Otomat nedir, Otomat ne demek

Otomat; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Canlı bir varlığın yapabileceği bazı işleri yapan mekanik veya elektrikli araç
  • Yapılarda, merdivenleri aydınlatacak biçimde düzenlenmiş elektrik düzeneği.
  • Sıcak su verecek biçimde hazırlanmış, hava gazı ocaklı cihaz.

Otomat hakkında bilgiler

Otomat, otomatik olarak ardışık veya döngüsel işlemleri gerçekleştirebilen mekanik veya elektro-mekanik düzenektir.

1920 yılında robot kelimesi kullanılmaya başlamadan önce robotlar için de otomat kelimesi kullanılmaktaydı.

Yaygın kullanımı ile otomatlar, kamuya açık alanlarda, örnek olarak gazete, meşrubat veya bisküvi satışı için kullanılan makinelerdir.

Otomat ile ilgili Cümleler

  • Bilgisayar otomatik sistem güncellemeden sonra çalışmayı durdurdu.
  • Otomat garip sesler çıkarıyor.
  • Er, ben sadece otomatik vitesli arabaları sürebilirim.
  • Otomat adam seçiyor.
  • Bu fabrika neredeyse tamamen otomatiktir.
  • Otomatik pikapta çalan bir ülke şarkısı vardı.
  • Otomatta problem yok.
  • Kapı otomatik olarak kilitlenir.
  • Kentte bu tür sebze otomatını görmezsin.
  • Bu araba çarpışmaları önlemek için otomatik olarak fren yapar.
  • Otomatlar oradalar.
  • Alman restoranları otomatik olarak su hizmeti vermezler.
  • Otomatik kapılar şimdiki durumundan daha akıllıca kontrol edilebilmektedir.Yakın zamanda geliştirilmiş kontrol sistemi sadece birisi kapıya gerçekten yaklaştığı zaman kapıyı açar.Eğer biri sadece kapının önünde duruyorsa ya da önünden geçiyorsa kapı kapalı kalacaktır.
  • Otomatik kapı açıldı ve Mustafa içeri girdi.
 

Otomat anlamı, tanımı:

Mekanik : Denge veya hareket kurallarıyla ilgili. Düşünmeden yapılan. Kuvvetlerin maddeler ve hareketler üzerine etkisini inceleyen fizik dalı. Makine ile yapılan.

Otomatiğe almak : Kendi kendine yeniden düzene sokmak.

Otomatiğe geçmek : Otomatik olarak çalışmaya başlamak.

Otomatik : İrade dışında yapılmış olan (davranış). Mekanik yollarla hareket ettirilen veya kendi kendini yöneten (alet).

Otomatik olarak : Kendiliğinden.

Otomatik sigorta : Fazla akım geçtiğinde manyetik veya termik mekanizmalarla devreyi açan alet.

Otomatikleşme : Otomatikleşmek işi.

Otomatikleşmek : Otomatik duruma gelmek.

Otomatiklik : Otomatik olma durumu.

Otomatikman : Otomatik olarak.

Otomatizm : Bir cihaza, bir alete otomatik bir işleyiş kazandırmak için gerekli olan düzen.

Tam otomatik : Bütünüyle otomatik olan (araç).

Yarı otomatik : Tam otomatik olmayan (araç, otomobil vb.).

Canlı : Güçlü, etkili. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Canlı yayın. Canı olan, diri, yaşayan. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde. Hareketli, hayat dolu, dinamik.

Elektrikli : Sinirli ve gergin bir duruma gelmiş olan. Elektriği olan, elektrik enerjisiyle yüklü olan, elektrikle işleyen.

Araç : Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Taşıt. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta.

 

Sıcak : Dostça olan, sevgi dolu. Sıcak yer. Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Havadaki yüksek ısı. Hamam. Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı.

Verecek : Birine verilmesi gereken para, borç, alacak karşıtı.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Tarz. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Herhangi bir şeyin benzeri. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.

Hava : Esinti. Müzik parçalarında tür. Tarz, üslup. Çevreyi kuşatan boşluk. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Gökyüzü. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Keyif, âlem. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Çekicilik.

Ardışık : Birbiri ardından gelen, mütevali.

Otomatiğe almak : kendi kendine yeniden düzene sokmak.

Otomatik ayar düzeni : Bir reaktörün güç büyüklüğünü otomatik olarak ayarlayan ya da bazı koşullarda bu büyüklük değerini otomatik olarak değiştiren donanım.

Otomatik düzey ölçer : Açma kapama belirteci içeren ve kaynak bulucusu ile düzeyi otomatik olarak ölçen düzey ölçer.

Otomatik ılıştırma vanası : Ayrı sıcaklıktaki iki suyu, istenilen dereceye göre otomatik olarak ılıştıran vana.

Otomatik kesinti : İşçi sendikasına verilecek ödentinin işveren tarafından işçinin ücretinden kesilmesi.

Otomatik öğütme değirmeni : Tane yemlerin öğütülmesinde kullanılan, ham madde akışını ve eleklerini otomatik olarak düzenleyen veya değiştiren değirmen.

Otomatik pareketa : Otopar.

Otomatik terazi : (fizik)

Otomatik yemleme : Kafetarya sistemi.

Otomatik yükleme : Yakıtın otomatik olarak kazana yüklenmesi.

Diğer dillerde Otomat anlamı nedir?

İngilizce'de Otomat ne demek? : n. automaton, automat, robot

Fransızca'da Otomat : automate [le]

Almanca'da Otomat : n. Automat

Rusça'da Otomat : n. автомат (M)