Eyehole türkçesi Eyehole nedir

Eyehole ingilizcede ne demek, Eyehole nerede nasıl kullanılır?

Eyeholes : Göz. Gözyuvası. Göz çukuru. Gözevi. Delik.

Eyehook : Gözlü kanca. Sustalı kanca.

Eyehooks : Gözlü kanca. Sustalı kanca.

Eye aperture : Göz açıklığı.

Eye appeal : Çekici bakış.

Eye brow : Gözün üzerinde bulunan çıkıntı ve bu çıkıntı üzerinde büyüyen kısa yumuşak tüyler. Kaş.

Eye bolt : Mapa. Delikli cıvata.

Eye contact : İki insanın bakışlarının buluşması. Göz teması.

Eye disease : Göz hastalığı.

Eye diagram : Göz çizeneği.

İngilizce Eyehole Türkçe anlamı, Eyehole eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eyehole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cavities : Oyuk. Boşluk. Çürük. Kovuk. Çukur.

Peephole : Kapı dürbünü. Yavru pencere. Gözetleme deliği. Kimdiro penceresi.

Blowout : İnceleme. Lastikteki patlak. Eğlence. Patlak. Kuyudan petrol veya gaz fışkırması. Kolay galibiyet. Lastik patlaması. Şölen (argo terim). Parti.

Curtain : Havalandırma bezi. Ölüm. Perdelemek. Tiyatro perdesi. Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri. ilk kez seneca bölmüştür, beş perde - beş bölüm (bk. bölüm.) tiyatronun sahneyi seyirciye açan ve kapayan perdesi. ilk kez roma ve barok tiyatrolarında kullanılmıştır. bundan başka da bugünkü tiyatroda çeşitli perde biçimleri var: a) kulis perdesi, b) projeksiyon perdesi (bk. gergi,) c) arka perde, fon perdesi, ufak perde, d) ses perdesi: seste pesliği ve tizliği gösteren kesimler. Sinema salonunda, görünçlükle, görüntülükle salonu ayıran, açılır kapanır örtü. Alkışlarla tekrar sahneye çağırma. Madencilik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Bölme. Örtmek.

 

Hole : Karst yörelerinde, gölova ve kör koyakların tabanında biriken suları çekerek derine aktaran bir tür doğal kuyulara verilen ad. Kazmak. Kapanmak. Derin yer. Deşik. Delmek. Oyuk. Bir yarıiletkenin buzsul örgüsünde bir eksicik yerinin boş kalması; örgüden başka eksiliklerin; buyeri doldurması bir akım oluşmasına eşdeğerdir. Kovuk.

Apertures : Aralık. Açıklık.

Den : Yatak. Batakhane. Uğrak. Mağara. Çalışma odası. Sığınak. İn. Çıkmaz. Karanlık oda.

Cubicles : Diğer bölümlerden ayrılmış küçük bölme veya ofis. Kabin. Kabine. Odacık. Hücre. Küçük oda. Küçük bölme.

Cubicle : Diğer bölümlerden ayrılmış küçük bölme veya ofis. Hücre. Küçük bölme. Küçük oda. Odacık. Kabine. Kabin.

Eyehole synonyms : cavity of the eye, celling, cavum, orbit, blinker, compartments, garment, cells, blinkering, spyhole, eyelet, bores, drapery, socket, aperture, fovea, cell, boring, orbit of the eye, cubby, eyesocket, cuddy, orbits, cuddies, cavity, orbital, cubbyholes, cubbies, compartment, eye socket, drape, centesis, bore.

Eyehole ingilizce tanımı, definition of Eyehole

Eyehole kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An eyelet. A circular opening to recive a hook, cord, ring, or rope.