpiece, crank, somnambulist, dreamer, arm, yen, detent, elbow, wristbands, short sleeve, noctambulist, cuff, mortises, cor.

Sleeves zıt anlamlı kelimeler, Sleeves kelime anlamı

Sleeveless : Kolsuz. Kolsuz (elbise).

Loser : Başarısız insan. Kaybeden. Boş adam. Zarar eden kimse. Beceriksiz. Başarısız kimse. Kaybeden kimse. Hayatı kaymış. Mağlup. Ezik kimse.