Aught türkçesi Aught nedir

Aught ile ilgili cümleler

English: A burglar broke into the convenience store last month, but I heard the police caught him yesterday.
Turkish: Bir hırsız geçen ay bir markete girdi fakat polisin onu dün yakaladığını duydum.

English: A baby rabbit had been caught in a trap.
Turkish: Bir yavru tavşan tuzağa yakalanmıştı.

English: A day without laughter is a day wasted.
Turkish: Kahkaha olmayan bir gün, boşa harcanmış bir gündür.

English: A fox is not caught twice in the same snare.
Turkish: Bir insan aynı hatayı iki kez yapmaz.

English: A bird was caught by a cat.
Turkish: Bir kuş bir kedi tarafından yakalandı.

Aught ingilizcede ne demek, Aught nerede nasıl kullanılır?

For aught i care : Bana ne. Beni hiç ilgilendirmez. Umurumda değil.

For aught i know : Benim bildiğime göre. Bildiğim kadarıyla. Ne bileyim. Hiç bilmiyorum.

Aughts : Hiç. Şey. Nesne. Hiçbir şekilde. Sıfır. Zerre.

A draught of beer : Bir yudum bira. Bir fırt bira.

Accused of manslaughter : İnsan öldürme ile suçlanmış. Adam öldürme ile suçlanmış. Resmi olarak başka birini öldürmek ile suçlanmış.

Be caught napping : Hazırlıksız yakalanmak.

Be caught in the middle : İki ateş arasında kalmak.

 

Be caught in the rain : Yağmura yakalanmak.

Be caught in a quagmire : Çıkmazda olmak. Batağa saplanmak. Bataklığa saplanmak.

At a draught : Bir yudumda. Bir fırtta.

İngilizce Aught Türkçe anlamı, Aught eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aught ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anyhow : Ne olursa olsun. Rastgele. Her ne ise. Her nasılsa. Herşeye rağmen. Neyse. Herhalde. Her durumda. Gelişigüzel bir biçimde.

Nothings : Hiçbir şey. Boş söz.

Diddly : Beş para etmez. (argo) hiçbir şey (negatif bir anlatımdan sonra kullanılır). Çok az miktarda olarak.

Crumbed : Kırıntı. Parça. Ufalamak. Bilgi kırıntısı. Değersiz kimse. Ekmek içi. Galetaya bulamak. Ekmek kırıntısı.

A modicum of : Pek az. Azıcık. Az bir miktar. Bir nebze. Bir parça.

Anywise : Herhangi bir şekilde. Bir şekilde. Her nasıl olursa.

Naught : Hiçbirşey. Hiçbir şey. Hiçlik. Dretnot. Başarısız kalmak. Hava.

Backbones : En önemli destek. Maneviyat. Temel. Omurga. Direk. Belkemiği. Karakter gücü. Metanet. Karakter kuvveti.

Objective case : İsmin-i hali. Belirtme durumu. İsmin i hali. Nesne durumu.

Far from : Şöyle dursun. -in yerine. Asla. Alakasız. -den ziyade. Olmaktan çok uzak.

Aught synonyms : sweet fanny adams, fanny adams, least of all, corpuscle, ace, zero, a fat lot, objective, big fat zero, business, far from it, shadow of, cypher, corpuscule, cyphers, relative quantity, he, body, doing, zilch, goose egg, null, nothing, thing, dingus, objects, aughts, nought, anyways, doings, in any shape or form, glimmer, dinguses.

Aught ingilizce tanımı, definition of Aught

Aught kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In any degree. Anything. Property. At all. Any part. Possession.