Aralanmak nedir, Aralanmak ne demek
"Aralanmak" ile ilgili cümle örnekleri
- "Adam onlara dokundu, gözleri aralandı." - A. Ağaoğlu
Yerel Türkçe anlamı:
Seyrelmek.
Diğer sözlük anlamları:
(Zaman) Arası kesilmek, arası açılmak, araya fasıla girmek.
Ayrılmak, uzaklaşmak.
Aralanmak anlamı, kısaca tanımı:
Sis perdesi aralanmak : Gizli ve karanlık noktalar ortaya çıkmak.
Bira : Arpa ile şerbetçi otunun mayalandırılmasıyla yapılmış olan bir içki, arpa suyu.
Açılmak : Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Kıyıdan uzaklaşmak. Ayrıntıya girmek. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Renk koyuluğunu yitirmek. Gereken güce ulaşmak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Yeni bir bakış açısı getirmek.
Aralık : Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Uygun, elverişli durum, fırsat. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık. Tuvalet. Yarı açık, tam kapanmamış. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Ara.
Zaman : Dönem, devir. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Belirlenmiş olan an. Çağ, mevsim. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit.
Girmek : Almak, fethetmek. Zaman anlamlı kavramlar için gelmek. Sulu bir şeyin veya su dolu bir yerin içine batmak veya dalmak. Yemek yemek. İncelemek, ayrıntılara inmek. Yazılmak, başlamak. Bulaşmak. İyice anlamak, iyice bilmek. Dışarıdan içeriye geçmek. Tecavüz etmek, geçmek. Yüklenmek. Erişmek, ulaşmak. Ağrı, sancı başlamak, saplanmak. Katılmak. Girişmek, başlamak. Sığmak. Bir şeyin yapımında, birleşiminde yer almak. Yeni bir duruma geçmek, dönüşmek. Kavgaya tutuşmak.
Uzaklaşmak : Bir şeyden, bir yerden veya kimseden ayrılıp uzağa gitmek. Yabancılaşmak, ilgisi azalmak.
Ayrılmak : Boşanmak. Ayırma işine konu olmak. Bir yerden, bir kimseden, bir şeyden uzaklaşmak.
Biraz : (bi'raz) Az miktarda. (bi'raz) Kısa bir süre için. Bir parça, azıcık.
Olmak : Uygun düşmek, yerinde görülmek. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Uymak, tam gelmek. Geçmek, tamamlanmak. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Bulunmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Gerçekleşmek veya yapılmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Sürdürmek, yürütmek. Yitirmek, elinden kaçırmak. Yol açmak. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Sarhoş olmak.
Gitmek : Değerlendirmek, saymak, karşılamak. Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak. Makine, işlemek, çalışmak. Ölmek. Geçmek. Yok olmak, elden çıkmak. Tüketilmek, harcanmak. Çıkmak, ulaşmak. Sürmek, devam etmek. Yapmak. Herhangi bir durumda olmak. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak. Götürülmek, gönderilmek. Başvurmak, yapmak. Bir yerden veya bir işten ayrılmak. Yeter olmak, yetmek, yetişmek. Bir şey zarar görmüş olmak. Satılmak. Bir yere doğru yönelmek. Dayanmak. Yürümek, yol almak. Yakışmak, yaraşmak.
Diğer dillerde Aralanmak anlamı nedir?
İngilizce'de Aralanmak ne demek? : 1. to be opened part way. 2. /dan/ slang to go away (from), leave.


Bu kısımda Aralanmak nedir? Aralanmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Aralanmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Aralanmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.