Arcuation türkçesi Arcuation nedir

Arcuation ingilizcede ne demek, Arcuation nerede nasıl kullanılır?

Arcuate : Kavisli. Eğri. Bükümlü. Yay-şekilli. Bükülmüş. Arkuat.

Arcuated : Kavisli.

Arcuately : Arkuat halde. Kavisli bir şekilde. Yaysı olarak.

Arcuatus : Arkuatus. Kavisli, yay biçiminde bükülmüş.

Arteria arcuatae : Etçillerde, tarso-metatarsal eklem civarında a. dorsalis pedis'ten ayrılan, kemik üzerinde transversal seyreden ve aa. metatarsae dorsales ıı-ıv'ü veren damar. Arterya arkuata.

Zona arcuata : Zona arkuata. Zona glomeruloza.

Arcuare : Bükme. Arkuare.

Arcualis : Arkualis. Yaya ait, kemere ait olan.

İngilizce Arcuation Türkçe anlamı, Arcuation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Arcuation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Camber : Dışbükey yapmak. Bombeleşmek. Tekerlek yatıklığı. Kamber açısı. Bombe. Tekerlek boylam düzleminin düşey düzleme olan eğikliği. Şişkinlik. Yatıklık. Kabarıklık.

Bowings : Eğilme (kaplama).

Indictment : İthamname. İttihamname. Suçlama. Yakınma. Şikayet name. İddianame. Töhmet. Dava açma. İtham. Mahkemeye verme.

Winding : Dolam. Dönemeç. Sarım. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Döndürme. Yılankavi. Dolambaçlı. Dolambaç. Sarmal. Dolama.

 

Lift : Havalanmak. Yükselmek. Kaldırmak. Çalmak. Yükseltmek. Yürütmek. Yukarı kaldırmak. Çıkmak. İner-çıkar. Kalkmak.

Curvatures : Bükülme. Eğilme. Kıvrıklık. Eğim derecesi. Eğiliş. Eğrilik derecesi. Eğrilme. Kurvatür. Kavislenme.

Pull : Asılmak. Çekme. İltimas. Doldurmak. Girmek. Çekiştirmek. Çekmek. Torpil. Koymak. Çevirmek (iş).

Pushing : Girişken. Kol ya da öteki vücut bölümlerini gerici kas gücü ile çalıştırarak bir direnci uzaklaştırma. İtici. Sataşkan. Sıkılmaz. Sırnaşık. Pişkin. İtiş. Atak.

Beveller : Eğim. Şev vermek. Şevlemek. Eğimli yapmak. Pah. Eğim vermek. Eğimli hale alet. Eğmek. Pahlayan alet. Açı.

Barrel vault : Beşiktonoz. Beşik tonos. Beşik tonoz. Silindirik tonoz. Beşik kemer.

Arcuation synonyms : human action, human activity, blame game, forcing out, act, bevels, loops, preferment, vaulting, dome, bevellers, sky, self accusation, wheeling, complaint, launch, bowl, throw, drive, curvature, imputation, information, cupola, anticline, accusal, allegation, bumpiness, rotundas, expulsion, blame, loop, implication, incrimination.

Arcuation ingilizce tanımı, definition of Arcuation

Arcuation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of bending or curving. The state of being bent. Incurvation. Crookedness.