Needling türkçesi Needling nedir

  • Özellikle göz merceğinde gerçekleştirilen bir çeşit ameliyat (tıp).
  • Delme.
  • (tıp) yumuşak katarakt disseksiyonu.
  • İğne ile delme.

Needling ingilizcede ne demek, Needling nerede nasıl kullanılır?

Needlings : Özellikle göz merceğinde gerçekleştirilen bir çeşit ameliyat (tıp). İğne ile delme. Delme.

Needle : Şırınga iğnesi. Ağ iğnesi. Kimi genç dağlarda görülen, iğne gibi ince uçlarla son bulan dorukların her biri. Doruk sivrisi. Tığ. Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Laf sokmak. İğnelemek. Dalga geçmek. Şiş.

Needle bath : Çok ince delikli duş. Duş (tazyikli).

Needle bearing : Yatak iğnesi. Bilyeli yatak. İğneli rulman. İğne rulman. Masura rulman. İğne yatağı. Küçük metal toplar içeren rulman. İğne yataklı rulman. İğneli yatak. Masuralı rulman.

Needle case : İğne kutusu. İğne saklamak için kullanılan kutu.

Needle rolling bearing : Çok dar yerlerde kullanılan, kayıcı örgen olarak iğneye benzer, ince uzun, yuvgusal makaralardan oluşan, sürtünmesiz yatak. İğneli yatak.

Needle in a haystack : Yapılması veya bulunması neredeyse imkansız olan bir şey (samanlıkta iğne aramak gibi atasözünün bir parçası). Samanlıkta iğne aramak.

Needle holder : Dikiş uygularken iğneyi tutmaya yarayan aygıt, portekü. İğne tutucu. İğne tutucusu. İğne tutan.

 

Needle nose pliers : Kargaburun pense. Kargaburun.

Needle shaped : İğne biçiminde. İnce uzun ve sivri. İğne gibi. İğneye benzeyen.

İngilizce Needling Türkçe anlamı, Needling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Needling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tightness : Gerginlik. Azlık. Geçirmezlik. Su sızdırmazlık. Kesatlık. Sızdırmazlık. Zorluk. Sıkılık. Yokluk. Darlık.

Complex : Güçlük. Çapraşık. Çeşitli öğelerden oluşan karma bütünlük ya da bileşenlerini amaçlı bir birlik içinde toplayan örüntü. Karmaşa. Karışık şey. Karmaşık örüm. Site. Yalın olmayan.2- çözeltide kendisini oluşturan parçalara iki yönlü olarak ayrışan bir yükün ya da bileşik. Karmaşık. Saplantı.

Humbleness : Alçakgönüllülük. Tevazu. Alçak gönüllülük.

Apathy : Bir bireyde, toplumsal kümede ya da toplumda nesnelere, olaylara karşı herhangi bir duygu, bir coşku uyanmaması, eylemde bulunmaya itecek herhangi bir ilgi ve dürtünün olmaması durumu. Dış etkilere, özellikle duyusal izlenimlere karşı ilgisizlik biçiminde beliren ve geri zekalılarda çok görülen bir durum. Lakayıtlık. Duyarsızlık. Hissizlik. Duyumsamazlık. Cansızlık. İlgisizlik. İhmal. Uyuşukluk.

Lancination : Yırtma. Bıçaklama. Yarma. Delik açma. Koparma.

Bravery : Keleşlik. Dövüşkenlik. İhtişam. Şecaat. Yiğitlik. Mertlik. Görkem. Cesurluk. Babayiğitlik. Alplık.

Perforations : Bir dizi delikten biri. Delik açma. Bir dizi delik açma. Delinme. Perforaj. Perfore. Delik. Zımba deliği.

Penetration : İçine işlemek, içine girmek, içinden geçmek. Girim. Feraset. Nüfuz etme. Gizlice girme. Penetrasyon. Nüfuz. İçe işleme. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Ungratefulness : Hainlik. İyilik bilmezlik. Nankörlük. Küfran.

Lancinating : Yırtma. Bıçaklamak. Yırtmak. Bıçaklama. Delmek. Koparmak. Yarmak. Delik açmak.

Needling synonyms : philia, pleasance, somaesthesia, somesthesia, pip, somatic sensation, affectionateness, somatesthesia, enthusiasm, passionateness, constriction, sensitivity, perforation, glow, forare, sentiment, unconcern, pridefulness, expectation, agitation, ambivalence, sexual urge, mood, drillings, devastation, calmness, fondness, passion, sympathy, hope, piercing, pang, drilling.

Needling zıt anlamlı kelimeler, Needling kelime anlamı

Gratitude : Memnuniyet. Kadirşinaslık. Şükür. Değerbilirlik. Gönül borcu. İyilikbilirlik. Minnet. Şükran. Minnettarlık.

Pain : Acıtmak. Baş belası. İncitmek. Istırap. Ağrı. Acı. Kalbini kırmak. Eziyet etmek. Kırmak. Acı çekmek.

Liking : Zevk. Sevgi. Beğeni. Beğenme. Meyil. Alaka. İlgi. Düşkünlük. Hoşlanma. Sempati.

Needling antonyms : unintrusive, agitation, ingratitude, concern, gravity, sadness, despair, calmness, hope, humility, pleasure, dislike, pride, levity, happiness, fear.