Sıfır nedir, Sıfır ne demek

Sıfır; bir matematik terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Sıfır" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Sıfır makyaj."
  • "Sorma, su içsem kilo alıyorum, bütün rejimleri denedim, netice sıfır." - A. İlhan

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Bir toplamsal öbeğin birim öğesi.

Sayıbilgisinde toplama işleminin birim öğesi.

Boş kümenin sayal sayısı.

Bilimsel terim anlamı:

Boş bir kümenin sayısı.

İngilizce'de Sıfır ne demek? Sıfır ingilizcesi nedir?:

zero, nought, naught, null

Fransızca'da Sıfır ne demek?:

zéro, nul

Sıfır hakkında bilgiler

Sıfır, aritmetikte 0 rakamını simgeler. Bugünkü sayı sisteminde sıkça kullanılan sıfır, bir niteliğin yokluğunu temsil eder. Toplamada toplandığı sayıyı değiştirmeyen etkisiz, çarpmada sonucu sıfır yapan yutan, bölmede ise bir sayıya bölündüğünde 0 sonucu çıkar. Ancak bir sayıyı böldüğünde sonuç tanımsızdır. İlk defa El-Harezmi kullanmıştır.

"0" Roma rakamlarında gösterilemeyen tek rakamdır.

Birçok skalada sıfır başlangıç ya da nötr bölgeyi temsil eder. Sayı doğrusunda sıfırın sağı artı, solu eksi değerleri barındırır. Sıcaklık derecelendirmelerinde sıfırın yeri derecelendirme sistemine göre değişir. Örneğin Kelvin derecinde sıfır noktası -273 °C'ye (mutlak sıcaklık) denk gelmektedir. Celsius derecesinde ise 0 noktası suyun erime/donma noktası olarak alınmıştır.

 

Sıfırın MÖ 450 yıllarında Orta Amerika'da yaşayan Maya kabilesinde kullanıldığına dair kanıtlar vardır. M.S. 800 civarında ise Hintler sıfıra benzer bir sembol kullanmışlardır. Hindistan'dan yayılan sıfır, M.S. 1400 yıllarında Avrupa'da da benimsenmiş ve kullanılmıştır. Sıfır sözcüğü büyük olasılıkla Arapça sifr sözcüğünden türemiştir. Sifr ise Hintçe'de boş anlamına gelen sunya sözcüğünün tercümesidir.

Sıfır ile ilgili Cümleler

  • Sıfır, birden önce gelir.
  • Bu sıfırıncı yasası.
  • Bu malın kiymeti sıfırdır.
  • Su sıfır santigrat derecede donar, değil mi?
  • Sıfırdan başladık.
  • Sıfır özel bir sayıdır.
  • Bugün de hava sıcaklığı sıfırın altında.
  • Sıfır, bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on.
  • Sıfır birden önce gelen şeydir.
  • İşimize sıfırdan başlamak zorunda kaldık.
  • Sıfır tam sayıdır.
  • Sıcaklık sıfırın altında kırk derece.
  • Sıfır birden önce gelir.
  • Suyun sıfır kalorisi vardır.

Sıfır anlamı, kısaca tanımı:

Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.

 

Sistem : Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem. Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Dizge. Model, tip.

Rakam : Nicelik, miktar. Sayıları göstermek için kullanılan işaretlerden her biri. Bu işaretlerle yazılmış sayı.

Sıfıra inmek : Futbol, hentbol vb. oyunlarda hücum oyuncusu rakip alanda bitiş çizgisine kadar gitmek. bitmek, tükenmek, yok olmak.

Sıfırdan başlamak : En baştan, hiçbir şeye sahip olmadan bir işe girişmek.

Sıfır çekmek : Öğrenci, sınavda hiçbir soruya cevap verememek. halter yarışmalarındaki silkme ve koparma dallarında belirlenen ağırlığı kaldıramayıp elenmek.

Sıfırı tüketmek : Yoksul duruma gelmek, yoksullaşmak. gücü kalmamak. ölmek.

Sıfır beden : Normalden çok fazla zayıf olan.

Sıfır polinomu : Bütün katsayıları sıfır olan polinom.

Mutlak sıfır : Salt sıfır.

Salt sıfır : Salt sıcaklık ölçeğinde -273 °C olan sıfır noktası, mutlak sıfır.

