Backlist türkçesi Backlist nedir

  • Satılacak kitaplar listesi.
  • Yayınevinin halihazırda sattığı kitapların listesi.
  • Bir yayımcının uzun bir süredir basım için bekleyen kitaplarının listesi.
  • Eski liste.

Backlist ingilizcede ne demek, Backlist nerede nasıl kullanılır?

Backlists : Bir yayımcının uzun bir süredir basım için bekleyen kitaplarının listesi. Satılacak kitaplar listesi. Yayınevinin halihazırda sattığı kitapların listesi. Eski liste.

Backlight : Arka ışık. Ard ışık. Bilgisayarlarda şeffaf sıvı görünümlü arka ışık (kontrast ve okunabilirliği arttırmak için ekran arkasından parlar). Arka ışığı. Art ışık. Bir nesnenin arkasından parlayan ışık.

Backlighted : Arka ışık vermek. Bir şeyi arkadan aydınlatmak. Arkadan aydınlatmalı.

Backlighted terminal : Arkadan aydınlatmalı görüntü birimi.

Backlighting : Artalan ışığı. Karanlık ortamlarda görüntüsünü iyileştirmek amacıyla şeffaf sıvı bir ekran arkasından ışıklandırma (bilgisayar). Arkadan ışıklandırma. Geriden aydınlatma.

Backlash : Geri tepmek. Aralık. Boşluk (mühendislik terimi). Güçlenen bir inanca karşı oluşan güçlü tepki. Geri tepme. Güçlü tepki (siyasal veya toplumsal bir gelişmeye karşı). Ters tepki. Karşı çıkma. Laçka. Büyüyen.

Backlashes : Beklenmedik kötü sonuç. Geriye ani hareket. Geri tepme. Salgı (mühendislik terimi). Ters tepme. Aralık. Ters tepki. Karşı çıkma. Laçka. Beklenmedik sonuç (kötü).

 

Backless couch : Arkasız kanepe.

Backland : Kır. Arka kara. Bir ülkenin uzak köşeleri. Bir ülkenin ücra ve oturulmayan bölümleri. Arka bölge. Taşra. Arka arazi. Arka ülke. Arkada bulunan kara. Geri arazi.

Backlit screen : Arkadan aydınlatılmış ekran.

İngilizce Backlist Türkçe anlamı, Backlist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Backlist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Listing : Kote etme. Maddeleme. Liste. Fiyat koyma. Kaydetme. Ambalaj listesi. Listeleme. Bayılma. Bir rastlantılı örneklemede evren birimlerini tüketici olarak sayma ya da bir sayı vererek sıralama. dizem [ing . array] verileri tek tek gözlemler biçiminde sıralayan ya da gözlemlerin sıklığını dile getirmeyen dizi. bk. sıklık dağıhmı. Dizelgeleme.

List : Bankalarda her tür belgelerin, ya da belgit, para ve türlü değerlerin ayrıntılarını gösteren çizelge. Liste. Yan yatmak. Listesini yapmak. Ayrıntılı çizelge. Yana yatmak. Geminin yan yatması. Deftere yazmak. Listelemek. Dizelge.

Black book : Kara liste kitabı.

Backlist synonyms : low cut, shitlist, backlists.

Backlist zıt anlamlı kelimeler, Backlist kelime anlamı

Backed : Desteklenmiş. Arka çıkılmış. Astarlanmış. Kaplı. Astarlı. Arkası olan. Yardım edilmiş. Arkalıklı.

Front : İle karşı karşıya olmak. Paravana. Çehre. En ön yer. -in karşısında olmak. Tavır. Yönelmek. Önyüz. Yaygın ve etkin politik hareket. Hareket.