Eyeholes türkçesi Eyeholes nedir

Eyeholes ingilizcede ne demek, Eyeholes nerede nasıl kullanılır?

Eyehole : Delik. Göz çukuru. Gözyuvası. Gözevi. Göz.

Eyehook : Gözlü kanca. Sustalı kanca.

Eyehooks : Gözlü kanca. Sustalı kanca.

İngilizce Eyeholes Türkçe anlamı, Eyeholes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eyeholes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Centesis : Delme. Delinme.

Cell : Ayrışık reaktörde, madde bileşimli ve benzer geometrik şekilli bölge birimi. Toplumdan kaçan kimsenin kapandığı evi. Bağımsız olarak işlev görebilen en küçük canlı birimi, dokular, organlar ve kan dolaşımını oluşturan birimler. Bölme. Pil. Petek gözü. Kıvılkesim işleminin yapıldığı kap. Oda. Akımsaklarda iki voltluk elektrik gücü taşıyan bölümlerden her biri.

Socket : Priz. Şilifli. Oyuk. İçine bir şey geçirilen delik. İki boruyu birbirine eklemekte kullanılan bağlantı parçası. Kovan. Duy. Duy (elektrik). Yuva.

Blinker : Çakar. Çakar söner ışık. Başka araçları uyarmak için çakar ışıtaçlarını kısa aralıklarla yakıp söndüren elektrik dizgesi. Flaşör. Flaş lambası. Yanıp sönen sinyal lambası (devamlı). Sinyal ışığı. İşaret lambası. Flaş lambası (aut.). At gözlüğü.

 

Garment : Giydirmek. Kılıf. Giysi. Örtü. Giyim eşyası. Kisve. Esvap. Giyecek. Elbise. Giyim.

Cavum : Kavum. Boşluk oyuk. Boşluk, boş yer, kovuk, oyuk, çukur. Satır başı boşluğu.

Orbit : Yörüngede dönmek. -in etrafında bir yörüngede dönmek. Yörünge izlemek. Dolanca. Yörüngesine almak. Kuşlarda gözün çevresindeki deri. eklem bacaklılarda göz saplarının çıktığı çukur. 3.böceklerde bileşik gözün etrafındaki belirgin bölge. Yörünge. Faaliyet sahası. Bohr kuramına göre atom çekirdeği çevresinde elektronların yer alabileceği erke düzeyleri ya da erke kabuklarına verilen ad.

Boot : Çizme. Sepetlemek. Bot. Ön yükleme. Tekme atmak. Sepetleme. Futbol tekme atmak. Bagaj. Yolcu taşıyan araçlarda yolcu yükünün konduğu kapalı ya da açık bölüm. Oto.

Aperture : Fotoğraf makinesi açıklığı. Boşluk. Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik. Açık. Pervane yuvası. Işık düzengeci açıklığı. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik. Menfez. Aralık. Açıt.

Cells : Hücreler. Hücre. Pil. Toplumdan kaçan kimsenin kapandığı evi. Petek gözü. Oda (manastır vb).

Eyeholes synonyms : pall, blowout, orbit of the eye, apertures, eyehole, blinkering, cavity of the eye, cubicle, eye socket, compartments, cuddies, cavities, drape, bored, judas, bores, cubbyholes, curtain, fovea, cavity, orbits, compartment, eyelet, eye, cuddy, boring, bore, celling, blowouts, eyesocket, den, cubbyhole, hole.