Term nedir, Term ne demek
Term; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Özellikle ABD'nde yemlerin enerjilerinin belirtilmesinde kullanılan 1000 kcal'yi belirten bir ölçü birimi, 0.424 nişasta birimi.
Term ile ilgili Cümleler
- Lütfen bu termometreyi dilinin altına koy.
- Her bilimin kendi terminolojisi vardır.
- İlk bakışta Totoro çok benzemeyen bir genetik kombinasyonu çalar saat, termos, kedi, tavşan ve penguen gibi.
- Demiryolu işçilerinin kendi özel terminolojileri var.
- Termometre neredeyse en iyi arkadaşım.
- Termosum çalındı.
- Lütfen terminale ulaşana dek ayağa kalkma.
- Termometre 10 C'yi gösteriyor.
- Termometreler çoğunlukla sıfırın altına iner.
- Termometre sıfırın altına düştü.
- Termostatı tamir ettin mi?
- Ali termometreye baktı.
- Terminatör efsanesi ayrıca bir TV dizisi.
Term kısaca anlamı, tanımı
C terminal : Bir proteinde serbest karboksil grubunun bulunduğu uç
Dermatitis termika : Sıcaklık nedeniyle oluşan deri yangısı.
Filum terminale : Omuriliğin conus medullaris'ten sonra iplik biçiminde devam eden son kısmı.
Kimyasal termodinamik : Bir kimyasal sistemin çeşitli enerji şekilleri arasındaki bağıntıları inceleyen bilim dalı.
Lamina terminalis : Üçüncü beyin karıncığına önden yaslanan ince katman.
Linea terminalis : Karın boşluğuyla leğen boşluğunu birbirinden ayıran çizgi.
N terminal : Bir proteinde serbest amino grubunun bulunduğu uç.
Nervus terminalis : Birinci çift beyin sinirinin kapsamında olan ve memelilerde embriyonel dönem sonrası görülmeyen sinir.
Nüklei terminasiyonis : Duyu sinirlerinin çekirdekleri.
Resessus terminalis : Çıkmaz yol.
Sarı boyunlu termit : Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (Insecta) sınıfının, termitler (Isoptera) takımından, kraliçe, erkek, işçi ve erlerden oluşan sosyeteler yapan, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan türleri olan bir cins. (Calotermes) : Eklembacaklı hayvanlardan böcekler (İnsecta) sınıfının termitler (İsoptera) takımından bir cins. Kraliçe, erkek, işçi ve erlerden oluşan bir sosyete yaparlar Güney Avrupa ve Kuzey Afrikada yaşarlar.
Sukroz termal oligosakkarit karamel : Yemlerde prebiyotik katkı maddesi olarak kullanılan bir madde, STOK.
Sulcus terminalis : Dilin gerisinde V şeklinde sivri ucu geriye dönük olan ve dilin dorsal yüzeyini ikiye bölen yapılar.
Sulkus terminalis : Kalbin sağ kulakçık duvarında, crista terminalis'i dıştan belirleyen çok sığ oluk.
Termakogenezis : İlaç etkisiyle vücut sıcaklığının yükselmesi.
Termal çevirici : Polimeraz zincir reaksiyonu için gerekli zaman, derece ve döngü sayısını otomatik yapmak için programlanabilen alet.
Termal düzenleme ısısı : Konfor ısısının olduğu bir bölgede çevre ısısının düştüğü durumlarda, vücut ısısının korunması için harcanan ek ısı enerjisi.
Termal kirlenme : Çeşitli endüstriyel kuruluşların soğutma suyu olarak kullandıkları ve sıcaklığı nispeten yüksek olan suyu, bir doğal su ortamına bırakmaları sonucu bu ortamın su sıcaklığının artması ve bunun sonucu ortamın bazı özeliklerinin istenmeyen şekilde değişmesi.
Termal ölüm noktası : Belli bir yoğunluk ve ortamda üretilen mikropların 10 dakika içinde ölebildikleri en düşük ısı derecesi.
Termal ölüm süresi : Belli bir ısı derecesinde bütün mikropların ölmesi için geçen süre.
Termal stratifikasyon : Isı tabakalaşması.
Termal yanık : Ateş, sıcak su ve sıcak gazlarla oluşan yanıklar.
Termaroterapi : Sıcak hava tedavisi.
