Söylev nedir, Söylev ne demek
- Bir topluluğa düşünceler, duygular aşılamak amacıyla söylenen, uzunca, coşkulu ve güzel söz, nutuk, hitabe

"Söylev" ile ilgili cümle
- "Bir aralık elinde tahta çantalı birisi, kahvenin önündeki halka karşı bir söylev çekmeye başladı." - F. Otyam
Edebi terim anlamı:
Dinleyicileri bir dâvaya inandırmak veya onlara bir telkin yapmak amaciyle söylenen söz.
Bilimsel terim anlamı:
Bir topluluğa düşünceler, duygular aşılamak amacıyla söylenen coşkun, güzel söz. Türleri için bk. toplumsal söylev, siyasal söylev, tüzel söylev, askerî söylev, savunma söylevi, ağıt söylevi.
Osmanlıca Söylev ne demek? Söylev Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
nutuk
Söylev hakkında bilgiler
Söylev, nutuk veya hitabet, dinleyicilere belli bir fikri, bir duyguyu aşılamak için söylenen uzunca sözlere denir. Söylev, heyecanlandırarak bir fikri aşılamaktır.
Söylevlerin konuları, çoğunlukla; toplumsal fikirler, toplumsal ve ulusal dâva ve olaylardır. Törenlerde, ulusal günlerde, yıldönümlerinde, mitinglerde toplanan geniş halk kitlelerine ve topluluklara heyecan vermek, genel fikirleri anlatmak amacıyla hitap etmek veya meclis kürsüsünden siyasal ve ulusal dâvaları savunmak da söylevin niteliklerindendir.
Söylev tanımı, anlamı:
Duygu : Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Duyularla algılama, his. Önsezi. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim.
Aşılamak : Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak. Başkasına hastalık geçirmek. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak. Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek. Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek.
Söylev vermek : Bir topluluğa düşünceler, duygular aşılamak amacıyla coşkulu ve güzel söz söylemek.
Söylevci : Bir topluluk karşısında konuşan kimse.
Söylevcilik : Söylevci olma durumu.
Toplu : Topu olan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Bir arada, bütün, kombine. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Vücutça dolgun.
Düşüncel : Gerçekte olmayıp yalnızca düşüncede, tasarım içinde var olan. Yalnız düşünce ile kavranabilen.
Coşkulu : Coşkusu olan.
Nutuk : Söz, konuşma. Söylev.
Hitabe : Söylev.
Dinleyici : Kayıtlı olmadığı hâlde derslere dışarıdan devam eden kimse. Söylenen veya çalınan bir şeyi dinleyen kimse.
Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).
Söylev başlangıcı : Söyleve başlarken uygun bir girişten sonra, konu ve konuyu gerektiren etmenler üzerine söylenen birkaç söz. (Kavrayıcı ve, dikkatleri toplayacak nitelikte olması gerekir.) bk. söylev.
Diğer dillerde Söylev anlamı nedir?
İngilizce'de Söylev ne demek? : [Nutuk] n. speech, discourse, oration, address, allocution, dissertation, harangue, sermon
Fransızca'da Söylev : discours [le], allocution [la], harangue [la], topo [le]
Almanca'da Söylev : n. Rede
Rusça'da Söylev : n. речь (F)

Bu kısımda Söylev nedir? Söylev ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Söylev tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Söylev hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.