Atar nedir, Atar ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Cesaret, cüret, kudret.
Teknik terim anlamı:
Çaput aygıtı. (Dutluca, İnönü Eskişehir).
Atar ile ilgili Cümleler
- Eğer onu yaparsan, onlar seni bardan atar.
- Kuğu çığlık atar.
- Ahmet gider Mehmet gelir milliyetçi gözükür, ülkeyi siker atar. Buradaki Ahmet lise öğretmenidir ancak.
- Kompozisyonuma göz atar mısın, lütfen?
- Lütfen bu evraklara bir göz atar mısın?
- Atara atar, gidere gider.
- Biz genellikle sadece mesaj atarız.
- Bu yumurta kabuklarını nereye atarım?
- Umarım onlar Tom'u hapse atarlar.
- Bir el atar mısın Taro?
Atar hakkında bilgiler
Atar, antik Pers mitolojisinde ateş ve saflığın tanrısı. Tanrılar kralı Ahura Mazda'nın oğludur. Modern Zerdüşt inancında hâlâ varlığını sürdürmektedir. "Ateşlerin ateşi" anlamına gelen ve Zerdüştilikte kutsal kabul edilen ateştir. Zerdüştiliğe göre, kutsal olan diğer ateşlerden farklı olarak din mensuplarını bir araya getirmesinden ötürü bu adı almıştır.
Atar ile ilgili Atasözü veya Deyim
atalar sözünü tutmayanı yabana atarlar : büyüklerinin sözünü tutmayıp onların gösterdikleri yoldan gitmeyenler toplum içinde ziyan olup giderler anlamında kullanılan bir söz.
bir abam (postum) var atarım, nerede olsam yatarım : tek başına yaşayan bir kimse, sorumluluğunda başkaları olmadığı için rahat hareket eder.
erdiğine erer, ermediğine taş atar : amacına ulaşamadığında her türlü kötülüğü yapar anlamında kullanılan bir söz.
Atar kısaca anlamı, tanımı
Akciğer atardamarı daralması : Akciğer atardamarlarının sağ karıncıktan çıkış yerinde oluşan daralma, pulmoner arter stenozu
Ana atardamar cisimciği tümörü : Genetik yatkınlık ve kronik hipoksiyle biçimlenme riski artan, genellikle metastaz yapmayan, kalp kesesi içerisinde yerleşen, ana atardamar cisimciğinden köken alan ve genellikle köpeklerde görülen tek veya çok sayıda anormal doku üremesi.
Ana atardamar darlığı : Ana atardamarın duktus arteryozus hizasında daralması, aorta koarktasyonu.
Ana atardamar yangısı : Ana atardamar duvarının yangısı, aortitis. Sıklıkla, sığırlarda onkoserkozise, atlarda strongilozise ve yaşlılığa bağlı olarak biçimlenir.
Ana atardamar yırtılması : Ana atardamar duvarının içindeki basınç artışı nedeniyle yırtılması, aorta rupturu, aortik ruptur. Yarış atı veya aygırlarda heyecan ve etkinliğin yüksek olduğu durumlarda önceden, dejenerasyon ve kireçlenme gibi nedenlerle zayıflamış olan ana atardamarda biçimlenir.
Arka mezenterik atardamar : Aorta abdominalis'in ventral duvarından çıkarak colon descendens ile rektumu vaskularize eden atardamar, arterya mezenterika kaudalis.
Atar damar : Şiryan.
Ataraç : Sac üstünde pişen yufkayı çevirmeye yanyan yassı, tahta aygıt.
Ataraktikler : Trankilizanlar veya nöroleptiklere verilen genel ad.
Atarca : Yeğinliği atımlı biçimde değişen akımmıknatıssal dalgalar salan gökcismi.
Atarca yıldız : Yaptıkları radyo ışınımının yeğinliğinde yürek atışına benzer değişmeler görülen radyo kaynaklarına verilen ad. Atış aralıkları yani dönümleri 0.25 ile 1.34 saniye arasında olup, bu dönümlerden kimisi birkaç milyon yıl değişmez kalacak kadar kararlıdır.
Atardamar görüntülenmesi : Damar içine kontrast madde verilmesinden sonra radyografik görüntüsünün alınması, arteryografi.
Atardamar hipertrofisi : Atardamarların kas tabakasında, kan basıncı veya kan hacmindeki artışa bağlı olarak biçimlenen hacim artışı.
Atardamar hiyalinozisi : Atardamarların kas tabakasında oluşan hiyalin dejenerasyonu. Köpek ve domuzlarda sıklıkla şeker hastalığı ve kronik böbrek hastalığı gibi yüksek atardamar basıncına neden olan hastalıklarda, dalak arteryollerinde ikincil olarak görülür.