Termaş : Uğursuzluk getirdiğine inanılarak sahibinin ölümünden sonra ortada kalmış hayvan ya da eşya. Dengesiz, düzensiz davranışları olan (insan ya da hayvan için): Bu hayvan çok termaş bir şey, bir aşağı kaçar bir yukarı, otlatmak mümkün değil. Görünüşü iyi olmayan, biçimsiz kişi. Güzellik. İlç. Beceriksiz.
Termaş galmak : Yok olmak, ölmek (ilenç).
Termaş kalsın : Yok olsun, olmaz olsun anlamında ilenç.
Termatoloji : Isıyla tedavi bilimi.
Termem : Hlk. Akne.
Termik zedelenme : Deriye çeşitli biçimlerde sıcaklık uygulanması sonucu oluşan zedelenme. Kuru ısı dokularda kuruma ve kömürleşmeye neden olurken, nemli ısı ise pıhtılaşma oluşturur.
Terminal ağ : Epitel hücrelerinin çizgili kenarları ya da silleri altında bir destek görevi yapan, hücrenin serbest yüzeyinin hemen altında görülen ince iplikler. Epitel hücrelerinin luminal yüzlerinde hücre zarının hemen altında, endoplazma retikulumu ve mitokondriyonların görülmediği, dar olan sitoplazma bölgesinde mikrofilamanların yapmış olduğu ağ. Terminal ağ bölgesinde mikrovilluslardan ve zonula aderenslerden gelen kontraktil filamanlar bu oluşumu desteklerler.
Terminal arterler : Arterlerin son kolları olan kılcal damarları oluşturmadan önceki arteryel pleksusler. Terminal arterler böbrek, dalak ve beyinde görüldüğü gibi doğrudan kılcal damarlara açılırlar.
Terminal bar : Örtü veya salgı epitel hücrelerinin komşu hücrelerin apikal kısımlarında ışık mikroskobunda koyu bir çizgi hâlinde gözlenen, elektron mikroskobunda ise bu yapıların zonula okludens, zonula aderens ve makula aderensleri içeren bağlayıcı komplekslerin yapmış olduğu oluşum.
Terminal bronşçuk : Akciğerlerde epitel katmanı sırasıyla tek katlı prizmatik, tek katlı kübik hücrelerden oluşan ve silyumlu hücrelerin arasında az sayıda ekzokrinositus branşiolaris adı verilen Clara hücrelerinin bulunduğu bronşçukların ilk bölümü. Bunlar respiratör bronşçuklara açılırlar.
Terminal bronşçuklar : Her akciğer lopçuğunda 50-80 kadar bulunan ve her biri 2-3 solunum bronşçukları hâlinde devam eden, ikincil bronşçukların daha ince dallara ayrılarak meydana getirdiği ince kollar.
Terminal deoksinükleotidil transferaz : DNA ipliğinin 3' ucuna bir ya da daha fazla deoksinükleotit eklenmesini katalizleyen enzim.
Terminal ileitis : Bölgesel ileitis.
Terminal transferaz : CDNA çift sarmalında yapışkan uç oluşturan enzim. DNA zincirinin 3 ucuna bir çeşit nükleotit kalıntılarının eklenmesini katalize eden enzim.
Terminalis : Sona ait, sınıra ait olan. Son, bitim.
Terminalizasyon : Mayozun diploten safhasında kiyazmanın, kromozomun ucuna doğru hareketi.
Terminasyo : Sınır.
Terminasyon dizisi : Transkripsiyona uğrayacak genin son kısmında bulunan ve transkripsiyonun sonlandığını bildiren DNA dizisi.
Terminasyon faktörleri : Serbest bıraktırma faktörleri.
Terminasyon kodonları : Dur kodonları.
Terminator : RNA polimerazın transkripsiyonunun durmasına neden olan DNA dizisi.
Terminatör dizi : DNA üzerinde RNA polimeraz enziminin transkripsiyonu durdurma sinyalini veren dizi.
Termit kaynağı : Termit kaynağı yapma işlemi sonucu oluşmuş kaynak.
Termit kaynağı yapma : Büyük parçaları, yandığında ısı salan termit ile kaynak yapma işlemi.
Termit tepkimesi : Bir metal oksidi (Br, Fe2O3) serbest metale indirgemek için alüminyum metalinin indirgen olarak kullanıldığı indirgenme-yükseltgenme tepkimesi.
Termitin : Karnitin.
