Polimer nedir, Polimer ne demek
Polimer; bir kimya terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
Biyoloji'deki anlamı:
(Yun. polys: çok; meros: parça) Birçok benzer ya da farklı birimlerin kovalent bağlarla bağlanmasıyla oluşan.
Kimya'daki anlamı:
1.Mol kütlesi ve molekül zincir uzunluğu çok fazla olan çok sayıda molekülün birleşmesinden oluşan madde. 2.Yapılarında tekrarlanan monomer birimleri bulunduran makromoleküller.
Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:
Polimerizasyon sonucu oluşmuş molekül ağırlığı yüksek doğal veya sentetik madde, daha basit moleküllerin birbirine bağlanmasıyla oluşturulmuş yüksek molekül ağırlığına sahip kompleks bileşik.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Çok sayıda monomer birimin veya yapı taşlarının bir araya gelmesiyle oluşan molekül, multimer.
İngilizce'de Polimer ne demek? Polimer ingilizcesi nedir?:
polymerous, polymer
Fransızca'da Polimer ne demek?:
polymère
Polimer hakkında bilgiler
Polimer (Yunanca: poli "çok", meros "parça"; çok parçalı anlamında),monomer denilen görece küçük moleküllerin birbirlerine tekrarlar halinde eklenmesiyle oluşan çok uzun zincirli moleküllerdir. Aynı monomerlerin oluşturduğu polimerlere homopolimer, en az iki farklı tip monomerden oluşan polimere ise kopolimer denir. Bir kimyasal tepkimede polimer oluşumuna, polimerleşme denir.
2 monomer = dimer,
3 monomer = trimer,
4 momomer = tetramer,
5 momomer = pentamer,
20-30 monomer= oligomer,
n monomer = polimer, (n sayısı çok yüksek rakamları ifade eder.)
Polimerler düşük üretim maliyetleri, kolay şekil almaları ve amaca uygun üretilebilmeleri nedeniyle her alanda yaygınlaşmıştır. PVC (Poli Vinil klorür), Teflon (politetrafloroetilen (PTFE)) hayatımıza giren polimer örneklerindendir.
Polimer anlamı, kısaca tanımı:
Molekül : Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı. Bir bütünün en küçük parçası.
Polimeri : Polimerlik.
Polimerleşme : Polimerleşmek işi.
Polimerleşme derecesi : Bir plastiğin makromolekülünü hazırlamak için gerekli olan molekül sayısı.
Polimerleşmek : Benzer veya farklı birçok küçük molekül "polimer" denilen büyük moleküller biçiminde birleşmek.
Polimerleştirme : Polimerleştirmek işi.
Polimerleştirmek : Bir maddeyi polimer durumuna dönüştürmek.
Polimerlik : Biri, diğerinin polimeri olan iki molekül arasındaki bağıntı, polimeri.
Yapısal : Yapı ile, yapılış ile, kuruluş ile ilgili, strüktürel, konstrüktif.
Küme : Tümsek biçimindeki yığın. Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup. Tomar. Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri. Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup. Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek.
Ağırlıklı : Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.
Parçalı : Mobilyacılıkta, parçalara ayrılarak yeniden başka biçimlerde oluşturulabilen, modüler. Birden çok parçadan oluşmuş.
Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).
Görece : Bir şeye göre olan, varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı olan, kesin olmayıp kişiden kişiye, zamandan zamana, yerden yere değişebilen, bağıl.
Küçük : Niceliği az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Geri aşamada. Kısık, parlak olmayan (ses). Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Küçük abdest. Değersiz, önemsiz.
Polimer şerit : Yüksek derecede gerilen bantların büküldükleri zaman uzunluğuna liflere ayrılanları olup rafya olarak da adlandırılır.
Polimeraz : DNA polimeraz ya da RNA polimeraz gibi, DNA ya da RNA sentezini katalizleyen enzimler. DNA veya RNA sentezini katalizleyen DNA polimeraz ve RNA polimeraz gibi enzimler. DNA veya RNA sentezini katalizleyen enzimler. Deoksiribonükleotit veya ribonükleotitlerden DNA veya RNA oluşumunu katalize eden enzim.
Polimeraz zincir reaksiyonu, pcr : DNA'nın istenilen bir parçasının in vitro koşullarda primer denilen 15-20 nükleotitlik bir oligonükleotit dizisi kullanılarak, sıcaklığa dayanıklı enzim yardımı ile çoğaltılması. DNA önce iki ipliğe ayrılır ve primerle birleştirilir, sonra da istenilen genlerin milyonlarca kopyası yapılır. DNAnın istenilen bir parçasının in vitro koşullarda primer denilen 15-20 nükleotitlik bir oligonükleotit kullanılarak, sıcaklığa dayanıklı enzim yardımıyla çoğaltılması. Polimeraz zincir tepkimesi.
Polimeraz zincir tepkimesi : Herhangi bir DNA molekülünün dış ortamda çoğaltılması işlemi, polimeraz zincir reaksiyonu, PCR, PZR.
Polimerizasyon : (Yun. polys: çok; meros: parça) Küçük alt birimlerden ya da monomerlerden polimer oluşumu. Küçük moleküllerin birleşerek, genellikle büyük molekül ağırlıkta bir bileşik oluşturması işlemi. Birden fazla daha basit yapılı bileşiğin polimer hâlinde birleştirilmesi veya birleşmesi.
Polimerleştirilme : Polimerleştirilmek işi.
Polimerleştirilmek : Bir madde polimer durumuna dönüşmek.
Diğer dillerde Polimer anlamı nedir?
İngilizce'de Polimer ne demek? : n. polymer
Rusça'da Polimer : n. полимер (M)


Bu kısımda Polimer nedir? Polimer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Polimer tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Polimer hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.