Corpuscule türkçesi Corpuscule nedir
- Zerre.
- Nesnecik.
- Kimya alanında kullanılır.
- Göze.
- Kan hücresi.
- Parçacık.
- Kan yuvarı.
- Newton'un ışının yayımı kuramında, çok yüksek hızlı küçük özdek parçacıklarına verdiği ad.
- Yuvar.
Corpuscule ingilizcede ne demek, Corpuscule nerede nasıl kullanılır?
Corpuscule particle : Çok küçük madde parçası. Parçacık.
Corpuscula : Cisimcik. korpuskulumun çoğulu. Korpuskula. Parçacık.
Corpuscula renis : Korpuskula renis. Malpighicisimciği. Böbrek cisimcikleri.
Corpuscular : Parçacık ile ilgili. Parçacık (ile ilgili). Nesneciksel. Parçacık.
Corpuscular radiation : Parçacık ışınımı. Parçacık radyasyonu. Güneş ve yıldızlardan çıkıp , uzaya yayılan, daha çok proton ve elektronlardan oluşmuş, yüksek erkeli parçacıklar.
Mean corpuscular ceel thickness : Ortalama alyuvar hacmi ve çapı kullanılarak bulunan değer, oak, mct. Oak. Ortalama alyuvar kalınlığı.
Corpusculum thymicum : Hassalcisimcikleri. Timüsün medullasında retikulum hücrelerinden biçimlenen, birbirinin üzerine katlanmış, asidofilik yuvarlak veya ovoit yapılar. erkek ve dişi cinsiyet hormonlarının etkisiyle organın küçülmesine paralel olarak hassal cisimcikleri ortadan kalkar.
Mean corpuscular diameter : Ortalama alyuvar çapı. Belirli sayıda ölçülen alyuvar çaplarının toplamı, ölçülen alyuvar sayısına bölünmesiyle elde edilen aritmetrik ortalama değer, oaç, mcd. insan ve bazı hayvan türlerinde oaç değerleri (mikrometre); insan: 5.5-8.8, at: 5-6, sığır: 4-8, koyun: 3.2-6.0, keçi: 2.5-3.9, köpek. 6.7-7.2, kedi: 5.5-6.3.
Corpuscular theory of light : Işığın parçacık kuramı. Işığın çok küçük hızlı taneciklerden oluştuğunu ileri süren newton kuramı.
Mean corpuscular ceel thicknes : Ortalama alyuvar kalınlığı. Mct.
İngilizce Corpuscule Türkçe anlamı, Corpuscule eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Corpuscule ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Alicyclic compounds : Alisiklik bileşik. Alifatik bileşikler. Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn.
Mesh : İç içe geçmek. Uymak. Ağla (balık vb) yakalamak. Tuzağa düşürmek. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Meş. Ağ ile tutmak. Elek delik açıklığı. (çark dişleri) birbirine geçmek.
Acidimetry : Asitölçüm. Asit ölçme. Asidimetre. Asitimetre. Asidimetri. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asit ölçümü. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç.
Crepuscle : Alacakaranlık.
Atom : Bir elementin kimyasal tepkimeye girebilen en küçük parçası. Cevher. Fizik, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Öğecik. Bir elementin tüm özelliklerini içeren en küçük birimi. Bir çekirdek içinde çeşitli sayıda proton, nötron gibi temel parçacıklar ile çekirdek çevresinde çeşitli konumlarda (erke düzeylerinde) yer alan elektronlardan oluşan ve öğelerin kimyasal tepkimelere katılan en küçük birim nicelikli parçacığı. Çok az miktar. Bir öğenin kimyasal bağlanımlara giren en temel parçacığı. Öze.
Alcoholometry : Alkol ölçüm. Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi. Alkolölçüm. Alkolometri. Bir içkide saf alkol seviyesini ölçme ve doğrulama yöntemi.
Motes : Toplantı. Tanecik. Toz tanesi. Toz.
Source : Kaynak. Uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Haber kaynağı. Memba suyu. Sebep. Menşe. Göz. Kaynakça. Memba. (bilgi veya haber) kaynağını belirtmek veya vermek.
Cell : Ayrışık reaktörde, madde bileşimli ve benzer geometrik şekilli bölge birimi. Petek gözü. Göz. Isı, ışık, kimyasal etkileşim gibi olaylar sonucu oluşan yük-süren kuvvet kaynağı. Kimyasal erkeyi elektriksel erkeye çeviren ve birkaç voltluk akım verebilen üreteç; kuru pil. Oda. Akımsaklarda iki voltluk elektrik gücü taşıyan bölümlerden her biri. Oda (manastır vb). Toplumdan kaçan kimsenin kapandığı evi. Kıvılkesim işleminin yapıldığı kap.
Additive : Katkı maddesi. Katık. Katılacak. Çoğalan. Toplanır. Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek. Ek katkı. Toplamsal. Eklenecek.
Corpuscule synonyms : alabaster, aliphatic saturated compounds, atoms, spheroids, crumb, corpuscula, atomy, headwaters, acid salt, corpuscles, flecking, glimmer, blood corpuscle, ace, modicums, aliphatic compounds, blood cell, spheroid, globe, evening, globing, alcohols, spall, hemocyte, particles, corpuscule particle, even, acid radical, night, corpuscular, active passive metal, fleck, modicum.
Corpuscule ingilizce tanımı, definition of Corpuscule
Corpuscule kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A corpuscle.

Bu kısımda Corpuscule kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Corpuscule ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Corpuscule anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Corpuscule ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.