In the long term türkçesi In the long term nedir

  • [#ileri İleride].
  • Uzun dönemde.
  • Uzun vadede.

In the long term ingilizcede ne demek, In the long term nerede nasıl kullanılır?

In : Tutulan. Da. Dahili. İktidardaki. İçine. Gelmiş olan. İçeri doğru yönelen. Mevsimi gelmiş. Olarak. De.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Long : Uzun. Özlemini çekmek. Hasretini çekmek. Susamak. Hasret olmak. İstemek. Hasret kalmak. Can atmak. Arzu etmek. Özlemek.

Term : Bilim, teknik, sanat, spor, zanaat gibi çeşitli uzmanlık alanlarının kavramlarına verilen sınırlı ve özel anlamdaki ad: radyo, televizyon, bilgisayar, dil bilimi, yüklem, benzeşme, özgül ağırlık, dörtgen, atardamar, yer çekimi vb. Bir borcun ödenmesi veya bir işin yapılması için borcu veren veya işin yapılmasını isteyen kişi tarafından tanınan süre. -e ... adını vermek. Önel. İsim vermek. Anlaşmak. İsimlendirmek. Terim. Demek. Dönem.

In the long run : Eninde sonunda. Uzun vadede. Zamanla. Nihayet. En sonunda. Sonunda.

In the act of : Halinde. Halde.

In the long view : Neticede. Velhasıl. Sonuç olarak. Sonuçta. Özetle.

In the act : Eylem halinde. Eylemde. Çalışır halde. İşbaşında. Cinsel ilişki sırasında. Suçüstü.

 

In the abstract : Teoride. Kavram olarak. Kuramsal olarak. Nazari olarak. Genel olarak.

İngilizce In the long term Türkçe anlamı, In the long term eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In the long term ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hereafter : Ahret. Ahirette. Gelecekte. Bunu müteakip. Öbür dünya. Gelecek. Ölümden sonraki yaşam. Bundan böyle. Ahiret. Bundan sonra.

Onwards : Sonra. İtibaren. İleriye doğru. İlerde. Beri. İleriye. Bu yana. İleri.

Further : İlerlemesini sağlamak. Daha öte. Öteye. Destek olmak. Ötedeki. Başka bir. Başka yere. İleri. Yeni.

Further on : Ötede.

In the long run : Nihayet. Sonunda. Zamanla. En sonunda. Eninde sonunda.

By and by : Birazdan. Çok geçmeden. İlerde. Zamanla. Daha sonra. Az sonra. İlerde yavaş yavaş. Yavaş yavaş. Yakında.

In advance : Peşinen. İşin başında. Önde. Önceden. Zamanından önce. Önünde. Önden (ödeme). Peşin olarak. İleride peşin olarak.

Onward : İleriye doğru. İlerleyen. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. İleriye doğru giden. İlerlemiş. İleriye. İleri. Bu yana. Beri.

Later on : Sonrasında. Devamında. Daha sonrasında. İlerleyen zamanda. İlerleyen zamanlarda. Bilahare. Daha sonraları. Sonradan. Daha sonra.

In days to come : Gelecekte. İstikbalde. Gelecek günlerde. Gelen günlerde. Yakında. Gelecek zamanlarda.

In the long term synonyms : in future, infra, ahead of, ahead, on the long view.