Termitler : Akkarıncalar. Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (Insecta) sınıfının, kanatlılar (Pterygota) alt sınıfından, vücutları yumuşak, ağız parçaları çiğneyici tipte, ön ve art kanatları aynı büyüklükte olan, yarı başkalaşım gösteren, sosyete yapan ve sosyetede üreme yeteneğinde olan bir erkek ve bir dişiden (kraliçe) başka üreme yeteneğinde olmayan birçok dişi ve erkekler (er ve işçi) bulunan bir takım. Sarı boyunlu termit (Colotermes) cinsi iyi bilinir. Beyaz karıncalar. Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (Insecta) sınıfının, kanatlılar (Pterygota) alt sınıfından, vücutları yumuşak, ağız parçaları çiğneyici tipte olan bir takım. (karşılık: beyazkarıncalar, İsoptera), cinsi iyi bilinir.
Termiyonik dedektör : Alev iyonlaşma dedektörüne benzer; GLC de de kullanılan, azot ve fosfor içeren analitler için özellikle duyarlı bir dedektör türü.
Termo : Isı anlamını veren ön ek.
Termo nötral kuşak : Konfor zonu.
Termobiyoloji : Termal enerjinin her türlü canlı organizma ve biyolojik molekül üzerindeki etkisini inceleyen bilim dalı.
Termoçift : Sıcaklık farkı yaratmak için uçları biribirine lehimlenmiş iki farklı metal telden meydana gelmiş, oluşan e.m.k. in büyüklüğünün sıcaklık farkı ile orantılı olduğu sıcaklık ölçen bir alet.
Termodinamiğin birinci yasası : Yalıtlmış bir sistemin toplam enerjisinin sabit olduğunu belirten yani u = q + w şeklinde ifade edilen enerjinin korunumu yasası. Herhangi bir fiziksel veya kimyasal değişiklikte enerjinin biçiminin değişebilmesine karşın, evrenin toplam enerjisinin sabit kalması yani enerjinin korunması ilkesi.
Termodinamiğin ikinci yasası : Kendiliğinden olan değişimlerde sistem ve çevrenin toplam entropisinin arttığını, S ile gösterilen entropinin, bir hal fonksiyonu olduğunu, tersinir bir olayda evrenin entropisinin sabit kaldığını ve tersinmez bir olayda evrenin entropisinin arttığını belirten yasa. Herhangi bir fiziksel veya kimyasal olayda yararlı enerjinin tesadüfen, düzensiz ve geriye dönüşümsüz olarak dağılması yani evrenin entropisinin artma eğiliminde olması.
Termodinamiğin üçüncü yasası : Element ve bileşiklerin saf ve hatasız kristallerinin mutlak sıfırdaki mutlak entropilerinin sıfır olduğunu belirten yasa.
Termodinamik bağışıklık : Metal potansiyelinin yeterince eksi yapılarak çözeltideki metal yükünleri etkinliklerinin belli bir değeri aşmasının engellenmiş olması.
Termodinamik denge sabiti : Bütün tepkimeye girenlerin ve ürünlerin aktiflikler cinsinden ifade edildiği, aktiflik yerine, seyreltik çözeltilerde molarite, ideal gazlarda atmosfer cinsinden kısmi basınç alınarak ve saf katı ve sıvıların aktiflikleri 1 kabül edilerek hesaplanan denge sabiti.
Termodinamik potansiyel : Akım geçmeyen bir elektrokimyasal hücrenin potansiyeli.
Termodurik : Isıya dayanıklı olan.
Termoelektrik akım : İki farklı metal telin biribirine lehimli ucunun ısıtılması ile meydana gelen sıcaklık farkından oluşan e.m.k. den kaynaklanan yani termoçiftlerde üretilen, elektrik akımı.
Termoelektriklik : Isı etkisiyle elektrik oluşması.
Termofil : Bazı bakteriler gibi 40 °C'nin üzerinde yaşayabilen. Yüksek sıcaklıklarda yaşayabilen mikroorganizmalar. Sıcak seven.
Termofil mikroorganizma : En iyi üreme sıcaklık dereceleri 55 oC veya daha yukarı olan mikroorganizmalar, termofilik.
Termofilik : Sıcak seven. Termofil mikroorganizma.
Termofilik anaerobik bozulma : Termofilik bir mikroorganizma olan Clostridium thermosacchareolyticumun konserve gıdalarda anaerobik olarak oluşturduğu bozulma biçimi.
