Switched on türkçesi Switched on nedir

Switched on ile ilgili cümleler

English: She switched on a machine.
Turkish: O, bir makineyi çalıştırdı.

English: Ali went inside the dark room and switched on the lights.
Turkish: Ali karanlık odaya girdi ve ışıkları açtı.

English: Ali switched on the microphone.
Turkish: Ali mikrofonu açtı.

English: Ali switched on the machine.
Turkish: Ali makineyi çalıştırdı.

English: Have you ever switched on all the lamps of your house?
Turkish: Sen hiç evinin bütün lambalarını açtın mı?

Switched on ingilizcede ne demek, Switched on nerede nasıl kullanılır?

Switched : Anahtarlanmış. Anahtarlamalı. Değişmek. Değiştirmek. Makas değiştirmek. Yer değiştirmek. Dönmek. Sallamak. Vurmak.

On : Üzerinde. İle. Yanmak. Olmakta olan. Giyilmiş. Çakırkeyif. Esnasında. De. Civarında. Yönünde.

Switched connection : Anahtarlanmış bağlantı.

Switched line : Düğmelemeli hat. Aktarmalı hat. Anahtarlanmış hat. Anahtarlamalı hat.

Switched network : Anahtarlamalı ağ.

Switched off : Anahtar. Kumanda kolu.

İngilizce Switched on Türkçe anlamı, Switched on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Switched on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Employs : Bir hizmet veya işte kullanmak. İstihdam etmek. İşe almak. Görev vermek. Harcamak. Sağlamak. İşlendirmek. Eleman çalıştırmak. Kullanmak.

At full cock : Ateşe hazır. Tam kurulu (silah). Tam kurulu silah.

Bares : Soymak. Çıkarmak. Gözle görülür hale getirmek. Açılmak. Açığa vurmak. Çıplak. Açık.

Argus eyed : Keskin gözlü. Dikkatli. Gözleri keskin. Keskin bakışlı. Açık gözlü.

In the act : İşbaşında. Eylem halinde. Cinsel ilişki sırasında. Suçüstü. Eylemde.

Ardent : Şevkli. Çabalı. Işıl ışıl. Coşkulu. Coşkun. Parlak. Ateşli. Gayretkeş. Sıcak. Parlayan.

Wakeful : Tetikte olan. Uyuyamayan. Uykusuz.

Alive : Haberdar. Hayat dolu. Canlı. Farkında. Yaşam dolu. Elektrik yüklü. Faal. Hayatta. Diri.

Cutes : Sevimli. Alt deri. Cici. Kurnaz. Akıllı. Zarif. Şirin. Kütis. Hoş. Derma.

Clearheaded : Kafalı. Temiz ve açık bir şekilde düşünebilir. Sıkıntılı olmayan. Anlayışlı. Aklı başında. Akıllı. Tamamen uyanık. Mantıklı. İyi düşünen.

Switched on synonyms : canniest, actuating, guarded, ablaze, atwitter, adrenalised, vigilant, actuates, acuter, awake, awaked, coach, engage, bared, bring into play, wakefully, alive to, acutes, astir, actuated, agog, awoken, acock, quick on the trigger, cave in, cunning, aroused, agitated, activate, adrenalized, drive, acuminate, crazed.