Autogamy türkçesi Autogamy nedir

  • Kendi tozu ile tozaklanma.
  • Otogami.
  • Kendi kendine tozlaşma.
  • Avtogami.
  • Kendini dölleme.
  • Kendi kendini dölleme.
  • Aynı bireyin dişi ve erkek gametlerinin birleşmesiyle zigotun oluştuğu bir üreme şekli. otogami.
  • Kendi kendine döllenme (botanik terimi).
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Autogamy ingilizcede ne demek, Autogamy nerede nasıl kullanılır?

Autogamie : Özündöllenme.

Autogamous : Kendi tozuyla tohumlanan (botanik terimi). Kendi tozuyla tohumlanan. Kendi tozu ile tozaklanan.

Autogeneses : Otojenez. Öz oluşum (biyoloji terimi).

Autogenesis : Öz oluşum (biyoloji terimi). Otojenez. Öz oluşum. Otogenez. Aynı organizma içinde üreme veya meydana gelme.

Autogenetic : Dış müdahale olmadan ortaya çıkan (biyoloji terimi). Otojen. Otogenetik. Otojenik. Otogenelik. Kendiliğinden oluşan.

Autogenous : Kendinden kaynaklanan. Kendi kendine oluşan. Otojen. Otojenöz. Kendiliğinden oluşan.

Autogestion : Marksist yaklaşıma göre üretim yöntemleri, iş programı, işbölümü, müşteri ilişkileri gibi konularda geleneksel bir yetke yerine, işçilerin kendilerinin veya temsilcilerinin karar verdiği bir işyeri yönetim biçimi. İşçilerin özyönetimi.

Autogiro : Bir tür uçak. Döner kanatlı uçak. Otojir.

Autogenous mosquito : Kan emme gereksinimi olmadan canlı yumurtalar meydana getirebilen sivirisinekler. Otojenöz sivrisinek.

 

Autogenous welding : Otojen kaynağı. Otojen kaynak. Oksijen kaynağı. Eritme kaynağı. Kendinden kaynak.

İngilizce Autogamy Türkçe anlamı, Autogamy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Autogamy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Self pollination : Kendi kendini tozlama. Kendi kendine döllenme.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Autogamy synonyms : self fertilisation, abambulacral area, acacia, a cell, self fertilization, automixis, abramis zone, aardvark, abacus bodies, a cells.

Autogamy zıt anlamlı kelimeler, Autogamy kelime anlamı

Cross fertilization : Çapraz üreme. Hibritleşme. Ayrı cins çiçekleri çiftleştirme. Melezleme (botanik terimi). Farklı cinsten veya türden iki hayvanı veya bitkiyi melezleme. Çaprazlama dölleme.

Allogamy : Çapraz dölleme. Melezleme (botanik terimi). Allogami.

Autogamy ingilizce tanımı, definition of Autogamy

Autogamy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Self-fertilization, the fertilizing pollen being derived from the same blossom as the pistil acted upon.