Perforations türkçesi Perforations nedir

  • Delinme.
  • Perfore.
  • Delik.
  • Bir dizi delik açma.
  • Delme.
  • Perforaj.
  • Bir dizi delikten biri.
  • Delik açma.
  • Zımba deliği.

Perforations ingilizcede ne demek, Perforations nerede nasıl kullanılır?

Perforation plate : Perforasyon tablası. Odun ve soymuk borular arasındaki temas yerindeki delikli alan ya da bölme.

Bell howell perforation : Bell-howell delikleri. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. 35 mm'lik filmlerin yalnız negatiflerinde ve çoğaltımda kullanılan, yanları değirmi diş deliği.

Negative perforation : Negatif deliği. Pozitif filmlerdeki dikdörtgene yakın biçimden değişik olarak kısa kenarları değirmi olan, 35 mm'lik negatif filmlerin ölçün delikleri. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

One sided perforation : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yalnız bir kenarda yer alan delik. Tek sıra delik.

Side perforation : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tek sıra delik. Yalnız bir kenarda yer alan delik.

Perforating : Perforans. Delme. Delikleme. Delici. Delik açma. Delikli yapmak. Delmek. İçine işlemek.

Perforate : Nüfuz etmek. Delikli yapmak. Delik açmak. İçine işlemek. Delmek. Sıralı delik açmak. İçinden geçmek. Delgi. Delikli. Bir dizi delik açmak.

Uterine perforation : Uterus delinmesi. Uterin perforasyon. Döl yatağı delinmesi. Döl yatağı duvarının travmatik nedenlerle delinmesi, uterus delinmesi.

 

Perforated : Delikler açılmış. Tırtıllı. Zımbalı. Oluklu. Delikli. Delik. Delinmiş. Perfore. Sıralı delikler açılmış.

Standard perforation : Ölçün filmin deliği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ölçün delik.

İngilizce Perforations Türkçe anlamı, Perforations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Perforations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hole : Deşik. Kodes. Deliğe sokmak. Kovuk. Deliğe girmek. Zor durum. Delmek. Kapanmak. Kazmak.

Well drilling : Kuyu kazma. Doğal kaynak (petrol, doğalgaz vs) çıkarmak için yeryüzünde delik açılması işlemi. Sondaj yapma.

Den : Mağara. Çıkmaz. Karanlık oda. Yatak. Sığınak. Uğrak. Batakhane. Çalışma odası. İn.

Bored : Bezgin. Canı sıkılmış. Bunalmış. Sıkılmış. Delinmiş. Sıkkın. (canı) sıkılmış. Bıkkın.

Oration : Konuşma. Söylev. Nutuk. Hitabe.

Piercing : Pirsing. Delici. Sert. (ses) güçlü. İçine işleyen. Tiz. Keskin. Delen.

Cavities : Çukur. Boşluk. Çürük. Kovuk. Oyuk.

Perforating : Perforans. Delikli yapmak. Delici. İçine işlemek. Delikleme. Delmek.

Eyehole : Gözyuvası. Göz. Gözevi. Göz çukuru.

Being pierced : Gözenek açılmış olma. Delinmiş olma. Delik açılmış olma. Delikli olma.

Perforations synonyms : pip, aperture, eyeholes, cavum, lancination, apertures, bore, lancinating, drilling, perforation, cavity, boring, blowout, blowouts, centesis, perforated, fenestration, drillings, penetrations, bores, needling, needlings, eye, forare, penetration.