Backlight türkçesi Backlight nedir

  • Bilgisayarlarda şeffaf sıvı görünümlü arka ışık (kontrast ve okunabilirliği arttırmak için ekran arkasından parlar).
  • Arka ışık.
  • Arka ışığı.
  • Ard ışık.
  • Bir nesnenin arkasından parlayan ışık.
  • Art ışık.

Backlight ingilizcede ne demek, Backlight nerede nasıl kullanılır?

Backlighted : Bir şeyi arkadan aydınlatmak. Arka ışık vermek. Arkadan aydınlatmalı.

Backlighted terminal : Arkadan aydınlatmalı görüntü birimi.

Backlighting : Geriden aydınlatma. Artalan ışığı. Karanlık ortamlarda görüntüsünü iyileştirmek amacıyla şeffaf sıvı bir ekran arkasından ışıklandırma (bilgisayar). Arkadan ışıklandırma.

Backline : Canlı müzik yapan bir grubun müzik yaparken arkasında duran teçhizat (gitar yükselteci, bas amfiler ve diğer tipik teçhizat). Arka hat.

Backlist : Bir yayımcının uzun bir süredir basım için bekleyen kitaplarının listesi. Satılacak kitaplar listesi. Yayınevinin halihazırda sattığı kitapların listesi. Eski liste.

Backlash : Karşı çıkma. Aralık. Büyüyen. Salgı (mühendislik terimi). Beklenmedik sonuç (kötü). Geri tepme. Geriye ani hareket. Güçlenen bir inanca karşı oluşan güçlü tepki. Geri tepmek. Laçka.

Backlashes : Boşluk (mühendislik terimi). Geri tepme. Beklenmedik sonuç (kötü). Ters tepme. Laçka. Aralık. Geriye ani hareket. Salgı (mühendislik terimi). Karşı çıkma. Ters tepki.

 

Backlists : Eski liste. Bir yayımcının uzun bir süredir basım için bekleyen kitaplarının listesi. Satılacak kitaplar listesi. Yayınevinin halihazırda sattığı kitapların listesi.

Backlit : Arkadan ışıklandırılmış. Arkadan aydınlatılmış. Arkadan aydınlatmalı. Arkadan aydınlatma.

Backlit screen : Arkadan aydınlatılmış ekran.

İngilizce Backlight Türkçe anlamı, Backlight eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Backlight ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hunt : Aramak. Avda kullanmak. Araştırmak. Av. Avlanmak. Avlak. Kovalamak. Avlamak. Avlanma.

Rear lamp : Arka lamba. Kedigözü.

Jack : Fiş. Bir elektrik kablosunun ucunu oluşturan ve dişi fişe sokulan bacak. Erkek eşek. Bacak. Erkek fiş. Erkek. Sancak (gemi). Kriko. İskambilde oğlan. Yükseltmek.

Hunt down : Ele geçirmek. Yakalayıncaya kadar peşini bırakmamak. Peşine düşmek.

Run : Geçip gitmek. Aday göstermek. Dönem. Otlatmak. Geçerli olmak. Yürürlükte olmak. Kaçmak. Bir veri kümesi üzerinde bir kez uygulanan iş dönemi. Sızmak. Yönetmek.

Rear light : Arka lamba. Kedigözü.

Track down : İz sürerek bulmak. İzini aramak. -in izlerini takip edip yakalamak. İzleyerek bulmak. Avlamak.

Light source : Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık salan cisim ya da yer (güneş, yıldızlar, bulutsular vb.). Işık salan cisim. aydınlatmada kullanılan araç, aydınlatma aracı. Işık kaynağı.

Light : Nur. Gerçekleşmek. Işık saçmak. İnmek. Işıldamak. Denk gelmek. Işık. Açık (renk). Konmak. Bir salonun ya da sahnenin aydınlatılması için yöneticinin ya da sorumlunun verdiği buyruk.

Tail light : Arka lambası. Kuyruk ışıtacı. Taşıtların gerisini aydınlatan ışıtaç. Stop lambası. Kuyruk lambası. Kuyrukışığı. Arka lamba.