Liner türkçesi Liner nedir
- Zıvana.
- Layner.
- Büyük yolcu gemisi.
- Gömlek.
- Büyük uçak.
- Astar.
- Ayar levhası.
- Kovan.
- Kaplama.
- Yolcu uçağı.
- Kaplamacı.
- Bağa.
- Kaplama maddesi.
- Yolcu gemisi.
- Çizgi kalemi.
- Astarcı.
- Yüz boyamada gölge ve çizgilerin yapılmasına yarayan özel uçlu kalem.
Liner ile ilgili cümleler
English: I am a Berliner.
Turkish: Ben bir Berlinliyim.
English: According to the ABC news, another jet-liner was hi-jacked in the Middle East.
Turkish: ABC haberine göre, diğer jet yolcu uçağı Orta Doğu'da kaçırıldı.
English: You're wearing eyeliner, aren't you?
Turkish: Göz kalemi kullanıyorsun, değil mi?
English: The liner called at Hong Kong.
Turkish: Yolcu gemisi Hong Kong'a uğradı.
English: Our plane was dangerously approaching the Turkish Airlines airliner.
Turkish: Uçağımız tehlikeli bir biçimde Türk Hava Yolları uçağına yaklaşıyordu.
Liner ingilizcede ne demek, Liner nerede nasıl kullanılır?
Liner terms : Kırkambar navlun sözleşmesi. Düzgün hat gemileri navlun tarifesi. Layner hükümler. Layner hükümleri. Taşıyanın belli bir navlun karşılığında, gemiyi kısmen veya tamamen taşıtana tahsis etmeksizin, malı deniz yoluyla bir yerden diğer bir yere taşımasında düzenlenen taşıma sözleşmesi. Layner şartları.
Liner trade : Layner ticareti.
Cylinder liner air port : Silindir gömleği hava deliği.
Air liner : Yolcu uçağı. Havayolu tarafından işletilen büyük yolcu uçağı. Büyük yolcu uçağı.
Bin liner : Çöp poşeti.
Passenger liner : Yolcu gemisi.
Eye liner : Sürme.
Penny a liner : Kötü yazar. Kalitesiz yazar.
Ocean liner : Okyanus gemisi. Transatlantik.
Panty liner : Yaprak ped. Ped.
İngilizce Liner Türkçe anlamı, Liner eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Liner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Interlining : Dahili astar. Bir giysinin dış kumaş ile normal astarı arasına yerleştirilen iç astar. Tela. İç astar. İç astarlık için kullanılan kumaş.
Mouthpiece : Deri gibi kaf. Sigara ağızlığı. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Sözcü. Film kesme ünitesi ağızlığı. Avukat. Ağızlık. Hayvanın ısırmasına veya zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel.
Platers : Metal levha kaplayıcısı.
Covered : Kaplanmış. Güvenceli. Sarılı. Kaplı. Kapalı. Örtülü. Kapaklı. Kapatılmış. Saklı.
Ground coat : Taban astarı. Taban örtüsü. Astar boyası.
Ruling pen : Ayarlı kalem. Tirlin.
Covering : Kat. Örtme. Tabaka. Deniz yüzünün yükselmesi ya da oluşum deyimleriyle, kıyıların ve karaların su altına girmesi. Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıyla örtme, saklama. Kabuk. Örtü. Perde.
Phalangial exostosis : Falanks eksoztozları.
Passenger ship : Yolcu vapuru.
Housing : At örtüsü. Bir makinenin bölümlerini koruyan çerçeve ya da levha. Evler. Konutlar. Kılıf. İskan. Ev. Barınak. Toplu konut.
Liner synonyms : line drive, fly ball, piece of material, piece of cloth, doublure, blousing, beehives, bush, blockout, ringbone, lining, mortised, plater, shimmying, bloused, covert, first coat, cabin cruiser, garment, casings, casements, shimmy, book cover, hived, commercial plane, air liner, adhesive substratum, blouses, mortices, cruise ship, coating, hive, mouthpieces.
Liner ingilizce tanımı, definition of Liner
Liner kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who lines, as, a liner of shoes.

Bu kısımda Liner kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Liner ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Liner anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Liner ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.