Hunt türkçesi Hunt nedir

Hunt ile ilgili cümleler

English: I hunt almost every day.
Turkish: Neredeyse her gün avlanırım.

English: The men had little to do except hunt for food.
Turkish: İnsanların yiyecek için avlanmanın dışında yapacakları çok az şeyleri vardı.

English: Owls hunt at night.
Turkish: Baykuşlar geceleri avlanır.

English: I hunt elk in my leisure-time.
Turkish: Boş zamanımda Kanada geyiği avlarım.

English: Mr. Hunt is the principal of our school.
Turkish: Bay Hunt okulumuzun müdürüdür.

Hunt ingilizcede ne demek, Hunt nerede nasıl kullanılır?

Hunt down : Ele geçirmek. Yakalayıncaya kadar peşini bırakmamak. Peşine düşmek.

Hunt out of season : Av mevsimi dışında avlanmak.

Hunt up : Bulmak. Aramak. Arayıp bulmak. Araştırmak.

Boar hunt : Domuz avı.

Control hunt : Denetilen koşulların çok değiştiği aşırı tedirginlik hali. Denetim avı.

Hunted : Şaşırmış veya korkmuş. Avlanan bir kimsenin dehşet ve terörünü yansıtan.

Hunter : Kapaklı saat. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Kansas eyaletinde şehir. Avcı. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Av köpeği. Arayıcı. New york eyaletinde yerleşim yeri.

Hunter collector tribe : Avcı-toplayıcı topluluk. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Yaşamlarını avlanma ve bitki toplama ile sürdüren ilkel insan topluluğu.

 

Location hunt : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yer seçimi. Dışarıda gerçekleştirilecek görünçlükler için en uygun yerlerin önceden araştırılıp saptanması.

Still hunt : Pusuya yatarak avlanmak. Gizlenerek avlanmak.

İngilizce Hunt Türkçe anlamı, Hunt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hunt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be caught : Piyastos olmak. Yakalandı. Yakayı ele vermek. Ele geçmek. Öğrenildi. Enselenmek. Yakalanmak. Teslim alındı. Paket olmak (polis tarafından).

Analyzes : Analiz etmek. İncelemek. Tahlil etmek. Analizler. Çözümlemek.

Killings : Cinayet. Öldürme. Ölüm. Hayvan kesme. Avlama.

Fishing : Balıkçılık. Balık avcılığı. Balık avı. Tahlisiye. Balık tutma. Ağız arama. Belirli bir metot ve av aracı kullanılarak elde edilen su ürünü. Balık dalyanı.

Hunting : Arama. Avlama. Boş hat arama. Çevrinme. Salınma girme. Genellikle toplayıcılıkla birlikte yapılan, ama toplayıcılıktan daha ileri bir tekniğe dayanan; ok, mızrak, çengel, topuz, balta, ağ, zıpkın, olta, sapan, tuzak gibi av araçlarıyla türlü zehirleri; at, köpek, atmaca, şahin gibi hayvan ve kuşları gerektiren, insanlığın en eski besin elde etme yolu. a. bk. toplayıcılık. Araştırma. Avcılık.

Comb out : Taramak. Ayıklamak. Ayırmak. Temizlemek. Arayıp taramak.

Kill : Ahrete göndermek. Katletmek. Işık kaynaklarının çalışmasını kesmek. Hesabını görmek. Yakmak. Bezemlerin sökülmesi için verilen komut. Mahvetmek. Işıkların söndürülmesi için verilen komut. Tahrip etme. Zımbalamak.

 

Beat about : Endişeyle aramak. Aranmak. Sıkıntıyla aramak. Aranıp durmak. Bakınmak. Bakmak. Rota değiştirmek.

Hunt synonyms : be hunted, give chase to, coverts, forage, chivvy, analyze, fishing gears, shikar, analyse, ascertain, chivy, trace, check into, fossick, covert, chivvied, chases, chevied, delved, analysing, foraged, ask for, go after, chase after, track down, give chase, trail, chased, fowl, netting, jacklight, chivvies, preying.

Hunt zıt anlamlı kelimeler, Hunt kelime anlamı

Inactivity : Tesirsizlik. Avarelik. Tembellik. Etkisizlik. Hareketsizlik. Durgunluk. Üşengeçlik.

Hunt ingilizce tanımı, definition of Hunt

Hunt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To go out in pursuit of game. To pursue for the purpose of catching or killing. Pursuit. Also, to seesaw, as a pair of alternators working in parallel. To follow the chase. To search for or follow after, as game or wild animals. To be in a state of instability of movement or forced oscillation, as a governor which has a large movement of the balls for small change of load, an arc-lamp clutch mechanism which moves rapidly up and down with variations of current, or the like. Chase. As, to hunt a deer. Search. The act or practice of chasing wild animals. To move or shift the order of (a bell) in a regular course of changes. To chase. To course with hounds. To follow with dogs or guns for sport or exercise.