Piercing türkçesi Piercing nedir
- Delip geçen.
- (soğuk) içe işleyen.
- (ses) güçlü.
- İçine işleyen.
- Sert.
- Delme.
- Delici.
- Delen.
- Pirsing.
- Delik açma.
- Tiz.
- Oyma.
- Keskin.
Piercing ile ilgili cümleler
English: It was piercingly cold outside.
Turkish: Dışarıda çok sert bir soğuk vardı.
Piercing ingilizcede ne demek, Piercing nerede nasıl kullanılır?
Piercing and sucking type : İki kanatlılarda (diptera) görülen ve delip emmeye uygun bir biçimde değişmiş olan ağız parçası. Delip emici tip.
Armor piercing shell : Zırh delici mermi. Zırh delip geçebilen mermi.
Armour piercing bomb : Zırh delici bomba.
Armour piercing bullet : Zırh delici piyade mermisi. Zırh delici mermi.
Armour piercing incendiary : Zırh delici yangın mermisi.
Armor piercing : Zırh delen.
Pierced : Delik. Nüfuz etmek. Delinmiş. Delik açmak. İçinden geçmek. Deşik. Delip geçmek. Delmek. İşlemek.
Armour piercing : Zırhı delen. Zırh delici. Zırh delme (mermi için). Zırh delen.
Piercer : Delikçi. Delici. Delikler açan. Delgeç.
Pierce : Nüfuz etmek. İçine işlemek. Bıçaklamak. Delik açmak. Delmek. Etkilemek. İşlemek. İçinden geçmek. Delip geçmek. Delmek (deri vb).
İngilizce Piercing Türkçe anlamı, Piercing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Piercing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Drillings : Talim. Sondaj yapma. Diril. Matkap. Sondaj.
Lancinate : Bıçaklamak. Yarmak. Koparmak. Yırtmak. Delmek. Delik açmak.
Cavitations : Kavitasyon. Çukurlaşma. Kabarcık. Boşluk. Oyuk. Boşluk oluşumu. Boşlama. Kovuklanma.
Drilling : Matkap. Diril. Sondaj. Sondajlama. Sondaj yapma. Talim.
Needling : (tıp) yumuşak katarakt disseksiyonu. Özellikle göz merceğinde gerçekleştirilen bir çeşit ameliyat (tıp). İğne ile delme.
Carvings : Kıvırcık. Oyma işi. Oymacılık. Kazı. Oyma eser. Hakketme. Oyularak yapılmış eser. Hakkaklık.
Adamant : Dik başlı. İnatçı. Hoşgörüsüz. Çok sert. Çok sert efsanevi bir taş. Katı. Son derece kararlı.
Burler : Dikenli tohum kabuğu. (yün) pıtrağını çıkarmak. Pıtrağını çıkarmak. Bur. Tohumun dikenli kabuğu. Çapak almak. Yün pıtrağını çıkarmak. Kozalak.
Profounder : Derin. İçe işleyen. Şiddetli. Bilge. Engin. Derya. Adamakıllı. Çok derin. Etkili.
Well drilling : Kuyu kazma. Sondaj yapma. Doğal kaynak (petrol, doğalgaz vs) çıkarmak için yeryüzünde delik açılması işlemi.
Piercing synonyms : pip, acutes, deepening, blazing, reediest, chiselled, penetrations, shrills, all pervading, sharpest, forthwith, penetrative, needlings, escallops, stabbing, borers, lancinating, escallop, reedy, astringents, penetrating, etchings, impalers, shrill, driller, aspirated, shriller, shrillest, penetrator, engraved, glyphs, acerbic, shrilled.
Piercing zıt anlamlı kelimeler, Piercing kelime anlamı
Dull : Duygusuz. Soluk. Tatsız. Ağır. Ruhsuz. Matlaştırmak. Sıkıcı. Fersiz. Hafifletmek. Kalın kafalı.
Piercing antonyms : unperceptive.
Piercing ingilizce tanımı, definition of Piercing
Piercing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Penetrating. Used also figuratively. As, a piercing instrument, or thrust. Forcibly entering, or adapted to enter, at or by a point. Perforating. Keen.

Bu kısımda Piercing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Piercing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Piercing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Piercing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.