At the point of türkçesi At the point of nedir

  • -mek üzere.
  • Köşesinde.
  • -mesi halinde.
  • -in eşiğinde.
  • Eşiğinde.

At the point of ile ilgili cümleler

English: If anyone was to ask what the point of the story is, I really don't know.
Turkish: Eğer biri bu kitabın konusu ne diye sorarsa, gerçekten bilmiyorum.

At the point of ingilizcede ne demek, At the point of nerede nasıl kullanılır?

At : Üzere. Ya. Nezdinde. Üzerinde. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Ye. Yanında. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Da.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.

Point : Fermaya oturmak. Noktalamak. Topun kurallara uygun olarak geri çevrilememesi ya da başlama atışının kullanılmaması sonucu tarafların kazancını ya da yitirimini belirleyen birim. Sivrilmek. Sivriltmek. Tevcih etmek. Ucunu sivriltmek. Nokta. Doğrultmak (silah). Sayı.

Of : -dan. Den. İle ilgili. Li. Karşı. -den. -in. Hakkında. In. -li.

At the point of death : Ölüm anında. Ölmek üzere iken. Ölüm halinde.

At the back door : Hileyle. El altından. Gizlice.

Be at the point of death : Ölmek üzere olmak.

 

At the back : Geride. Arkada.

At the point of the bayonet : Zorla. Zor kullanarak. Süngü zoruyla.

İngilizce At the point of Türkçe anlamı, At the point of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak At the point of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

On the eve of : Hemen öncesinde. Arifesinde.

About to : Az kalsın. Mek üzere. Üzereyken. Üzere.

Within an inch of : Ramak kala. İle burun buruna. Pek yakın.

In the throes of : İle mücadele eden. Can çekişen.

Just about : Yaklaşık. Epeyce. Aşağı yukarı. Az kalsın. Neredeyse. Hemen hemen.

On the verge of : Eli kulağında. Üzere.