At the end of türkçesi At the end of nedir

At the end of ile ilgili cümleler

English: Ali receives a certain amount of pocket money from his wife every week. He puts whatever remains at the end of the week into his piggy bank.
Turkish: Ali her hafta eşinden belirli bir miktar cep harçlığı alır. Haftanın sonunda artan parayı kumbarasına koyar.

English: Ali and Mary left Boston at the end of October.
Turkish: Ali ve Mary ekim ayı sonunda Boston'dan ayrıldı.

English: Ali is giving a concert at the end of this month.
Turkish: Ali bu ayın sonunda bir konser veriyor.

English: Ali was at the end of his rope.
Turkish: Ali yolun sonundaydı.

English: Ali is moving out of town at the end of this month.
Turkish: Ali bu ayın sonunda kasabanın dışına taşınıyor.

At the end of ingilizcede ne demek, At the end of nerede nasıl kullanılır?

At : Da. Bir hareketin hedefini gösterir. Ye. Hatta. A. Nezdinde. Yanında. De. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Bir yeri belirtmek için kullanılır.

The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

End : Erek. Akıbet. Bitmek. Kalkmak. İzmarit. Sona erdirmek. Son vermek. Kafa. Bitiş çekidi.

 

Of : -nin. İle ilgili. -den övünerek bahsetmek. Yüzünden. Li. -den. -dan. Nin. -li. -nın.

At the end : Sonunda. Nihayet.

One can see the light at the end of the tunnel : .

At the end of the day : Sonuçta. Her şeyi göz önünde tutarak. Eninde sonunda. Günün sonunda. Sonunda. Her şey göz önünde bulundurulduğunda. Uzun bir günün sonunda.

At the end of nowhere : Dağ başında. Kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde. Ücra bir yerde. Cehennemin dibinde.

The end of an era : Bir devrin sonu. Bir çağın sonu.

İngilizce At the end of Türkçe anlamı, At the end of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak At the end of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

At the last gasp : Son dakikada. Son anda. Ölümünden hemen önce. Ölüm döşeğinde.

Ultimately : Sonuç olarak. Sonuçta. Nihayetinde. En nihayetinde. Son olarak. Eninde sonunda. En sonunda.

In the long run : Nihayet. Eninde sonunda. En sonunda. Uzun vadede. Zamanla.

In the end : Eninde sonunda. Sonuçta. En sonunda. Nihayet.

Distad : Sonuna doğru. Sona doğru. Merkezden uzağa doğru. Uca doğru.

Eventually : Neticede. Eninde sonunda. Nihayet. Sonuçta. Er ya da geç. En sonunda. Zamanla. Er geç. Sonuç olarak.

At length : Ayrıntılı olarak. Uzun uzadıya. Boylu boyunca en nihayet. Uzun uzun. Enine boyuna. En sonunda. En nihayet. Boylu boyunca. Nihayet.

At the end of the day : Uzun bir günün sonunda. Eninde sonunda. Günün sonunda. Her şeyi göz önünde tutarak. Her şey göz önünde bulundurulduğunda. Sonuçta.

After all : Her şeye karşın. Bütün olan bitenden sonra. Yine de. Nihayet. O kadar şeyden sonra. Zaten. Hiç yoktan. Her ne olursa olsun. Her şeye rağmen.

At last : Hele. Nihayet. En sonunda. Eninde sonunda. Hele şükür.

At the end of synonyms : at long last, in the upshot, finally, definitively, at the end.