Autonomic türkçesi Autonomic nedir

Autonomic ingilizcede ne demek, Autonomic nerede nasıl kullanılır?

Autonomic nerve system : Otonom sinir jüyesi. Otonom sinir sistemi.

Autonomic nervous system : Otonomik sinir sistemi. Otonom sinir sistemi. İstemsiz sinir sistemi. Sempatik ve parasempatik sinir sistemlerinden oluşan ve düz kas, kalp kası ve bezlerin salgılama faaliyetini kontrol eden sinirlerden oluşan yapı. otonom sinir sistemi. İstem dışı vücut fonksiyonlarını kontrol eden sinir sistemi. Özerk sinir sistemi. Sempatik ve parasempatik sinir sistemlerinden oluşan ve düz kas, kalp kası ve bezlerin salgılama faaliyetini kontrol eden sinirlerden oluşan yapı, otonom sinir sistemi.

Feline autonomic polyganglionopathy : Kedi otonomik poligangliyonopatisi. Kedi disotonomisi.

Ganglia autonomica : Gangliya otonomika. Otonom gangliyonlar. İstemsiz sinir sistemine ait ve genellikle organ yakınında bulunan sinir düğümleri. Otonom sinir düğümleri.

Plexus autonomici : Pleksus otonomisi. Truncus sympathicus'un gangliyonlarından çıkan ince kolcukların (rami vasculares ve rami viscerales), omurganın altında veya aorta ve kollarında oluşturdukları sinir ağları.

Autonomies : Otonomi. Özerklik. Bağımsızlık. Bir milletin kendi kendini idare hakkı. Muhtariyet.

 

Dysautonomia : Otonom sinir sisteminin düzensiz çalışması ile belirgin kalıtsal hastalık. İstemli sinir sisteminde işlev yetersizliği veya bozukluğuyla belirgin bir grup hastalık. istemli hareketlerde düzensizlik, zaman zaman konvülziyonlar ve enfeksiyonlara eğilim görülür atların ot hastalığı ve kedi disotonomisi evcil hayvanlardaki disotonomiye örnek oluşturur. Disotonomi.

Autonomous : Müstakil. Kendi kendini idare eden. Özerk. Özerklik niteliği taşıyan. Otonom. Yönetim bakımından kimi koşullar altında bağımsız hareket eden (eğitim kurumu). ahlak, ilişki ve davranışlarında usun yol göstericiliğini tanıyan (kimse). Eğitim, tarih alanlarında kullanılır. Muhtar.

Autonomous budget : Önceki düzenlemede kamu iktisadi teşebbüsleri ile sosyal güvenlik kuruluşları bütçelerini kapsarken, daha sonra 5018 sayılı kamu mali yönetimi yasası ile birlikte yalnızca kamu iktisadi teşebbüslerinden oluşan bütçe. Muhtar bütçe. Özerk bütçe.

Autonomous existence : Otonom mevcudiyet. Sadece kendine bağlı sürdürülen hayat. Özerk varoluş. Bağımsız mevcudiyet.

İngilizce Autonomic Türkçe anlamı, Autonomic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Autonomic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exempt : Ayrılık. Bağışıklık. Dışında bırakmak. Bağışık. Gümrük bildirmeliğinde sıfır olan vergi oranı. yurda, kesin olarak ve gümrük vergisi alınmadan sokulan mal. Çürüğe çıkarmak. Muaf. Serbest.

Free man : Köle olmayan.

Stand alone : Bağımsız. Yalnız kalmak. Tek başına. Desteklenmemek.

Footloose : Kayıtsız. Serbest. İpsiz. Başıboş.

 

At liberty : İşsiz. Başıboş. Hür. İzinli. Ayrıcalıklı. Serbest.

Village headman : Köy ağası. Köy muhtarı.

Freest : Rahatlatmak. Muaf. Beleş. Açık. Aletsiz. Parasız. Masrafsız. Ücretsiz. Doğal.

Fancy free : Bağımsız. Bekar. Boşta. Aşığı olmayan. Serbest. İstediğiyle gönül eğlendiren. Kalbi boş. Sevgilisi olmayan. Aşktan azade.

Exempts : Bağışıklık. Dışında bırakmak. Ayrılık. İstisna etmek. Çürüğe çıkarmak. Hariç tutmak. Serbest. Hariç. Muaf.

At large : Başıboş. Kaçak. Genel olarak. Ayrıntılı olarak. Genelde. Bütünüyle. Genellikle. Etraflıca. Tamamen. Kanundan kaçan.

Autonomic synonyms : involuntary, foc, latitudinarian, demarch, independent, latitudinarians, free, self ruled, self governing, emancipated, headman, freer, autarchical, autonomous, headmen.

Autonomic zıt anlamlı kelimeler, Autonomic kelime anlamı

Voluntary : Kasıtlı. İsteyerek yapılan. Özgür iradeli. İradi. Kendiliğinden yapılan. Fahri. Serbest. İstemli. Gönüllü. İstemli hareket.

Autonomic ingilizce tanımı, definition of Autonomic

Autonomic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Autonomous. Having the power of self-government.