Oration türkçesi Oration nedir

Oration ile ilgili cümleler

English: In 1980 the Ontario Censor Board banned the film "The Tin Drum," adapted from the Günter Grass novel, but the media found this silly, and so the Canadian Broadcasting Corporation (CBC) showed the offending scene that night from coast to coast on the national news.
Turkish: Ontario Sansür Kurulu 1980'de Günter Grass'tan uyarlanmış "Teneke Trampet" filmini yasakladı ama medya bu yasağı saçma buldu ve hatta Canadian Broadcasting Corporation (CBC) sorun yaratan görüntüleri o gece ülke çapında ulusal haberlerde gösterdi.

English: He studied interior decoration.
Turkish: O, iç dekorasyon eğitimi aldı.

English: International Business Machines Corporation, based in Armonk, New York, is the world's largest computer firm.
Turkish: Armonk, New York'ta bulunan IBM Şirketi dünyanın en büyük bilgisayar firmasıdır.

English: Management practices at Japanese corporations are often very different from those at foreign companies.
Turkish: Japon şirketindeki yönetim uygulamaları çoğunlukla yabancı şirketlerdeki uygulamalardan farklı.

English: Other factors of importance, which make litigation of large corporations more difficult, are the size and complexity of their activities.
Turkish: Büyük şirketleri dava etmeyi zorlaştıran diğer önemli etkenler de faaliyetlerinin boyutları ve karmaşıklığıdır.

 

Oration ingilizcede ne demek, Oration nerede nasıl kullanılır?

Delivered a funeral oration : Cenaze konuşması yaptı. Cenaze hitabı yaptı. Cenaze sırasında bir konuşma yaptı.

Funeral oration : Mezar başında söylenenler. Ölen kişi için cenaze sırasında yapılan konuşma.

Orations : Söylevler. Nutuk. Konuşma. Hitabe. Söylev.

Adoration : Çılgınca sevme. Göz kamaştırıcı, fantaziye dayalı oyunların sonundaki en parlak kesim. Perestiş. Tapma. Dinsel tapma. Aşırı sevgi. Büyük hayranlık. Hayranlık. Tanrılaştırma. Tapınma.

Advantest corporation : Elektronik ölçüm aletleri ve otomatik test ekipmanları üreten ve pazarlayan japon şirketi (şirket ayrıca, elektron ışın litografi sistemlerinin imalatı da yapmaktadır). Advantest ortaklığı.

Amdahl corporation : Open systems ve daha nicelerinin ana tedarikçisi. California'da gene amdahl tarafından kurulmuş olan bir bilgisayar şirketi. Ana bilgisayarlar. Amdahl ortaklığı. Unıx.

Art restoration : Eski veya hazar görmüş sanat eserlerini iyi duruma getirmek için yapılan onarma. Sanat restorasyonu.

Aggregate corporation : Ortaklık. Birden çok kişilerce kurulan ortaklık. Şirketler birliği. Konsorsiyum. Çok ortaklı şirket.

Area of deterioration : Konutların ve öbür toplumsal hizmetlerin düşük nitelikli olduğu, insanları arasında da hırsızlık, saldırı, cinsel sapma ve sapıtmalar gibi türlü toplumsal bozuklukların yaygın bulunduğu yerleşme (genellikle kent) bölgesi. Bozulma bölgesi.

Amelioration : Anlam yücelmesi. Ameliyorasyon. Islah. Tadil. İyileştirme. İyileşme. Düzeltme. Gelişme. İmar ve ihya etme. Düzelme.

 

İngilizce Oration Türkçe anlamı, Oration eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oration ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conversation : Muhavere. Sakım. Laf. Hareket. İletişim. Bireyler arasında geçen ve ölçünlü bir gidişi olmamakla birlikte bilgi amaçlı konuşma. Muhabbet. Cinsel birleşme. Konuşu.

Homily : Dini öğüt. Vaaz. Uzun ve sıkıcı nasihat. Vaız veya hitabe. Uzun konuşma.

Orations : Söylevler.

Speech : Söyleşmelerde ya da söyleşmeler dışında kullanılan her çeşit sözcükten oluşan ses. Söz. Düşünceyi sözle ifade etme işi. aynı dili konuşan bireyler arasında sözle anlaşma biçimi. Savunma. Söz söyleme. Konuşma tarzı. Demeç. Tekellüm.

Colloquiums : Meslektaşlar toplantısı. Belirli bir konunun tartışıldığı seminer. Belirli bir konunun analiz edildiği veya tartışıldığı konferans. Seminer. Kolokyum. Müzakere. Bir sorunu incelemek için yapılan toplantı.

Discourses : Söylem. Araştırma. Söylemek. Bahsetmek. Konuşmak. Söylev vermek. Ciddi ve ayrıntılı bir şekilde yazmak. Üzerinde durmak.

Causerie : Söyleşi. Makale (sohbet biçiminde). Sohbet. Çene çalma. Gevezelik.

Dialoguing : Görüşme.

Peroration : Söylevin sonu. Sıkıcı konuşma. Uzun ve sıkıcı konuşma. Söylev sonu.

Declamations : Ayta. Bağırıp çağırma. Hitabet. Çatma. Belagat. Heyecanlı konuşma. Konuşma sanatı. Hitap etme.

Oration synonyms : conversations, oratory, harangue, dialog, discourse, concourses, allocution, colloquium, speeches, colloquy, homilies, disquisition, causeries, chin wag, dialogue, speeching, sermons, sermonic, declamation, discoursed, sermon, deliveries, colloquies, concourse, sermoning, address, adlocution, delivery, dissertations, dissertation, disquisitions.

Oration ingilizce tanımı, definition of Oration

Oration kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Distinguished from an argument in court, a popular harangue, a sermon, a lecture, etc. Especially, a discourse having reference to some special occasion, as a funeral, an anniversary, a celebration, or the like. To deliver an oration. As, Webster`s oration at Bunker Hill. An elaborate discourse, delivered in public, treating an important subject in a formal and dignified manner.