Needle türkçesi Needle nedir
- İğne ile delmek.
- Şiş.
- Sataşmak.
- Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Ağ iğnesi.
- Dalga geçmek.
- Şırınga iğnesi.
- Mekik.
- İğne.
- Kimi genç dağlarda görülen, iğne gibi ince uçlarla son bulan dorukların her biri.
- Alkol derecesini artırmak.
- Dikmek.
- Gözelemeye yarayan, üzerine iplik sarılan boynuz, kemik, ağaç, metal ve plastikten yapılan uzunluğunca olan büyüklüğü sarılacak ipliğin kalınlığına ve gözelenecek ağ miktarına bağlı olarak değişen bir araç, ağ iğnesi.
- İbre.
- Laboratuvarda mikrobiyolojik ekim, preparat hazırlama ve izolasyon işlemlerinde kullanılan, uç tarafı iğne biçiminde platin telden oluşan metal çubuk.
- Sinirlendirmek.
- Dikiş iğnesi.
- Doruk sivrisi.
- İğnelemek.
- Tığ.
- Dokundurmak.
- Pikap iğnesi.
- Laf sokmak.
- Alay etmek.
Needle ile ilgili cümleler
English: Ali picked a needle up off the floor.
Turkish: Ali yerden bir iğne aldı.
English: It is easier for a camel to pass through the eye of a needle than for a rich man to enter the kingdom of God.
Turkish: Bir devenin bir iğnenin deliğinden geçmesi bir zengin kişinin Tanrı'nın krallığına girmesinden daha kolaydır.
English: Do you know why cactus have needles?
Turkish: Kaktüslerin neden iğneleri olduğunu biliyor musunuz?
English: Compass needles point to the north.
Turkish: Pusula ibreleri kuzeyi gösterir.
English: I cannot sew buttons on this jacket. I need a stonger needle.
Turkish: Düğmeleri bu cekete dikemiyorum. Daha güçlü bir iğneye ihtiyacım var.
Needle ingilizcede ne demek, Needle nerede nasıl kullanılır?
Needle bath : Duş (tazyikli). Çok ince delikli duş.
Needle bearing : İğneli rulman. Küçük metal toplar içeren rulman. İğne yatak. İğne yatağı. Bilyeli yatak. İğne yataklı rulman. Yatak iğnesi. Masuralı rulman. İğneli yatak. Masura rulman.
Needle case : İğne kutusu. İğne saklamak için kullanılan kutu.
Needle eye : Yurdu. İğne deliği. İğne gözü.
Needle fall : Çam iğnesinin düşmesi.
Needle gun : İçine ince enjektörler yerleştirerek patlatılan kendi fulminatını taşıyan arka kısmı fişek ile doldurulan tabanca.
Needle jet : İğneli jikle.
Needle in a haystack : Yapılması veya bulunması neredeyse imkansız olan bir şey (samanlıkta iğne aramak gibi atasözünün bir parçası). Samanlıkta iğne aramak.
Needle rolling bearing : İğneli yatak. Çok dar yerlerde kullanılan, kayıcı örgen olarak iğneye benzer, ince uzun, yuvgusal makaralardan oluşan, sürtünmesiz yatak.
Needle time : Plak çalma zamanı (radyo).
İngilizce Needle Türkçe anlamı, Needle eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Needle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Give the pip : Sıkmak. Canını sıkmak.
Broach : Delik açmak. İleri sürmek. Konuya girmek. Şişlemek. Del. Açmak (bir konuyu). Konu açmak. Çekmek. Delmek.
Fleered : İstihza. Taşlamak. Küçümsemek. Alayla gülümsemek. Taklit etmek. Eğlenme. Alay. Eğlenmek.
Banters : Laklak etmek. Sohbet. Alay. Hafif konuşma. Şakalaşmak. Takılma. Takılmak. Şaka. Takılmak (argo terim).
Acerbated : Huysuzlaştırmak. Acılaştırmak. Sabrını tüketmek.
Prickers : Delen şey. Delici cisim. Biz. Diken. Ocak sürgüsü.
Crochet needle : Oya iğnesi.
Constructing : İnşa etme. Bloklama. Düzenlemek. İnşaat. Kurmak. İnşa etmek. Çizmek.
Hypes : Aldatıcı reklam. Heyecanlandırmak. Uyuşturucu madde. Abartılı reklam. Yutturmaca. Şırınga. Yanıltıcı reklam yapmak. Aldatıcı. Uyuşturucu bağımlısı.
Needle synonyms : acerate leaf, needled, knife, burlesqued, pricker, engrafting, cottar, discomfiting, annoys, prickles, spatchcock, prick, cockbill, burlesquing, anger, aggravate, quipped, prickle, burlesque, indices, allude, angers, hint, cockler, fishhooks, arrowing, blain, knitting needle, fleering, cock, prickled, acerbating, simple leaf.
Needle zıt anlamlı kelimeler, Needle kelime anlamı
Compound : Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek). Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Birkaç elementden yapılmış madde. Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Bileşik. Birleşik.
Needle ingilizce tanımı, definition of Needle
Needle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To form in the shape of a needle. As, to needle crystals. A small instrument of steel, sharply pointed at one end, with an eye to receive a thread, used in sewing. To form needles. To crystallize in the form of needles.

Bu kısımda Needle kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Needle ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Needle anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Needle ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.