Atardamar içi enjeksiyon : İlacın atardamar içine verilmesi, intraarteryel enjeksiyon.
Atardamar kan basıncı : Kan basıncı.
Atardamar kesme : Atardamar duvarının enine veya uzunlamasına kesilerek damarın içine girilmesi, arteryotomi.
Atardamar yangısı : Atardamar duvarının yangısı, arteritis. Bulaşıcı hastalıklar, zehirler, parazitler ve alerjik nedenlerle oluşur, yaygın veya yerel dağılım gösterir.
Atardamarcık : Küçük atardamarlar.
Atarkanal : Spermayı idrar yoluna salan iki kanal.
Bel atardamarları : Bel omurlarının sayısı kadar aorta abdominalis'in dorsal duvarından iki taraflı olarak çıkan atardamarlar, arterya lumbales.
Besler atardamarlar : Kemikleri besleyen atardamarlar, arterya nutrisya.
Beyin atardamar çemberi : Beynin alt yüzünde hipofizin etrafında yer alan ve beynin vaskularizasyonunu üstlenen arteryel damar çemberi, sirkulus arteryozus serebri.
Boş bağırsak atardamarları : A. mesenterica cranialis'ten çıkan ve boş bağırsağı vaskularize eden atardamarlar, arterya yeyunales.
Boynuz atardamarı : Geviş getirenlerde a. temporalis superficialis'ten çıkan ve boynuz köküne giderek o bölgeyi besleyen atardamar, arterya kornualis.
Büyük atardamar : Kalbin kasılması ile karıncıklardaki kanı bütün vücuda taşıyan ana atardamar.
Büyük atardamarlar : Elastik atardamarlar.
Dalak atardamarı : A. coeliaca'dan ayrılarak dalak, mide, omentum ve pankreasa kollar veren atardamar, arterya lienalis.
Damak büyük atardamarı : Fossa pterygopalatina'da a. palatina descendens'ten ayrılan ve özellikle sert damakla ventral burun yolunun ön kısmı mukozasını vaskularize eden atardamar, arterya palatina mayor.
Damak çıkan atardamarı : Etçilde ve domuzda a. lingualis'ten, koyunda ve keçide a. carotis communis'ten, sığırda a. occipitalis'ten, atgillerde truncus linguofacialis'ten çıkan ve yumuşak damakla bunun kaslarını vaskularize eden atardamar, arterya palatina assendens.
Damak inen atardamarı : A. maxillaris'ten çıkarak rostro-ventral yönde fossa pterygopalatina'ya giden atardamar, arterya palatina dessendens.
Damak küçük atardamarı : Fossa pterygopalatina'da, a. palatina descendens'ten ayrılan ve yumuşak damağın vasklurarizasyonuna katılan atardamar, arterya palatina minor.
Döl yatağı atardamarı : Geviş getirenlerde ve domuzda a. umbilicalis'ten, etçillerde a. vaginalis'ten, atgillerde a. iliaca externa'dan çıkan ve döl yatağını vaskularize eden, rektal muayeneyle büyük hayvanlarda gebelik tanısında fremitus olarak adlandırılan özel nabzın alındığı, eski nominada a. uterina media olarak bilinen atardamar, arterya uterina.
Edep dış atardamarı : Truncus pudendoepigastricus'tan çıkarak erkeklerde penisin ve sıkrotumun, dişilerde vulvanın vaskularizasyonuna katılan atardamar, arterya pudenda eksterna.
Edep iç atardamarı : A. iliaca interna'nın pelvis boşluğunda seyreden son kısmı, arterya pudenda interna.
Elastik atardamarlar : Duvar yapısı esnek ve dayanıklı, kalpten çıkan büyük arterler, büyük atardamarlar. Tunika mediyasında elastik zarlar arasında oblik ve uzunlamasına seyreden düz kas hücreleri yer alır.
Er bezi atardamarı : Dişilerdeki a. ovarica'nın karşılığı olan, erkeklerde çift olarak aorta abdominalis'ten çıkan canalis vaginalis yoluyla er bezine ulaşan ve bu organı vaskularize eden atardamar, arterya testikularis.
Göbek atardamarı : Anne karnında yavruya kan taşımakla görevli olan, doğumdan sonra son kısmı tıkanan ve lig. teres vesicae hâlinde sidik torbasının yan bandını oluşturan ve atgillerde a. pudenda interna'dan, diğerlerinde a. iliaca interna'dan çıkan atardamar, arterya umbilikalis.
