Articulating türkçesi Articulating nedir

  • Telaffuz etmek.
  • Hecelemek.
  • Düzgün bir biçimde ifade etme.
  • Eklemlerle birleştirmek.
  • Tane tane söylemek.
  • Açıkça söylemek.
  • Açık seçik belirtmek.

Articulating ingilizcede ne demek, Articulating nerede nasıl kullanılır?

Disarticulating : Eklem yerlerinden ayırmak. Eklem yerlerinden parçalamak. Ayırmak. Parçaları eklem yerlerinden ayırmak.

Articulatio : Eklem. İskelet sistemini oluşturan kemikler arasındaki işlevsel bağlantıyı sağlayan ögeler, artikulasyo, oynak. Oynak.

Articulatio composita : Bileşik eklem. İkiden fazla kemiğin katkısıyla oluşan eklem, artikulasyo komposita.

Articulatio coxae : Caput ossis femoris ile acetabulum arasında oluşan eklem, artikulasyo koksa. Kalça eklemi.

Articulatio ellipsoidea : Hareketi sagittal ve transversal iki eksende olabilen, eklem çıkıntısı elips biçiminde olan eklem, artikulasyo elipsoidea. Elipsoit eklem.

Articulation disorder : Çocuğun, anadilindeki bağımsız ve bileşik sesleri doğru, anlaşılır biçimde çıkaramayışı, genellikle sözcüklerin son seslerini söyleyemeyişi ya da güç sesler yerine kolayına gelen sesleri söylemesi. Boğumlanma bozukluğu. Telaffuz bozukluğu. Seslendirme bozukluğu.

Articulatio spheroidea : Eklem çıkıntısı küre biçiminde olan eklem türü, artikulasyo sferoidea. Küre eklem.

 

Articulatio plana : Düz eklem. Karşılaşan eklem yüzleri düz ve birbirine iyice intibak etmiş bir eklem türü, artikulasyo plana.

Articulatio humeri : Omuz eklemi. Kürek kemiğinin cavites glenoidalis’i ile kol kemiğinin caput humeris’i arasındaki eklem, artikulasyo humeri.

Holostylistic jaw articulation : Tüm başlı balıklarda (holocephali) palatokuadratumun kondrokranyuma hareket edemeyecek biçimde tümüyle kaynaştığı ve alt çenenin kuadratum bölgesine asıldığı çene bağlantısı. Holostilik çene bağlantısı. Tüm başlı balıklarda (holocephali) palatokuatrumun kondrokranyuma hareket edemeyecek biçimde tümüyle kaynaştığı ve alt çenenin kuatratum bölgesine asıldığı çene bağlantısı.

İngilizce Articulating Türkçe anlamı, Articulating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Articulating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spelled : İmlasını yazmak. Diye okunmak. Yerine çalışmak. Nöbetini devretmek. Anlamına gelmek. Etkilemek. Büyülemek. Hecelenmiş. Hecelenen.

Syllabify : Hecelere ayırmak.

Syllabled : Nota. Soluk-vurgusu. Heceli. Seslem. Soluk-vuruşu. Hece.

Give a voice to : Fikrini belirtmek. Dile getirmek.

Uttered : Sözle ifade edilen veya anlatılmış. Basmak (çığlık). Atmak (çığlık). Söylemek. Ses çıkarmak. İfade etmek. Açığa vurmak. Dile getirmek. Piyasaya sürmek (sahte para vb.).

Articulatory : Mafsallı. Parçalara bölünmüş (fonatik).

Avow : Beyan etmek. İtiraf etmek. İlan. İtiraf etme. İtiraf. Kabul ve teyit etmek. Kabul etme. Kabul. İkrar.

Utter : İfade etmek. Bütün. Mutlak. Buyurmak. Ses çıkarmak. Su katılmadık. Basmak. Basmak (çığlık). Çıkarmak (inilti veya ses). Kesin.

 

Enunciates : Tellaffuz etmek. Kesinlikle ifade etmek. Düşünce belli etmek. Bildirmek. Kesin ifade etmek. Düşüncelerini açıkça belirtmek. İddia etmek. İlan etmek. İleri sürmek.

Pronunciation : Dil seslerinin çıkarılışları sırasında ses organlarının yaptığı hareketlerin bütünü; kelimelerin, seslerin boğumlanma hareketlerine bağlı söylenişi. Söyleniş. Söyleyiş. Okunuş. Telaffuz. Sesletim. Söylem.

Articulating synonyms : sandhi, retroflection, affrication, mouth, enunciate, pronounce, utters, articulates, uttering, avows, syllabicate, syllabifying, aspiration, pronouncing, diction, syllabise, thickness, make no secret of, labialise, trill, pronounces, spell out, syllabize, professes, enunciation, epenthesis, labialize, spoke out, spoken out, spell, mouthing, syllabifies, syncope.