Atar damar nedir, Atar damar ne demek
Teknik terim anlamı:
Şiryan.
Atar damar hakkında bilgiler
Atardamar veya diğer adıyla arter, kalpten vücüda kan taşıyan damarlardandır. Pulmoner arter ve umblikal arterler dışında oksijenlenmiş kanı taşırlar. Dolaşım sistemi hayatın devam etmesi için son derece önemli bir sistemdir. Tam olarak hücrelere oksijen ve besin taşınması fonksyonun yanı sıra, karbondioksit ve atık ürünlerin taşınması, pH düzeyinin düzenlenmesi ve plazma, protein ve immün sistem akışkanlınğının sağlanması gibi fonksyonlar da vardır. Gelişmiş ülkelerde, başlıca iki ölüm sebeplerinden biri miyokard infarktüs ve kardiyak arresttir. Her ikiside damar sisteminin bozulması sonucu oluşan bir durumdur. (Bkz Arterioskleroz) Arter sistemi, dolaşım sisiteminin yüksek basınçlı kısmıdır. Arter basıncı kalp atışları sırasında değişiklik gösterir. Minimum basınca sistolik basınç, maksimum basınca ise diyastolik basınç denir. Bu basınç değişikliği herhangi bir atardamardan hissedilebilir. Arterler aynı zamanda kanın pompalanmasına yardım ederler. Arterler kanı kalpten vücuda taşırlar. Oksijenlenme için kanı akciğerlere taşıyan pulmoner arterler hariç, tüm arterler gerekli okisjeni kalpten dokulara doğru taşır. Arterlerin anatomisi makroskopik anatomide, makroskopik seviyesinde ve mikroskop yardımıyla öğretilen mikroskopik olarak ayrılabilir.
Atar damar tanımı, anlamı
Atar : Cesaret, cüret, kudret. Çaput aygıtı. (Dutluca, İnönü Eskişehir)
Dama : Karelere ayrılmış zemin üzerinde on altı taşla iki kişi arasında oynanan oyun.
Damar : Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Huy. Soy, yaradılış.
Gelişmiş ülkeler : İktisadi kalkınmalarını tamamlamış, üretimin ileri teknolojiyle gerçekleştirildiği, yaşam standardının ve kişi başına gelirin yüksek olduğu ve özellikle sanayileşmiş ülkelerden ülkeler grubu. karşılığı birinci dünya ülkeleri.
Sistolik basınç : Sistolik kan basıncı.
Dolaşım sistemi : Organizmada kan dolaşımının görevini sağlamak üzere bir araya gelmiş olan yürek ve kan damarları topluluğu. Sirkülasyon sistemi. Organizmada kan dolaşımının görevini sağlamak üzere bir araya gelmiş olan kalp ve kan damarları topluluğu, sirkulasyon sistemi. Besin maddeleri ve oksijeni dokulara taşıyan, artık maddeleri dokulardan uzaklaştıran, vücut sıcaklığının düzenlenmesinde görev alan ve hücresel işlevlerin düzenlenmesi için hormon ve diğer ajanları organizmaya dağıtan, kalp ve damarlardan oluşan bir taşıma sistemi. Büyük ve küçük dolaşım olmak üzere ikiye ayrılır. (Eş anlamlısı: dolaşım organı, sirkülasyon sistemi),Organizmada dolaşım görevini yerine getirmek üzere bir araya gelmiş olan yürek ve kan damarı sistemi topluluğu.
Yüksek basınç : Basınçölçerde 760 milimetre üstünde bulunan ve güzel havayı belirten hava durumu.
Damar sistemi : [Bakınız: vasküler sistem]. Hayvanlarda kan ve lenf sıvısının taşındığı sistem. Ksilem ve floemden oluşan bitki dokularında, ksilem tarafından su ve suda erimiş maddelerin, floem tarafından fotosentez ürünlerinin taşınmasını sağlayan sistem, iletim sistemi, vasküler sistem.
Karbondioksit : Renksiz, kokusuz, yoğunluğu 152,0 °C'de ve 36 atmosfer basıncında kolayca sıvılaşan ekşimsi tatta bir gaz (CO2).
İmmün sistem : Bağışıklık sistemi.
Oksijenlenme : Oksijenlenmek işi.
Değişiklik : Değişik olma durumu. Bir bütünün bir bölümünün değişmesiyle ortaya çıkan yeni durum. Amaca uygun biçime getirmek için yapılmış olan değiştirme, tadil. Farklılık.
Makroskopi : Herhangi bir şeyin araca gerek olmaksızın gözle muayenesi, çıplak gözle muayene.
Düzenlenme : Düzenlenmek işi.
Son derece : Pek çok, çok fazla, son kerte.
Mikroskopi : Mikroskopla inceleme.
Pompalanma : Pompalanmak işi.
Diyastolik : Diyastolla ilgili, diyastole ait olan.
Mikroskop : Bir mercek düzeneği yardımıyla küçük nesneleri büyütüp daha belirgin duruma getirmeye veya çıplak gözle görülmeyenleri göstermeye yarayan alet.
Atardamar : Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar, şiryan, arter.
Diğer dillerde Atapulgit anlamı nedir?
İngilizce'de Atapulgit ne demek ? : atapulgite

Bu kısımda Atar damar nedir? Atar damar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Atar damar tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Atar damar hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.