Göğüs dış atardamarı : A. subclavia'nın son kolu olarak yüzlek ve derin kollarıyla göğüs kaslarını vaskularize eden atardamar, arterya torasika eksterna.
Göğüs iç atardamarı : A. subclavia'dan çıkarak göğüs boşluğunun ventralinde kaudal yönde diyaframaya kadar seyreden ve seyri boyunca timüs, alt kaburga araları, mediyastinum ve diyaframaya kollar veren atardamar, arterya torasika interna.
Gözyaşı bezi atardamarı : A. ophthalmica externa'dan çıkan ve gözyaşı bezini vaskularize eden atardamar, arterya lakrimalis.
İç oftalmik atardamar : A. cerebri rostralis'ten çıkan ve n. opticus ile göz yuvarına giderek onu besleyen atardamar, arterya oftalmika interna.
Kalıcı saydam atardamar : Saydam atardamarın ve kollarının doğumdan önce atrofiye olmamasıyla belirgin yapılış bozukluğu. Atardamar ve göz merceğinin bağlantı yerinde bulanıklıklaşmayla belirgindir.
Karaciğer atardamarı : A. coeliaca'nın bir kolu olarak karaciğer, mide, pankreasla onikiparmak bağırsağının başlangıç kısmının vaskularizasyonunu üstlenen atardamar, arterya hepatika.
Kol atardamarı : A. axillaris'in iki ana kolundan distal yönde seyredeni, arterya brakiyalis.
Kol derin atardamarı : A. brachialis'in kaudal kenarından kol kemiğinin ortası düzeyinde çıkan atardamar, arterya profunda braki.
Koltuk altı atardamarı : A. subclavia'nın, a. thoracica externa'yı da verdikten sonraki devamı durumunda olan ve ön bacağın vaskularizasyonundan sorumlu atardamar, arterya aksillaris.
Koroner atardamar kopması : Travmatik retiküler perikardisin sonucu olarak ve yabancı cisimlerin etkisiyle kalp kasını besleyen atardamar duvarının kopması.
Koroner atardamar yırtılması : Taylarda güç doğum sırasında ve sığırlarda börkenekteki yabancı cisimlerin batması sırasında kalp kasını besleyen atardamar duvarının yırtılması. Kalp tamponu sonucu, ani ölüm biçimlenir.
Koroner atardamarı : Kalbi besleyen atardamar. Koroner arter.
Kulak arka atardamarı : A. carotis externadan çıkarak kulak kaidesine giden atardamar, arterya aurikularis kaudalis.
Küçük atardamarlar : Yarım milimetre kadar ince ve çapı küçük, endotelyumla kaplı, duvarlarında 1-5 sıralı kas örtüsü bulunan, ince dış örtüsü olan, kan akımına karşı direncin en çok olduğu yer olan ve atardamarların dokular arasında uzanan en ince dalları, atardamarcık, arteryol. Kılcal damarların hemen önünde yer alan küçük atardamarlar.
Meni kanalı atardamarı : A. umbilicalis'ten çıkarak ductus deferens'e eşlik eden atardamar, arterya duktus deferentis.
Mide duodenum atardamarı : A. hepatica'nın bir kolu olan ve duodenumun pars kranyalisi üzerine giden atardamar, arterya gastroduodenalis.
Mide kısa atardamarları : A. lienalis'ten çıkarak midenin curvatura major'unun sol tarafına giden atardamarlarla a. gastroepiploica dextra ve sinistra'dan çıkarak midenin curvatura major'unun sağ tarafına giden atardamarlar, arterya gastrika breves.
Mide omentum sağ atardamarı : A. gastroduodenalisten çıkarak midenin curvatura major'unun sağ tarafında seyreden ve a. gastroepiploica sinistra ile ağızlaşan atardamar, arterya gastroepiploika dekstra.
Mide omentum sol atardamarı : A. lienalis'ten çıkarak midenin curvatura major'unun sol tarafında seyreden ve a. gastroepiploica dextra ile ağızlaşan atardamar, arterya gastroepiploika sinistra.
Mide sağ atardamarı : A. hepatica'dan çıkarak midenin curvatura minor'unun sağ tarafında, angulus ventralis doğrultusunda seyreden atardamar, arterya gastrika dekstra.
Mide sol atardamarı : Domuzda a. lienalis'ten, diğer türlerde a. coeliaca'dan çıkan ve midenin küçük büklümünün sol tarafında seyreden atardamar, arterya gastrika sinistra.
