Boring türkçesi Boring nedir

  • Can sıkıcı.
  • Tuzsuz.
  • Sıkıcı.
  • Bıktırıcı.
  • Bayıcı.
  • Boğucu.
  • Sondaj.
  • Bıktıran.
  • Usandırıcı.
  • Delik.

Boring ile ilgili cümleler

English: Ali is boring the pants off us.
Turkish: Ali bizi canımızdan bezdiriyor.

English: All the boys thought Carol was a boring person.
Turkish: Bütün erkek çocukları Carol'un sıkıcı bir kişi olduğunu düşünüyordu.

English: I can't settle for this boring life.
Turkish: Bu sıkıcı hayata razı olamam.

English: He read a boring novel.
Turkish: Sıkıcı bir roman okudu.

English: Ali is the most boring person I know.
Turkish: Ali tanıdığın en sıkıcı insan.

Boring ingilizcede ne demek, Boring nerede nasıl kullanılır?

Boring bar : Çap kılavuzu. Delik kateri. Silindirlerin daha büyük bir ölçüye rektifiye edilmesi için kullanılan makine. Sondaj çubuğu. Matkap mili. Delme çubuğu.

Boring dust : Lağım tozu.

Boring equipment : Sondaj techizatı. Sondaj teçhizatı.

Boring head : Maticap aynası. Matkap aynası. Matkap başı.

Boring machine : Sondöz. Delme makinası. Delme makinesi. Sondaj makinesi. Oyma tezgahı. Delme aygıtı. Delik büyütme tezgahı. Delik işleme tezgahı. Delgi.

Bearing boring machine : Yatak tornası.

Boring person : Sıkıcı tip.

Boring mill : Sondaj mili. Delik tezgahı.

Boring profile : Sondaj kesiti.

 

Boring tools : Delme takımları. Sondaj takımları.

İngilizce Boring Türkçe anlamı, Boring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cheerless : İç karartıcı. Hüzünlü. Neşesiz. Kasvetli. İç karartan. Keyifsiz. Üzücü.

Testings : Deneyden geçirme. Test yapma. Deney. Test etme. Deneme. Sınav. Deneme yapma. Test. Sınama.

Muggier : Boğucu hava. Kapalı. Sıcak ve rutubetli. Sıkıntılı (hava). (hava) kapalı. Nemli. Bunaltıcı.

Chippy : Sarhoşluktan olan. Çentikli. Tatsız. Çentik. Serçe. Bir tür amerikan serçesi. Ufak sincap. Balık ve patates kızartması satılan yer.

Muggiest : (hava) kapalı. Sıcak ve rutubetli. Bunaltıcı. Nemli. Boğucu hava. Sıkıntılı (hava). Kapalı.

Prosier : Düzyazı türünden. Düzyazı gibi. Yavan. Ağır. Sıradan.

Draining : Süzdürme. Yorucu. Boşaltma. Bezdirici. Süzme. Fazlalık suyu boşaltma işi. Akıtan. Akıtma. Bunaltıcı.

Smothery : Bastırma eğiliminde olan. Boğma veya söndürme eğiliminde olan.

Inquiry : Bahis. Sorgulama. Araştırma. Tahkikat. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Soru. Danışma. Bir konuyu sorular sorup yanıtlar vererek araştırma. Sormaca. Soruşturma.

Boring synonyms : creating by removal, ho hum, without salt, smothering, asphyxiant, uninteresting, muggy, bovine, tedious, stodgiest, galling, salt free, dreary, dull, annoying, airless, slow, irksome, gripiest, blander, disagreeable, bored, wearying, den, depressives, asphyxiating, disgusting, balder, displeasing, arid, probing, drilling, fulsome.

Boring zıt anlamlı kelimeler, Boring kelime anlamı

Interesting : Meraklı. İlgilenme. İlgi çekici. İlginç. Enteresan. Tip.

Boring ingilizce tanımı, definition of Boring

Boring kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The boring of piles and ship timbers by certain marine mollusks. As, the boring of cannon. The act or process of one who, or that which, bores.