Solda sıfır : Hiçbir değeri ve önemi olmayan, benzerleriyle karşılaştırıldığında değersizliği daha iyi anlaşılan.

Sıfıra sıfır elde var sıfır : "bütün çalışmalar boşa gitti, istenilen sonuç elde edilemedi" anlamında kullanılan bir söz.

Sıfırcı : Notu kıt olan öğretmenlere öğrencilerin taktığı ad.

Sıfırcılık : Sıfırcı olma durumu.

Sıfırlama : Sıfırlamak işi.

Sıfırlamak : Bir denklemdeki bütün terimleri yalnız bir yanda toplayarak denklemin öbür yanını eşit duruma getirmek. Sayma işlemi yapan bir göstergeyi sıfır sayısına getirmek. Yok saymak, hiç yokmuş gibi düşünmek.

Solda sıfır kalmak : Anlamı olmamak, değersiz olmak. sönük kalmak.

Ondalık : Onda bir olarak alınan veya verilen ücret, komisyon. Temel olarak on sayısını alan, aşar, aşari. Toprak ürünlerinden onda bir oranında alınan vergi, öşür, aşar.

Sağın : Sözün anlatılmak istenene tam karşılık olması, tam uygun düşmesi niteliği, sahih. Doğruluk kuralına uygun olan.

Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

İşaret : El, yüz hareketleriyle gösterme. Belirti, gösterge, alamet. Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im.

Bulunma : Bulunmak işi.

Verimsiz : Verimi olmayan veya az olan, yetersiz.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Aritmetik : Matematiğin, konusu sayılar, bunların özellikleri ve işlemler olan kolu, hesap. Matematikle ilgili.

Hiçbir : Bir addan önce getirilerek o adın bildirdiği varlıktan bir tanesinin bile olmadığını anlatan bir söz.

Şey : Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. Nesne, madde.

Kötü : Korku, endişe veren. Kaba ve kırıcı. Zararlı, tehlikeli. İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı. Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan. Aşırı, çok.

Başarısız : Muvaffakiyetsiz. Başarı göstermeyen, muvaffakiyetsiz. Başarı göstermeyerek.

Yeni : Tanınmayan, bilinmeyen. Eskisinin yerine gelen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. En son edinilen.

Sıfır açısı : Bir noktadan aynı yönde çizilen iki ışının oluşturduğu açı.

Sıfır alan salımı : Sürekli bir alan bölgesi ile çevrilmiş kızgın bir iletkenin ısılüşersel salımı.

Sıfır boyutlu uzay : Her noktası için açık ve kapalı kümelerden oluşan bir temel yöreler dizgesi varlayan ilingesel uzay.

Sıfır büyüme savı : Dünya nüfusu hızla artarken kaynakların sınırlı olması nedeniyle sınırlandırılmamış büyümenin er ya da geç ekonomilerde ve doğada çöküşe yol açacağı düşüncesinden hareketle kaynakların dengeli ve sürdürebilir olarak kullanılabilmesi için özellikle gelişmiş ülkelerin bilinçli bir biçimde sıfır büyümeye giden sürdürülebilir kalkınma stratejisi uygulamaları gerektiği yönünde görüşleri içeren ve Roma Kulübü tarafından 1972 yılında hazırlanan bir raporla önerilen, ancak kabul görmeyen sav.

Sıfır çemberi : Yarıçap uzunluğu sıfır olan çember.

Sıfır çizgisi : Özdeciksel kuşak soğurumunun izge çizgileri içinde oluşan ve kuşak için sıfır çizgisi sayılabilen ince bir boşluk.

Sıfır değerli : Soy uçunlarda olduğu gibi dış eksicik kabuğu dolu olduğu için başka öğelerle birleşme yakınlığı göstermeyen öğelerin değeri.

Sıfır dizeyi : Tüm terimleri sıfır olan dizey. Anlamdaş. boş dizey.

Sıfır dizi : Limiti sıfır olan dizi.

Sıfır dizisi : Ereyi sıfır olan dizi.

Diğer dillerde Sıfır anlamı nedir?

İngilizce'de Sıfır ne demek? : adj. zero

n. zero, null, o, naught, nought, nothing, nil, ought, cypher, cipher

pron. nought

Fransızca'da Sıfır : zéro

Almanca'da Sıfır : n. zero

num. null

Rusça'da Sıfır : n. нуль (F), ноль (M)

num. нулевой