Be caught türkçesi Be caught nedir

  • Avlanmak.
  • Paket olmak (polis tarafından).
  • Enselenmek.
  • Teslim alındı.
  • Piyastos olmak.
  • Yakalanmak.
  • Öğrenildi.
  • Ele geçmek.
  • Yakalandı.
  • Yakayı ele vermek.

Be caught ile ilgili cümleler

English: I imagine that Moustapha will eventually be caught and put in prison.
Turkish: Sanırım sonunda Mustafa yakalanacak ve hapishaneye konulacak.

English: Don't go picking the flowers in the flower bed, or else you'll be caught.
Turkish: Çiçeklikten çiçek toplamaya gitmeyin yoksa yakalanacaksınız.

English: Ali doesn't want to be caught.
Turkish: Ali yakalanmak istemiyor.

English: He ran away so he wouldn't be caught.
Turkish: Yakalanmamak için kaçtı.

English: If you leave now, I'm sure you'll be caught in a traffic jam.
Turkish: Eğer şimdi gidersen, bir trafik sıkışıklığına yakalanacağına eminim.

Be caught ingilizcede ne demek, Be caught nerede nasıl kullanılır?

Be : -di. Var olmak. -dır. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Kalmak. Bulunmak. Mal olmak. Anlamına gelmek. -dir. Durmak.

Caught : Maruz kalmak. Tutuşmak. Tutunmak. Gafil avlamak. Çekmek. Çalışmak (mekanizma). Yakalanmış. Tokat atmak. Cezbetmek. Yetişmek.

Be caught in a cleft stick : Açmaza getirmek. Çıkmaza düşmek. Açmaza sürüklemek. Açmaza girmek. Açmaza düşmek.

 

Be caught in a quagmire : Bataklığa saplanmak. Çıkmazda olmak. Batağa saplanmak.

Be caught in the act : İş başında basılmak. Suç işlerken basılmak. İş başında yakalanmak. Suçüstü yakalanmak. Yanlış bir şey yaparken yakalanmak. İş üstünde yakalanmak.

Be caught in the rain : Yağmura yakalanmak.

Be caught in the middle : İki ateş arasında kalmak.

İngilizce Be caught Türkçe anlamı, Be caught eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be caught ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be captured : Esir düşmek. Esir olmak.

Chevies : Avlamak. Sıkıntı vermek. Sıkmak.

Hunt : Avlanma. Avda kullanmak. Aramak. Kovalamak. Av. Avlak. Avlamak. Araştırmak.

Fossick : Aramak. Muhtemel bir çıkar için etrafı didik didik aramak. Araştırmak. Avlamak. Maden aramak. Altın aramak. (madencilik) madenlerde veya derelerde terkedilmiş eşyaları kaldırarak altın veya değerli taş arama. Didik didik aramak.

Catch an infection : Enfeksiyon almak. Mikrop kapmak. Enfeksiyon kapmak.

Chevy : Sıkmak. Sıkıntı vermek. Av. Avlamak.

Attaint : İdam hükmü sonucu hükümlünün medeni hukukunu kaldırmak. Ayıp. Lekelemek. Tenzil etmek. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Leke. Rezil etmek. Tutulmak.

Catch : Takılmak. Avlamak. Enselemek. Kapmak. Tutuşmak. Anlamak. Carpmak. Tokat atmak. Çekmek.

Be arrested : Tutuklanmak.

Be caught synonyms : was caught, hunts, chevying, be seized, attack, attacks, chivvied, hawk, come to hand, chivvies, chivvying, be taken with, be smitten with, attainting, become infected, be hunted, chevied, get caught, attacked, chivvy, hawked, attaints, attainted.