Aughts türkçesi Aughts nedir

Aughts ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary played draughts.
Turkish: Ali ve Mary dama oynadı.

Aughts ingilizcede ne demek, Aughts nerede nasıl kullanılır?

Draughts : Dama oyunu. Taslaklar. Dama.

Draughtsboard : Dama tahtası.

Draughtsman : Çizimci. Tasarımcı. Dama taşı. Tasarı hazırlayan kimse. Desinatör. Teknik ressam. Hukuki belge düzenleyen kişi.

Draughtsmanship : Teknik ressamlık. Tasarımcılık.

Draughtsmen : Hukuki belge düzenleyen kişi. Tasarı hazırlayan kimse. Çizimci. Teknik ressam. Tasarımcı. Dama taşı. Desinatör.

At one draught : Bir fırtta. Bir yudumda.

For aught i know : Ne bileyim. Benim bildiğime göre. Hiç bilmiyorum. Bildiğim kadarıyla.

At a draught : Bir yudumda. Bir fırtta.

For aught i care : Umurumda değil. Bana ne. Beni hiç ilgilendirmez.

Fraughts : Endişe verici. Yüklü. Endişeli. Rahatsız edici. Hileli kullanım. Dolu.

İngilizce Aughts Türkçe anlamı, Aughts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aughts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Corpuscule : Parçacık. Newton'un ışının yayımı kuramında, çok yüksek hızlı küçük özdek parçacıklarına verdiği ad. Göze. Yuvar. Kan hücresi. Nesnecik. Kan yuvarı.

 

Zero : Sıfır noktası. Yazının sıfır derecesi. Mutlak sıfır noktası. Boş bir kümenin sayısı. Hiçlik. Sıfırlamak.

Ever : Giderek. Olabildiğince. Şu ana kadar. Daima. Herhangi bir zamanda. Durmadan. Hayatında. Asla. Gitgide.

Proud : Şerefli. Gururlu. Görkemli. Haysiyetli. Muhteşem. Kurumlu. Heybetli. Kendini beğenmiş. Kabarmış. Onurlu.

Nada : (ispanyolca) hiçbir şey.

Glimmer : Işık vermek (hafif). Işık vermek. Azıcık miktar. Donuk ışık. İma. Hafif ışık. Parıldamak. Mika.

Nought : Hiçlik. Hiçbir şey.

Cipher : Önemsiz biri (nüfuz açısından). Şifre. Aritmetik yapmak. Günümüz rakamları. Hesap. Şifrelemek. Şifre ile yazmak. Hiç olan şey. Hesaplamak.

Atom : Cevher. Bir çekirdek içinde çeşitli sayıda proton, nötron gibi temel parçacıklar ile çekirdek çevresinde çeşitli konumlarda (erke düzeylerinde) yer alan elektronlardan oluşan ve öğelerin kimyasal tepkimelere katılan en küçük birim nicelikli parçacığı. Öze. Öğecik. Bir elementin kimyasal tepkimeye girebilen en küçük parçası. Birkaç türü birleşince çeşitli kimyasal bileşikleri, özdecikleri; bir tek türü ise bir kimyasal öğeyi oluşturan, bir çekin ve birkaç eksicikten yapılmış temel tanecik. Bir öğenin kimyasal bağlanımlara giren en temel parçacığı. Bir elementin tüm özelliklerini içeren en küçük birimi. Atom.

Aughts synonyms : sweet fanny adams, fanny adams, for nuts, atoms, in no circumstances, fuck all, anyways, bugger all, swaggering, body, zip, nothings, doing, supercilious, cyphers, prideful, chose, business, diddly, crumbing, zilch, objected, corpuscles, nihil, goose egg, anywise, by no manner of means, crumbed, nils, relative quantity, ace, dingbat, objects.

Aughts zıt anlamlı kelimeler, Aughts kelime anlamı

Humble : Gururunu kırmak. Alçakgönüllü. Aşağılamak. Alçakgönüllü olmaya itilmek. Burnunu kırmak. Basit. Sıradan. Mütevazı. Alçak. Mütevazi.

Aughts antonyms : unsexy.