Centesis türkçesi Centesis nedir

Centesis ingilizcede ne demek, Centesis nerede nasıl kullanılır?

Abdominocentesis : Karnın cerrahi olarak delinerek içindeki sıvının serbest bırakılması. Abdominosentez. Karın parasentezi. İğne veya trokarla karın boşluğuna girerek sıvı alma.

Amniocentesis : Amniyosentez. Dölüt torbası delimi. Rahimden amniyotik sıvı alınması (hamilelik sırasında yapılan test). Transabdominal yolla uzun bir kanül kullanarak amniyon kesesinden amniyon sıvısı örneği alma işlemi.

Cardiocentesis : Kardiyosentez. Kardiyoreksi.

Culdocentesis : Kuldosentez.

Hyalocentesis : İğneyle vitreus içine girilerek bir miktar sıvı aspire edilmesi. Vitreus paresentezi.

Pleurocentesis : Plöra punksiyonu. Plörasentez. Plörosentezis. Plörosentez. İğneyle göğüs boşluğuna girilerek sıvı çekme, plöra punksiyonu, plörasentezis.

Vitreal paracentesis : Vitreus paresentezi. İğneyle vitreus içine girilerek bir miktar sıvı aspire edilmesi.

Pericardiocentesis : Ferikardiyosentfz. Perikardiyosentez. Genellikle kalp kesesinde sıvı toplanıp toplanmadığını anlamak için kalp kesesine yapılan punksiyon, perikardiyal punksiyon.

Thoracentesis : Sıvıları almak için gögüs boşluğuna bir iğnenin batırılması prosedürü (tıp veya medikal terimi). Torasentez.

 

Paracentesis : Herhangi bir boşluktaki sıvının iğne veya başka bir yöntemle tanı ve tedavi amaçlı olarak çekilmesi, parasentez. Parasentez. Parasentezis. Vücut boşluklarına birikmiş sıvının boşaltılması.

İngilizce Centesis Türkçe anlamı, Centesis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Centesis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Perforations : Perfore. Bir dizi delikten biri. Zımba deliği. Bir dizi delik açma. Delik açma. Perforaj.

Lancinating : Delmek. Yırtmak. Koparmak. Bıçaklama. Delik açmak. Yarmak. Bıçaklamak. Yırtma.

Piercing : (ses) güçlü. Delen. Tiz. Delip geçen. Oyma. Delici. (soğuk) içe işleyen. Sert. Pirsing.

Abdominocentesis : Karın parasentezi. Karnın cerrahi olarak delinerek içindeki sıvının serbest bırakılması. İğne veya trokarla karın boşluğuna girerek sıvı alma. Abdominosentez.

Blowouts : Elektrik sigortasının erimesi. Ziyafet. Soruşturma. Rahat zafer. Alem. Lastik patlaması. Kuyudan petrol veya gaz fışkırması. Araştırma. Şölen (argo terim).

Bored : Bunalmış. Delinmiş. (canı) sıkılmış. Bezgin. Sıkkın. Bıkkın. Canı sıkılmış. Sıkılmış.

Being pierced : Delikli olma. Gözenek açılmış olma. Delik açılmış olma. Delinmiş olma.

Cavity : Boşluk. Çürük. İçi parlatılmış, değişmez sıcaklıkta kalabilen bir küre ve çok küçük bir delik. bu delikten içeri gönderilen ışık içerde sonsuz sayıda yansır; böylece ışık tüm soğurulmuş olur. bu da kara cisim koşulunu sağlar. Fizik, uzay, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çukur. Kovuk. Kavite. Oyuk. İçi boş oyuk.

 

Boring : Tuzsuz. Sıkıcı. Can sıkıcı. Usandırıcı. Bıktıran. Boğucu. Bayıcı. Sondaj. Bıktırıcı.

Apertures : Aralık. Açıklık.

Centesis synonyms : puncture, celiocentesis, amnio, arthrocentesis, spinal tap, spinal puncture, pip, eyeholes, perforating, drillings, blowout, forare, bores, lancination, penetrations, thoracocentesis, lumbar puncture, needling, penetration, paracentesis, needlings, amniocentesis, bore, eyehole, cavum, thoracentesis, den, aperture, eye, perforation, drilling, fenestration, cavities.