In the long run türkçesi In the long run nedir
- Sonunda.
- Zamanla.
- Nihayet.
- Eninde sonunda.
- Uzun vadede.
- En sonunda.
In the long run ile ilgili cümleler
English: I trust that, in the long run, I will not be a loser.
Turkish: Ona güveniyorum, uzun vadede, kaybeden ben olmayacağım.
English: Honesty will pay in the long run.
Turkish: Dürüstlük uzun vadede karşılığını alır.
English: Your effort will be rewarded in the long run.
Turkish: Çabanız uzun vadede ödüllendirilecektir.
English: In the long run, prices will rise.
Turkish: Uzun vadede, fiyatlar yükselecektir.
English: We will become happy in the long run.
Turkish: Uzun dönemde mutlu olacağız.
In the long run ingilizcede ne demek, In the long run nerede nasıl kullanılır?
In : İçinde. Tutulan. Da. İç. İçine. Halinde. İçeri doğru yönelen. İktidardaki. De. İçeri.
The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.
Long : Özlemek. Arzu etmek. Susamak. Can atmak. Özlemini çekmek. Hasret olmak. Gözlemek. Uzun. İstemek. Hasretini çekmek.
Run : Çalışmak. Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları. Göstermek (film). Kaçmak. Yarışa katılmak. Yönetmek. İşletmek. Tabanları yağlamak. Geçip gitmek. İşlemek.
In the long term : Uzun vadede. Uzun dönemde. İleride.
In the long view : Velhasıl. Neticede. Sonuç olarak. Sonuçta. Özetle.
In the act : Cinsel ilişki sırasında. Çalışır halde. Suçüstü. Eylem halinde. Eylemde. İşbaşında.
In the act of : Halde. Halinde.
In the abstract : Genel olarak. Kuramsal olarak. Nazari olarak. Kavram olarak. Teoride.
İngilizce In the long run Türkçe anlamı, In the long run eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak In the long run ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Extremity : Zirve. Son. Had. Uç. Sınır. Bir görüş, kanı ya da tutumun en uç biçimiyle benimsenme durumu. Büyük üzüntü. Ekstremite. Etraf ya da uç parçaları. omurgasız hayvanlarda bölütlere (segment) bağlı olan ve belirli görevleri bulunan hareket edebilen uzantılar, kollar, bacaklar, kanatlar, duyargalar, ağız parçaları. Aşırılık.
After all : O kadar şeyden sonra. Buna karşın. Sonuç olarak. Her şeye karşın. Her ne olursa olsun. Hiç yoktan. Neticede. Bütün olan bitenden sonra.
At the end of the day : Günün sonunda. Uzun bir günün sonunda. Her şeyi göz önünde tutarak. Her şey göz önünde bulundurulduğunda. Sonuçta.
Finis : Hitam. Son.
At length : Ayrıntılı. Ayrıntılı olarak. Uzun uzadıya. Boylu boyunca. En nihayet. Uzun uzun. Enine boyuna.
Definitively : Şüphesiz. Nihai olarak. Muhakkak. Belirli olarak. Kesinlikle. Kararlı bir şekilde. Kesin olarak. Eksiksizce. Açık bir şekilde.
In due course : Vaktinde veya zamanında. Vaktinde. Vakti gelince. Bilmünasebe. Zamanı gelince. Sırası geldiğinde. Zamanında. Sırası gelince.
In course of time : Zamanın akışı içinde.
In the long run synonyms : in process of time, in the upshot, at the end of, at the end, with time, on the long view, in the long term, at last, in the course of time, in time, with the lapse of time, distad, sooner or later, at most, at the last gasp, at best, eventually, finally, at full length, over time, in the end, by and by, at long last, in the process of time, conclusion, ending, ultimately.

Bu kısımda In the long run kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede In the long run ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce In the long run anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz In the long run ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.