Avuc nedir, Avuc ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Avuç.

Avuc ile ilgili Cümleler

  • O, modern İngiliz edebiyatını avucunun içi gibi biliyor.
  • “İzmir'deyiz. Ele avuca sığmaz haşarı bir çocuğum.”
  • Sen benim avucumun içindesin.
  • Bir zamanlar gençken sıktığım her taşı avucumda ezerim sanıyordum; ama şimdi yaşlandım önümde geçilmez bir dağ çok da az vaktim var.
  • Ellerin avucumda soldu.
  • New York'u avucumun içi gibi bilirim.
  • O, modern İngiliz edebiyatını avucunun içi gibi bilir.
  • Bu bölgeyi avucumun içi gibi biliyorum.
  • O çocuk ele avuca sığmıyor.
  • Avucunu yala.
  • elindeki avucundaki herşeyi vermek
  • “Hani vatandaşlarımız da güç, ele avuca sığmaz, kanmaz, doymaz insanlar olsa bari!”
  • Ali bu alanı avucunun içi gibi biliyor.

Avuc ile ilgili Atasözü veya Deyim

avucu (veya avuçları) kaşınmak : avucundaki kaşıntıyı bir yerden para geleceğine yormak.

bir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın çekirge, sonunda yakalanırsın çekirge (veya üçüncüsünde avucuma düşersin çekirge) : “birkaç kez saklanabilen bir suç günün birinde ortaya çıkarak yapanı kötü bir duruma düşürür, suçlu cezasız kalmaz” anlamında kullanılan bir söz.

ele avuca sığmamak : söz dinlememek, baskı altına alınmamak, zapt edilememek şımarık davranmak.

elinde avucunda nesi varsa : “maddi olarak sahip olduğu her şey” anlamında kullanılan bir söz.

 

koy avucuma, koyayım avucuna : “bize yardımda bulunan, yarar sağlayan kişiye biz de yardımda bulunur, yarar sağlarız” anlamında kullanılan bir söz.

(parayı) avucuna saymak : peşin olarak ödemek.

Avuc anlamı, kısaca tanımı

Avucunu açmak : Cömert davranmak

Avuç : Elin parmak uçlarıyla bilek arasındaki iç bölümü, apaz, hapaz, koşam. Elin yarı yumulmuş durumu.

Diğer dillerde Avrupalı birmanya kedisi anlamı nedir?

İngilizce'de Avrupalı birmanya kedisi ne demek ? : european burmese cat