Müsküler atardamarlar : Membrana elastika interna adı verilen tunika intimanın elastik iplikli derin katı oldukça belirgin olan ve subendotel katmanı elastik atardamarlardan daha ince olan orta ve küçük atardamar grubu. Tunika mediyası sirküler yönlü düz kas hücrelerinden oluşur.
Ortalama atardamar basıncı : Bir kalp döngüsünde oluşan basınçların ortalaması, orta basınç. Sistolik basınçla iki diyastolik basınç toplamının üçe bölünmesi veya diyastolik basınçla nabız basıncının üçte birinin taplamıyla bulunur.
Ön kol atardamarı : Köpek ve domuzda antebrakyumun üst, geviş getirenlerde orta, kedide ve atgillerde alt1/3'ünde a. mediana'dan çıkan atardamar, arterya radyalis.
Ön mezenterik atardamar : Aorta abdominalis'in ventral duvarından, a. coeliaca'dan sonra çıkan ve colon descendens'e kadar tüm ince ve kalın bağırsaklarla pankreası vaskularize eden atardamar, arterya mezenterika kranyalis.
Penisiller atardamar : Dalakta santral arterin kırmızı pulpaya giren dalı.
Prostat atardamarı : Atta ve etçillerde a. pudenda interna'dan, geviş getirenlerde a. iliaca interna'dan çıkan ve prostatı vaskularize eden atardamar, arterya prostatika.
Sağ koroner atardamar : Ostium aortae'deki valvula semilunaris dextra'nın yanından çıkarak truncus pulmonalis ile sağ auricula arasından sulcus coronarius içine giren ve sağ tarafa doğru seyreden atardamar, arterya koronarya dekstra.
Saydam atardamar : Göz kadehine giren mezenkim dokudan biçimlenen, doğumdan önce hemen tümüyle atrofiye uğrayan, embriyonel bir atardamar, hiyaloit arter.
Siyek atardamarı : [Bakınız: üretra atardamarı].
Sol koroner atardamar : Ostium aortae'deki valvula semilunaris sinistra'nın yanından çıkarak truncus pulmonalis ile sol auricula arasından sulcus coronarius'a giren atardamar, arterya koronarya sinistra.
Uç atardamar : Diğer atardamarlarla anastomozu bulunmayan atardamar, end arter.
Uyluk atardamarı : A. iliaca externa'nın lig. inguinale'den a. poplitea'ya kadar olan aralıkta devamı durumundaki atardamar. Koyunda ve keçide nabzın en iyi alındığı atardamar, arterya femoralis.
Uyluk derin atardamarı : A. iliaca externa'dan çıkarak spatium femoraleye giren atardamar, arterya profunda femoris.
Üçüncü göz kapağı atardamarı : Atta a. ophthalmica externa'dan, diğerlerinde a. malaris'ten çıkan ve üçüncü göz kapağını vaskularize eden atardamar, arterya palpebra tersiya.
Üretra atardamarı : A. pudenda interna'dan çıkarak üretrayı besleyen atardamar, arterya üretralis.
Vajina atardamarı : A. pudenda interna'dan çıkarak özellikle vajinayı vaskularize eden atardamar, arterya vajinalis.
Verminöz atardamar yangısı : Strongylus vulgaris larvalarının göçü sırasında mezenterik arterlerde oluşan yangı. Kan akımının engellenmesi sonucu sancı belirtileriyle kimi zamanda ilgili bağırsak kesimlerinde infarktus biçimlenir.
Yumurtalık atardamarı : Dişilerde, erkeklerin a. testicularis'inin karşılığı olan ve aorta abdominalis'ten çift olarak çıkarak dorsal karın duvarından mezovaryuma, buradan da yumurtalığa ulaşan atardamar, arterya ovarika.
Yüz atardamarı : Etçillerde ve domuzda a. carotis externa'dan, sığırda ve atgillerde truncus lingofacialis'ten ayrılan ve yüzle çevresindeki komşu oluşumları vaskularize eden atardamar. Sığırda ve atgillerde nabzın en iyi alındığı atardamar, arterya fasyalis.
Ana atardamar : Kalbin kasılması ile sol karıncığındaki kanı bütün vücuda taşıyan en büyük atardamar, aort.
Ataraksiya : Hiçbir heyecan veya zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği, acıya olduğu kadar kıvanca karşı da ilgisizlik.
Atardamar : Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar, şiryan, arter.
Atari : Bilgisayarlarda basit programlarla düzenlenmiş bir oyun türü.
Diğer dillerde Atapulgit anlamı nedir?
İngilizce'de Atapulgit ne demek ? : atapulgite

Bu kısımda Atar nedir? Atar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Atar tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Atar hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.