Beveller türkçesi Beveller nedir

  • Şev vermek.
  • Şev hale getiren alet.
  • Pah.
  • Oynar kollu gönye.
  • Eğim vermek.
  • Eğimli yapmak.
  • Açı.
  • Eğrilik.
  • Pahlayan alet.
  • Eğim.
  • Eğmek.
  • Şevlemek.
  • Eğimli hale alet.

Beveller ingilizcede ne demek, Beveller nerede nasıl kullanılır?

Bevellers : Eğrilik. Şev vermek. Şev hale getiren alet. Eğmek. Şevlemek. Eğim vermek. Pah. Eğimli hale alet. Açı. Eğimli yapmak.

Bevelled : Şevli. Konik. Pahlı. Eğimli. Şev. Pahlanmış. Eğri.

Bevelled face : Pahlı yüz. Konik yüz. Konik yüz.

Bevelled gear : Ayna mahruti dişli. Konik dişli. Konik dişli.

Bevelled rivet : Konik perçin. Konik perçin.

Bevelling : Yiv açma. Kenar kırma. Eğim vermek. Eğik kesmek. Üstüne uydurma. Bizote yapma. Eğimli yapmak. Pahlama. Eğim verme. Şivleme.

Bevel gear bearing : Ayna dişli yatağı. Konik dişli yatağı.

Bevel edge : Şivli kenar.

Bevel gear : Kesişen eş düzlemli dingillerde güç aktarımını sağlayan dişli türü. Konik dişli. Mahruti dişli. Dişli yüzeyleri ara mili paralel olmayan bir şekilde birleştirebilen biçimde kesilmiş dişli çiftlerinden biri. Ayna dişli.

Bevel seat : Konik yatak. Konik yatak.

İngilizce Beveller Türkçe anlamı, Beveller eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beveller ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Celebrator : Kutlayan kimse. Kutlama yapan kimse.

Curvature : Kıvrıklık. Bükülme. Eğilme. Eğrilik derecesi. Eğim derecesi. Eğrilme. Kavislenme. Eğiliş. Kurvatür.

Bevels : Eğik kesmek.

Benting : Yetenek. Bükük. Çok istemek. Eğilim. Bükülmüş. Azmetmek. Kır. Çimenlik. Meyil.

Celebrant : Papaz (aşai rabbani ayininde). Dini bir ayine liderlik eden kişi. Törene katılan kimse.

Camera angle : Kamera açısı. Alıcı açısı. Filme alınan veya fotoğraflanan bir şeyin açısı.

Elevation : Bayır. Kaldırma. Deniz seviyesine oranla yükseklik. Terfi. Yükselme. Yükseltme. İrtifa. Moral verme. Yükseklik. Bir yıldızın, bir gökcisminin gözerimi düzleminden yukarı doğru açısal uzaklığı; deniz yüzeyinden ya da herhangi bir düzlemden yukarı doğru uzaklık.

Beveling : Pahlama. Yiv açma. Kenar kırma. Şivleme. Eğimli bileme. Bizote yapma. Üstüne uydurma. Eğim verme.

Buckles : İliştirmek. Yenilgiyi kabul etmek. Boyun eğmek. Toka. Çökmeye başlamak. Bükülmek. Toka ile tutturmak. Bükmek. Yer yer kabarmak.

Chamfer : Oluk. Oluk açmak. Yiv. Meyilli bir kenar. Kanal. Şev yapmak. Şev. Yiv açmak.

Beveller synonyms : celebrater, merrymaker, contorting, bowings, roisterer, leveler, featheredges, bends, contort, perspective, bow, bevelling, camber, declinations, curve, bend, bevellers, splay, canting, bents, arcuation, cant, declination, bowing, deviousness, contorts, bumpiness, crookedness, curvatures, radical, polycylic aromatic hydrocarbons, angularness, cambers.