Apertures türkçesi Apertures nedir
Apertures ingilizcede ne demek, Apertures nerede nasıl kullanılır?
Aperture angle : Bir mercek yüzeyinin etkin çapının odak uzaklığına oranı. Aralık açısı. Açıklık açısı.
Aperture card : Gözlü kart. Üzerindeki bilgiyi, deliğine yerleştirilen mikrofilm ile destekleyen ve açıklayan kart. Mikrofilm çerçevesine takılabilen kart. Apartür kartı.
Aperture card for film : Mikrofilm kartı.
Aperture distortion : Hüzme açıklık bozulması. Açıklık bozunumu.
Aperture grille : En yeni renkli almaçlarda, eleğin yerini alan, 60 cm'lik görüntülük için düşey sıralanmış 650 telden oluşan ızgara. (trinitron monitörlerde) ekran ve elektron tabancaları arasında katot ışın tüpünün içinde bulunan bir dizi dikey metal teller (elektron tabancaları tarafından yayılan ışınlarını yönlendirme ve filtreden geçirme görevi vardır). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renk ızgarası. Açıklık ızgarası.
Aperture ratio : Açıklık oranı. Optik araçlarda açıklığın odak uzaklığına oranı.
Very small aperture terminal : Çok küçük açıklıklı alıcı. Çok küçük açıklıklı uçbirim. Çok küçük hüzmeli uçbirim. Çok küçük açıklıklı terminal. Vsat.
Aperture plate : Yatak bölümü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yatağı ve buna ilişkin parçaları taşıyan bölüm.
Aperture number : Açıklık sayısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çeşitli ışık düzengeci açıklıklarında, bir merceğin bağıntılı açıklığını, başka bir deyişle, geçirdiği ışık niceliğini belirleyen sayı; merceğin odak uzunluğunun, ışık düzengeci açıklığına (çapına) bölünmesiyle elde edilir. (örneğin, odak uzunluğu 135 mm, ışık düzengeci çapı 30 mm olan merceğin f sayısı 135:30==4,5'tir ve f 4,5, f:4,5, f/4,5, 1:4,5 gibi çeşitli biçimlerde yazılır). F sayısı.
Aperture of diaphragm : Işık düzengeci açıklığı. Bir ışık düzengecinin açılma derecesi, ayarlandığı açıklık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
İngilizce Apertures Türkçe anlamı, Apertures eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Apertures ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Embouchure : Ağız. Çalgıyı ağıza yerleştirme şekli. Nehir ağzı. Ağız kısmı. Nefesli çalgıların ağızlığı.
Apparentness : Ortadalık. Anlaşılır olma. Besbelli. Görünüşte olan. Ortada oluş. Açık. Meşru mirasçılık. Meşru mirasçı olma. Görünür olma.
Eyeholes : Göz çukuru. Gözyuvası. Göz. Gözevi.
Berth : Demir yeri. Yatak. Görev. Palamarla bağlamak. Rıhtıma yanaşmak. Yatak yer vermek. Yatacak yer bulmak. Limana girmek. Rıhtıma bağlamak. Gemici ranzası.
Corridor : Dehliz. Çiftlerde oyun içi sayılan ve tekler alanının iki yanında, tek ve çift oyun alanlarının yan çizgileri arasında kalan 1,37 m. enindeki alan bölmeleri. Dar uzun geçit. Geçmeye yarayan dar ve uzun aralık. Koridor. Artık alan. Bir yapıya girmeyi sağlayan veya odaları birleştiren genellikle dar geçit. Geçenek.
Air gap : Hava boşluğu. Bir ağın fiziksel olarak diğer yerel ağlardan ve internetten ayrı tutulduğu ağ güvenliği türü (bilgisayar). Hava açıklığı. Temas armatürü ve demir çekirdeğin arasındaki mıknatıslanmış olan mesafe (mekanik). Hava aralığı. Bujide merkez ve yan elektrotlar arasındaki mesafe. Oynama payı.
Eye : Görme gücü. Gözlemek. İğne deliği. Işığa duyarlı olan ve görmeyi sağlayan, çeşitli hayvanlarda basit göz, bileşik göz gibi farklı yapılarda ve sayılarda bulunan organ. insanda, kafatasının orbit denilen çukuruna yerleşmiş, dışta sklera ve kornea tabakaları, ortada damar tabaka (koroit, silli cisimcik, iris) ve içte retina tabakasından oluşan, irisin önünde ve arkasında ön ve art odalar bulunan, bütün tabakaların çevrelediği en iç kısmı dolduran camsı (vitröz) maddeden yapılmış bir çift organ. Kuşkuyla bakmak. Gözünü dikip bakmak. Bakış. Dikkatle bakmak. Süzmek.
Break : Patlamak. Mahvetmek. Parçalanmak. Teneffüs. Şafak vakti. Ağarmak. Uymamak. Dizginlemek. Mola. Söylemek.
Telescope : Fizik, uzay alanlarında kullanılır. Gökcisimlerini büyüterek ayrıntılarını gösteren, mercek ve aynalardan oluşmuş ışıksal gözlem aygıtı. Dürbün. Gökgözler. İç içe geçerek kısalmak. Mercek dizgesinden oluşmuş bir nesne merceği ya da bir çukur ayna yardımıyla ışığı toplayan ve göz merceğiyle görüntüyü büyüten, böylece uzaktaki cisimlerin, yıldızların daha parlak ve açık görünmesini sağlayan optik düzen. göz merceği yerine fotoğraf plağı ya da başka alıcılar kullanılabilir. Irakgörür. Bir elemanı başka bir elemanın içine geçirmek. Ezilip iç içe geçmek. Ezip iç içe geçirmek.
Backlash : Geriye ani hareket. Laçka. Güçlenen bir inanca karşı oluşan güçlü tepki. Geri tepmek. Geriye doğru yapılan ani hareket. Ters tepki. Beklenmedik sonuç (kötü). Ters tepme. Salgı (mühendislik terimi).
Apertures synonyms : photographic camera, daylight, blowouts, candors, boring, berths, discontinuance, backlashing, bores, discontinuances, diastema, scope, candidnesses, cavities, backlashed, regulator, aperture, certainties, opening, apartness, broadness, ajar, candidness, cavum, brack, den, calvities, dec, cavity, camera, baldness, clearance, blowout.

Bu kısımda Apertures kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Apertures ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Apertures anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Apertures ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.