Termofilik kampilobakterler : İdeal üreme ısısı 42-43 C olan Campylobacter türleri (C. jejuni, C. coli ve C. lari).
Termofob : Nispetendüşük ısılarda yaşayabilen.
Termofobik : Nispeten düşük sıcaklılarda yaşayan.
Termografi : Derinin çeşitli bölgelerindeki ısı farklarının görüntüye dönüştürülerek patolojik değişimlerin tanısında kullanılması.
Termogravimetri : Kontrollü ısıtma programına tabi tutulan bir numunenin kütlesinin sıcaklıkla değişiminin ölçüldüğü ve grafiğe geçirildiği bir teknik.
Termogravimetrik analiz : Artan sıcaklığın bir fonksiyonu olarak bir sistem veya bileşiğin kütlesinin değişiminin ölçülmesi ile yapılan kimyasal analiz.
Termojenezis : Organizmaların ısı oluşumu.
Termojenin : Kahverengi yağ dokusunda mitokondrionların iç zarında bulunan ve proton kanalı oluşturarak eşleşmeyi engelleyen bir peptit.
Termokapıl : İki farklı metal alaşımın uçlarının birleştirilmesiyle elde dilen ve çoğunlukla -200º C ile +850º C arasında sıcaklığa sahip bir ortamın sıcaklık değerini ölçmekte kullanılan cihaz.
Termokimyasal denklem : Yazıldığı biçimi ile hem kimyasal tepkimeyi hem de tepkime entalpilerini veren ifade.
Termoklin : Yazın denizlerde ve göllerde derinliğe bağlı olarak hızla değişen ısıya sahip su tabakası. Metalimnion.
Termokupl : İki farklı metal alaşımın uçlarının kaynaklanmasıyla elde edilen ve çoğunlukla - 200 oC ile + 850 oC arasında sıcaklığa sahip bir ortamın sıcaklık değerini ölçmekte kullanılan cihaz, ısıl çift.
Termolabil : Sıcaklık aracılığıyla tahrip olan veya fiziksel, kimyasal, biyolojik olarak değişen maddeler.
Termolizis : Vücutta ısı kaybı.
Termometri : Sistem, madde ve olayların sıcaklıklarını ölçme yöntemleri. Vücut sıcaklığını ölçme yöntemi ve bilgisi.
Termometrik : Termometreye ait, termometrikal.
Termometrik madde : Sıcaklık ölçülmesi için kullanılan basınç, hacim, direnç, elektromotor kuvveti ve benzerleri gibi özellikleri sıcaklıkla değişen maddeler.
Termometrikal : Termometrik.
Termonasti : Tohumun sıcaklık tesiriyle çimlenmesi gibi sıcaklığın neden olduğu uyarı ile organizmanın aktifleşmesi.
Termonörozis : Sinir menşeli vücut sıcaklığının yükselmesi.
Termonükleaz test : Staphylococcus aureusun identifikasyonunda, termonükleaz enzimini belirlemek amacıyla yapılan test.
Termonükleer patlama : Kontrolsüz çekirdek füzyonu sonucu oluşan patlama.
Termonükleer tepkime : Çok yüksek sıcaklıklarda ancak plazma içinde gerçekleşebilen hidrojenin izotopları olan döteryum ve tridyumun çok yüksek sıcaklıklarda (5x107 °C) helyum gazı oluşturmaları gibi füzyon tepkimeleri.
Termopil : Çok sayıda termoçiftin ardarda bağlanması ile oluşan ısı enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren cihaz. Küçük hararet değişikliklerini ölçen cihaz.
Termoplast : Sıcakta biçim verilmeye elverişli, soğukta oldukça sert olan, kalıplandıktan sonra biçim değiştirmeyen yapı malzemesi.
Termoplastik : Isıtılınca parçalanmadan yumuşayan ve kalıplanabilen, soğutulduğunda ise sertleşen doğal mumlar, reçineler ,naylon, polietilen ve polistiren gibi organik çözücülerde çözünen plastik maddeler.
Termopleji : Sıcaklık veya güneş çarpması.
Termoplipnö : Ateş nedeniyle hızlı nefes alma.
Termoregülasyon : Vücut ısısının metabolizma ya da davranış vasıtası ile kontrolü ile sabit vücut ısısı sağlanması. Er bezlerinin sıcaklığının vücut sıcaklığından 1-2 oC düşük olması, yani er bezlerinin sıcaklığının bu derecede korunması.
