Liner terms türkçesi Liner terms nedir

  • Layner hükümleri.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Düzgün hat gemileri navlun tarifesi.
  • Kırkambar navlun sözleşmesi.
  • Taşıyanın belli bir navlun karşılığında, gemiyi kısmen veya tamamen taşıtana tahsis etmeksizin, malı deniz yoluyla bir yerden diğer bir yere taşımasında düzenlenen taşıma sözleşmesi.
  • Layner şartları.
  • Layner hükümler.

Liner terms ingilizcede ne demek, Liner terms nerede nasıl kullanılır?

Liner : Kaplama maddesi. Astarcı. Ayar levhası. Astar. Gömlek. Yolcu gemisi. Kaplama. Çizgi kalemi. Kovan. Yolcu uçağı.

Terms : Samimiyet. Anlaşma koşulları. Koşullar. Ara. Fiyat. Şartlar. Ücret. Vadeler. Şartlar (kontrata ait). Yakınlık.

Liner trade : Layner ticareti.

Liners : Astar. Muntazam seferli gemiler. Yolcu gemisi. Zıvana.

A contradiction in terms : Sözlerde çelişme.

After completion of their terms : Şartları yerine getirdikten sonra. İstedikleri gibi yaptıktan sonra. Koşulları tamamladıktan sonra.

İngilizce Liner terms Türkçe anlamı, Liner terms eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Liner terms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

 

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Liner terms synonyms : ability to pay approach, a change in demand, abnormal budget expenditures, abnormal budget receipts, abnormal budget, abolition of forced labour convention.