In the act türkçesi In the act nedir
- Suçüstü.
- Çalışır halde.
- İşbaşında.
- Eylem halinde.
- Cinsel ilişki sırasında.
- Eylemde.
In the act ile ilgili cümleler
English: He was caught in the act of pickpocketing.
Turkish: O, yankesicilik eyleminde yakalandı.
English: He was caught in the act of stealing.
Turkish: Hırsızlık yaparken yakalandı.
English: The police arrested the pickpocket in the act.
Turkish: Polis yankesiciyi suçüstünde yakaladı.
English: The thief was caught in the act.
Turkish: Hırsız suçüstü yakalandı.
In the act ingilizcede ne demek, In the act nerede nasıl kullanılır?
In : İçine. Olarak. İçinde. İçeri. Halinde. Mevsimi gelmiş. Çok moda olan. İçeriye. İçeri doğru yönelen. İç.
The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.
Act : Edim. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Eylem. Numara yapmak. Yapmak. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak. Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri bk. perde. Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek. Oynamak (rol). -e etkimek.
In the act of : Halinde. Halde.
Be caught in the act : Yanlış bir şey yaparken yakalanmak. İş başında yakalanmak. İş başında basılmak. Suçüstü yakalanmak. İş üstünde yakalanmak. Suç işlerken basılmak.
Caught in the act : Suçüstü yakalanmış. Cürmü meşhut halinde yakalanmış. Cürmümeşhut.
In the aggregate : Toplam olarak. Bir bütün olarak. Hep birlikte.
In the air : Kararlaştırılmamış. Ortalıkta dolaşan. Kritik noktada. Boşlukta kalmış. Havada kalmış. Karara bağlanmamış. Olası. Askıda. Herkesin aklında. Havada.
In the afternoon : İkindiyin. Öğleden sonra.
Catch someone in the act : Birini suçüstü yakalamak. Suçüstü yakalamak. Bir insanı birşeyler yaparken (genellikle yanlış birşeyler) yakalamak. İş üstünde yakalamak.
İngilizce In the act Türkçe anlamı, In the act eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak In the act ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Switched on : Çalıştırılmış. Açıkgöz. Uyanık. Açmak. Çalıştırmak. Kanı kaynamış. Tetikte. Heyecanlı. Elektriği yakmak.
In gear : İşler halde. İşe hazır. Meşgul. Düzenli. Viteste. İşe koyulmaya hazır. Faaliyet durumunda.
Red handed : Cürmümeşhut. Cürmümeşhut halinde.
In action : Hareket halinde. Muharebe halinde. Faaliyet halinde. Savaş halinde. Bir çeşit operasyonun ortasında.
In flagrante delicto : Cürmü meşhut halinde. Bir suçun işlendiği anda. Bir suç işlenirken. İş üstünde.
On the job : İş ile ilgili. İş başında. Görevde. İş üzerinde. (cinsel vb) iş üzerinde. İnce iş üzerinde. Görev başında.
Flagrante delicto : (latince) suç üstü. Bir suçun tam ortasında. Suç işlerken. Cürmümeşhut.
In commission : Sefere hazır. Vazifeye hazır. İş üstünde. Çalışmaya hazır. Çalışıyor halde. İşe hazır. Çalışan vaziyette. Sefere hazır (gemi).
In the very act : Faaliyet halinde. Çalışırken. Bir işi yerine getirirken.
In the act synonyms : redhanded, on the very fact.

Bu kısımda In the act kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede In the act ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce In the act anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz In the act ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.