Termoset : Isıtıldığında tersinmez kimyasal değişme başlayana kadar yumuşamadan kalan, fenolik, polyester, epoksi plastikler ve kil gibi ısıtma ile oluşan çapraz bağlanmaların maddenin yapısında değişime sebep olan maddeler.
Termosilin : Isıya dayanıklı bakteriyel bir proteaz.
Termostabil : Isıya dayanıklı.
Termotaksi : Isı ile uyarılmaya cevap olarak hareket.
Termoterapi : Isı tedavisi. Yaraların tedavisinde ısı, alev, sıcaklık ve dağlama yapılması.
Termotoksin : Vücutta sıcaklıktan doğan toksik madde.
Termotolerant : Sıcaklık değişimlerine uyum gösterebilen.
Uzun terminal tekrarlar : Genom yapıları üzerinde bulunan ve replikasyonun kontrolünde görev aldıkları düşünülen nükleotit dizilimleri, LTR.
Ventrikulus terminalis : Omuriliğin ortasında uzanan canaliscentralisin, özellikle aşağı sınıf hayvanlarda daha fazla olmak üzere, conus medullaris bölgesinde yapmış olduğu genişleme.
Termal : Sıcak kaplıca suyu. Bu sudan yararlanma imkânı sağlayan kuruluş vb. Yalova iline bağlı ilçelerden biri.
Termal kamera : Canlıların yaydığı vücut ısısından yararlanarak hareketlerini tespit edip yerlerini belirleyen kamera.
Terme : Bir tür yaban turpu. Samsun iline bağlı ilçelerden biri.
Termik : Isıl. Isının üretilmesini, iletilmesini ve kullanılmasını inceleyen fizik dalı.
Termik santral : Yakıtla oluşan ısıdan elektrik üreten santral.
Termikleştirme : Termikleştirmek işi.
Termikleştirmek : Yüksek enerji nötronlarını termik nötron durumuna getirmek için yavaşlatmak.
Termin : Belirlenmiş zaman, randevu.
Terminal : Otobüs, uçak vb. taşıtların yolcularını ilk aldığı veya son bıraktığı yer. Bir veri iletişim ortamında veri giriş çıkışını sağlayan donanım birimi veya donanım birimleri topluluğu.
Terminal dönem : Yaşamın son günlerini kapsayan süreç.
Terminoloji : Terimler dizgesi. Terim bilimi.
Terminolojik : Terimler dizgesi ile ilgili.
Termit : Akkarınca.
Termiye : İki çenekliler sınıfının baklagiller familyasından beyaz çiçekleri olan, acı olan taneleri suda tatlılaştırılarak yenilen bir yıllık otsu bitki, acı bakla, delice bakla, gâvur baklası, koyun baklası, kurt baklası, Mısır baklası, yaban baklası, Yahudi baklası (Lupinus termis).
Termodinamik : Isı enerjisi ile kinetik enerji arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu.
Termoelektrik : Isı enerjisi ile elektrik enerjisi arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu.
Termoelektrik çifti : Isı enerjisini doğrudan doğruya elektrik enerjisine dönüştürebilen iki metalden oluşan pil, termoelektrik pil.
Termoelektrik maşa : Çok küçük nesnelerin sıcaklığını ölçmekte kullanılan, seri olarak bağlı iki elemandan oluşan maşa.
Termoelektrik pil : Termoelektrik çifti.
Termofor : Kauçuk vb. maddelerden yapılan, içi su veya kimyasal bir madde ile doldurularak ısının aynı düzeyde kalmasını sağlayan kap.
Termograf : Sıcaklıkyayar.
Termokimya : Tepkimelere eşlik eden termik olayları inceleyen kimya dalı.
Termometre : Sıcaklıkölçer.
Termonükleer : Ancak çok yüksek sıcaklıklarda, hafif elementler arasında doğan (çekirdeksel tepkime).
Termos : Yalıtım maddesiyle kaplı metal bir kılıf içine yerleştirilen, aralarında hava boşluğu bulunan çift çeperli cam şişeden oluşan, içine konan sıvının ısısını uzun süre koruyan kap.
Termosfer : Isı yuvarı.
Termosifon : Sıcak su elde edilen, bir kazan ve içindeki borulardan oluşmuş araç.
Termostat : Isıdenetir.
Diğer dillerde Term anlamı nedir?
İngilizce'de Term ne demek ? : therm

Bu kısımda Term nedir? Term ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Term tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Term hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.