Termal çevirici nedir, Termal çevirici ne demek

Termal çevirici; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Polimeraz zincir reaksiyonu için gerekli zaman, derece ve döngü sayısını otomatik yapmak için programlanabilen alet.

Termal çevirici anlamı, kısaca tanımı

Term : Özellikle ABD'nde yemlerin enerjilerinin belirtilmesinde kullanılan 1000 kcal'yi belirten bir ölçü birimi, 0.424 nişasta birimi

Çeviri : Bir dilden başka bir dile aktarma, çevirme, tercüme. Bir dilden başka bir dile çevrilmiş yazı veya kitap, tercüme.

Çevirici : Çevirmen. Anahtar.

Termal : Sıcak kaplıca suyu. Bu sudan yararlanma imkânı sağlayan kuruluş vb. Yalova iline bağlı ilçelerden biri.

Polimeraz zincir reaksiyonu : DNA'nın istenilen bir parçasının in vitro koşullarda primer denilen 15-20 nükleotitlik bir oligonükleotit dizisi kullanılarak, sıcaklığa dayanıklı enzim yardımı ile çoğaltılması. DNA önce iki ipliğe ayrılır ve primerle birleştirilir, sonra da istenilen genlerin milyonlarca kopyası yapılır. DNA’nın istenilen bir parçasının in vitro koşullarda primer denilen 15-20 nükleotitlik bir oligonükleotit kullanılarak, sıcaklığa dayanıklı enzim yardımıyla çoğaltılması. Polimeraz zincir tepkimesi.

Polimeraz : MRNA'nın 3' ucuna çok sayıda adenin nükleotit ekleyen enzim. DNA polimeraz ya da RNA polimeraz gibi, DNA ya da RNA sentezini katalizleyen enzimler. DNA veya RNA sentezini katalizleyen DNA polimeraz ve RNA polimeraz gibi enzimler. DNA veya RNA sentezini katalizleyen enzimler. Deoksiribonükleotit veya ribonükleotitlerden DNA veya RNA oluşumunu katalize eden enzim.

 

Reaksiyon : Tepki. Tepkime. Yanıt.

Otomatik : Mekanik yollarla hareket ettirilen veya kendi kendini yöneten (alet). İrade dışında yapılmış olan (davranış).

Polimer : Tekrarlanan yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı (birleşikler).

Program : İzlence. Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi. Radyo ve televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri. Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı, yetişek. Okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelge. Siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümü. Tören, gösteri, gezi vb.nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt.

Gerekli : Yapılması, olması veya bulunması uygun olan, yerinde olan, lüzumlu, vacip, mukteza, zaruri.

Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.

Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.

 

Zincir : Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ. Altın ya da gümüşten yapılmış takı. Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ. Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi.

Otomat : Canlı bir varlığın yapabileceği bazı işleri yapan mekanik veya elektrikli araç. Yapılarda, merdivenleri aydınlatacak biçimde düzenlenmiş elektrik düzeneği. Sıcak su verecek biçimde hazırlanmış, hava gazı ocaklı cihaz.

Döngü : Herhangi bir olayın birden fazla tekrarlanması. Kısır döngü.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Otoma : Kocaya kaçmış kız.

Diğer dillerde Termal çevirici anlamı nedir?

İngilizce'de Termal çevirici ne demek ? : thermocycler