Ashore türkçesi Ashore nedir
- Sahilde.
- Karaya.
- Karada.
- Kıyıya.
- Kıyıda.
Ashore ile ilgili cümleler
English: Instead of going ashore, we stayed on the ship.
Turkish: Kıyıya gitme yerine gemide kaldık.
English: We go to the seashore in the summer.
Turkish: Biz yazın deniz kenarına gideriz.
English: We're not going ashore.
Turkish: Kıyıya gitmiyoruz.
English: The swimmer, Cindy Nicholas, barely made it ashore at Dover at the end of the exhausting swim, but a spokesman from the Channel Swimming Association announced that she was in very good shape.
Turkish: Yüzücü, Cindy Nicholas, yorucu bir yüzmenin sonunda zorlukla Daver'de kıyıya vardı fakat Kanal Yüzme Derneğinden bir sözcü onun çok iyi bir durumda olduğunu duyurdu.
English: If only I were rich, I would buy a villa on the seashore.
Turkish: Keşke zengin olsaydım. Deniz kenarında bir villa satın alırdım.
Ashore ingilizcede ne demek, Ashore nerede nasıl kullanılır?
Come ashore : Sahile çıkmak. Kıyıya çıkmak. Kıyıya vurmak. Sahile vurmak. Kıyıya gelmek. Sahile gelmek.
Get ashore : Karaya çıkarmak.
Go ashore : Karaya oturmak. Karaya gitmek. Karaya ayak basmak. Karaya çıkmak. Kıyıya çıkmak.
Wash ashore : Sahile vurmak. Sahile atmak. Kıyıya vurmak.
Sandy seashore : Kumsal.
Seashore : Kıyı. Sahil. Karanın denize yakın olan kesimi. Lebiderya. Denizlerin, yapay ve doğal göllerin kıyı çizgisi boyunca uzanan kara parçası. Deniz kenarı. Deniz kıyısı. Sahil kenarı.
Seashores : Karanın denize yakın olan kesimi. Kıyı. Lebiderya. Sahil. Deniz kenarı. Deniz kıyısı. Sahil kenarı.
Ultrashort : Ultra kısa. Ültra kısa.
Cashomat : Bankamatik. Otomatik bilet makinası.
Ultrashort waves : Ultra kısa dalga. Dalga boylan 10 m. ile 3 cm. arasında bulunan akımmıknatıssal dalgalar. Aşırı kısa dalgalar.
İngilizce Ashore Türkçe anlamı, Ashore eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ashore ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
High and dry : Sudan uzakta. Suyun dışında. Güvende. Dımdızlak ortada kalmış. Karaya vurmuş. Çaresiz. Kimsesiz ve çaresiz. Karaya oturmuş. Karada kimsesiz ve çaresiz kalmış.
Overlands : Karadan. Kara. Karayolu ile yapılan. Kara yolu ile yapılan. Kara yoluyla. Kara yolundan. Missouri eyaletinde şehir.
Usmc : Abd deniz piyadeleri. Deniz ve havada savaşmak üzere eğitilmiş olan ve abd deniz kuvvetleri ile birlikte çalışan abd silahlı kuvvetlerinin bir kolu.
On shore : Sahile doğru olan.
Beachside : Sahil üzerinde. Sahile bakan. Sahile nazır. Denize bakan. Sahile yakın. Denize sıfır. Kumsala nazır. Sahil üzerinde veya sahile yakın bulunan. Sahile sıfır.
Onshore : Denizden karaya doğru. Kıyıya yakın olan. Kıyı berisi. Kıyıya yakın. Sahile doğru olan. Denizden karaya doğru esen. Kıyının kara tarafı.
Inshore : Kıyıya doğru. Bir okyanus veya denizin kıyıya yakın olan sığ kısımları. İnşor. Kıyıya yakın. Kıyı yakınında.
Overland : Kara. Kara yolundan. Kara yolu ile yapılan. Karayolu ile yapılan. Kara yoluyla. Karadan. Missouri eyaletinde şehir.
Ashore synonyms : on land.
Ashore ingilizce tanımı, definition of Ashore
Ashore kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : On the land adjacent to water. To the shore. To the land. Aground (when applied to a ship). On shore or on land. Sometimes opposed to aboard or afloat.

Bu kısımda Ashore kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ashore ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ashore anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ashore ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.